T24 Ankara Büro
DEM Parti, Halep'te SDG ve Şam yönetimi arasında devam eden çatışmalara dair açıklama yaptı. Kürt mahallelerine yönelik saldırıların bir imha operasyonu olduğu ifade edilen açıklamada, 10 Mart mutabakatına da dikkat çekilerek, "Şam Yönetiminin yürüttüğü bu saldırı hem 10 Mart Mutabakatını hem de 1 Nisan’da yapılan bu anlaşmayı ortadan kaldırmaktadır" denildi. Halep'teki saldırılarda Türkiye’nin desteğini aldığı bilinen grupların da yer aldığı ifade edilen açıklamada, garantör ülkelere çağrıda bulunularak, "Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin" denildi.
"Saldırılarda Türkiye’nin desteğini alan gruplar da yer alıyor"
Şam yönetiminin Halep'te, Kürtlerin ve Süryaniyelerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere saldırı düzenlediği kaydedilen açıklamada, Türkiye'nin desteğini alan grupların rolü olduğu öne sürülerek, şu ifadeler kullanıldı:
"Şam Yönetiminin dün geceden bu yana Halep’teki Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ile Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Beni Zeyd’e yönelik tank, top, obüsler ve dronlarla gerçekleştirdiği saldırılarda, Halep İç Güvenlik Güçlerinin yaptığı açıklamaya göre 7 sivil katledilmiş, en az 46 kişi yaralanmıştır. Bu saldırılarda Türkiye’nin desteğini aldığı bilinen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gruplarının da yer aldığı belirtilmektedir."
Suriye Ordusu'nun Halep'teki mahallelere ilerlediği iddia edildi
"Şam yönetiminin bu saldırısı 10 Mart Mutabakatı'nı ortadan kaldırmaktadır"
Şam yönetimi ve ona bağlı güçlerin saldırılarının Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğüne ve istikrarına açık bir tehdit olduğu ifade edilen açıklamada, 10 Mart Mutabakatı'na da dikkat çekilerek, "Hatırlanacağı üzere 10 Mart Mutabakatı uyarınca 2025 Nisan ayında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Kürt mahallelerinden ağır silahlarla çekilmiş ve güvenliği yerel asayişe devretmişti. Şam Yönetiminin yürüttüğü bu saldırı hem 10 Mart Mutabakatını hem de 1 Nisan’da yapılan bu anlaşmayı ortadan kaldırmakta, 200 binin üzerinde sivilin yaşamını da tehlikeye sokmaktadır" denildi.
"Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur"
Açıklama şu ifadelerle devam etti:
"Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur. Suveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir. Şunu unutmayalım ki Suriye, Araplara, Kürtlere, Dürzilere, Ermenilere ve orada yaşayan tüm halklara ve inanç gruplarına ev sahipliği yapan bir coğrafyadır. Suriye'de yeni bir çatışma ortamının oluşmamasının en önemli yolu ülkenin demokratikleşmesinden geçmektedir. Türkiye'ye düşen görev de bu demokratikleşme sürecine destek olmak, böyle bir süreci teşvik etmektir."
Arabuluculuk yapan güçlere çağrı: Garantör olma sorumluluğunu yerine getirin, saldırıları engelleyin
Şam'da tekçi bir rejim oluşmasının risklerine dikkat çekilen açıklama şu ifadelerle sona erdi:
"Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamız sürecektir. Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin."


