T24 Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan'ın gündeminde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları vardı. Saldırıların tüm yönleriyle araştırıldığını belirten Erdoğan, siyasetçilerin yaptığı bazı açıklamaları ve medyada yer alan bazı yayınları eleştirerek "Pedagojik açıdan sorunlu beyanatlar ve yayınlar faillerin ekmeğine adeta yağ sürdü" dedi. Erdoğan, ana muhalefeti de eleştirerek "Üzülerek gördük ki ana muhalefetteki kimi aktörlerin aklına ilk Ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur." dedi. Benzer vakaların yaşanmaması için çok boyutlu ve kapsamlı bir eylem planını hayata geçireceklerini söyleyen Erdoğan, dikkat yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezanın artırılacağını, veli randevu sisteminin daha etkin hale getirileceğini, öğretmenlere ve okul yöneticilerine kriz yönetimi eğitimi verileceğini, RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızda ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine gidileceğini söyledi.
"Saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor"
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına saldırılarda hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş'a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve siber güvenlik çalışmalarını başlattılar. Saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor" dedi. Muhalefeeti saldırılardan dolayı iktidarı eleştirmesine tepki göstererek "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" diye sordu.
"Faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz"
"Milletçe yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin yarattığı sıkıntıların ülkemizi tesir altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, dijitalleşmenin yan tesirleri de kendini böyle gösteriyor. ABD'de gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil; tıpkı terör örgütleri gibi toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar."
"Pedagojik açıdan sorunlu beyanatlar ve yayınlar faillerin ekmeğine adeta yağ sürdü"
Saldırılardan sonra yapılan açıklamalar ve yayınlar üzerinden medyayı ve siyasetçileri eleştiren Erdoğan, "Bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amaçlarına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir" dedi.
"Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?"
Muhalefetin açıklamalarını eleştiren Erdoğan, şunları söyledi: "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar diye niyet okumaya girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Üzülerek gördük ki ana muhalefetteki kimi aktörlerin aklına ilk Ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra sağduyu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın, pedagojinin rehberliğinde meselenin üzerine hep beraber gitmemiz gerekiyor. Bunu yapacak iradeye, tecrübeye ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımızdan serin kanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum."
"'Okulların kışlaya çevrilmesi' benzeri pedagojik açıdan problemli adımlarla çözülmeyecek kadar katmanlı"
Şiddet olaylarının tek boyutlu olmadığını ifade eden Erdoğan,"Okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlenmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş yelpazade hareket etmemiz önem arz ediyor. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil adımla çözülmeyecek kadar çok katmanlı sınama bulunuyor" ifadelerini kullandı.
"Bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihnini iğfal ettiği bir dönemi yaşıyoruz"
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar evin bir odasında sohbet ederken diğer odadaki çocuklarımızın dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, öğretmenler, ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına daha fazla etki ediyor. Bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihnini iğfal ettiği bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü eklediğimizde karşımıza karışık bir sorun çıkıyor."
"Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz"
Okulların güvenliği meselesinin önceliklerin en başında olduğunu kaydeden Erdoğan, "En küçük taviz söz konusu değildir. Güvenliğin yanısıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü, eğitim boyutlarıyla meseleye yaklaşmamız mümkündür. Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Okul kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim" dedi.
Ailenin önemine vurgu yapan Erdoğan,"Özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum. Aile kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun parçası olmayı ailede öğrenir. Aile kültür, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektebidir" diye konuştu.
Veli randevu sistemi, kriz yönetimi eğitimi, siko sosyal destek mekanizmaları...
Erdoğan, çocukların refahı ve güvenliği için atılacak adımlara dair de şu bilgileri verdi:
"Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için 2 yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getireceğiz. Öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psiko sosyal destek mekanizmalarını güçlendireceğiz. Riskleri erkenden fark eden etkili bir şekilde müdahale eden yapıyla, rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz. Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor."
"LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu"
Erdoğan, milli ve manevi değerlerin önemine de vurgu yaparak şunları söyledi:
"Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık; milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizde belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Terazinin bir kefesinde özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz."
"Ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız"
Medya kuruluşlarına da seslenen Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. İyiliği hayatının merkezine yerleştirilmiş bir milletiz. Şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızda ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.
"Sosyal medya düzenlemesi çok önemli bir boşluğu dolduracak"
Erdoğan, sosyal medya düzenlemesine dair de bilgiler vererek şunları söyledi: "Dijital dünyada bir içerik birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu içeriklerin kaldırılmasında bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil; hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle çok önemli boşluğu dolduracağına inanıyorum."
"Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız"
Ateşli silah kullanımına ilişkin düzenleme hazırlığında olduklarını belirten Erdoğan, "Dikkat yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz" dedi.


