Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, ofisin kapatıldığı iddialarına ilişkin olarak "Genel Merkez işgal edilince Genel Başkanımız Özgür Özel'in de söylediği gibi, Genel Merkez’den ayrılıp çalışmalarımızın merkezini Türkiye Büyük Millet Meclis'ine taşıdık. Genel Merkez'den çıktığımız için Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin binasından da ayrıldık. O binayı kullanmayacağız ama Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, kurumsal yapısıyla çalışmasına devam edecek. Nasıl ki Genel Merkez'den çıktık, Meclis'te faaliyetlerimizi yürütüyoruz, aday ofisi olarak da faaliyetlerimizi sürdüreceğiz, yürüteceğiz" dedi.
CAO'nun yol haritasına dair konuşan Tezcan, "Türkiye'yi nasıl yöneteceğimize odaklanmıştı. Tek 81 ilde bunu anlatacağız. AK Parti'ye karşı nasıl bir yeni dönem, Türkiye'yi nasıl yöneteceğiz diye. Şimdi buna bir de 'kurultay yapmadan partiyi yönetemezsiniz' diye bir çağrı da eklenecek. Partinin genel çalışmasıyla aday ofisinin çalışması bu dönemde belli noktalarda birlikte yürüyecektir" ifadelerini kullandı. Tezcan, kurultayın toplanmaması halinde izleyecekleri yola dair, “Eğer Kemal Bey kurultay çağrısına kulak asmazsa seçimden sonra delegenin olağanüstü kurultay çalışacak imza süreci. Ondan sonra da toplamak zorundalar. Yani tüzüğe rağmen toplamayacaksa ‘ben mahkeme kararıyla geldim tüzüğün haricinde, bundan sonra da tüzük haricinde yönetiyorum’ derse onun da başka yolları var. Yargıya gidilecek. Bu mücadele sürecek ve toplamak zorundalar. Toplansın diye zorlayacağız "ifadelerini kullandı.
‘Mutlak butlan’ kararının ardından Genel Başkan Özgür Özel ile CHP’li milletvekillerinin nöbet tuttuğu CHP Genel Merkezi Kemal Kılıçdaroğlu’nun tahliye talebi sonrası polis zoruyla basıldı. Birçok partilinin arbede arasında kalıp zarar gördüğü olay sonrası Özel, vatandaşlarla birlikte TBMM'ye yürüdü. Özel, Milli İrade Parkında yaptığı açıklamada, "Biz o binadan çıktık, 'meraklısına' bıraktık, bundan sonraki genel merkezimiz, TBMM'dedir! Parti işgalden kurtulana kadar şu anki genel merkezimiz CHP Grubumuzdur!" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu ekibinin Genel Merkez'e yerleşmesi sonrası, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin kapatılacağı iddiaları kamuoyu gündeminde yer aldı. Bülent Tezcan, butlan kararı sonrası iptal edilen tüzük ile kurulan CAO'nun akıbetine dair T24'e değerlendirmelerde bulundu.
"Nasıl ki Genel Merkez'den çıktık, Meclis'te faaliyetlerimizi yürütüyoruz, aday ofisi olarak da faaliyetlerimizi sürdüreceğiz, yürüteceğiz"
Tezcan, ofisin kurumsal yapısını koruduğunu ifade ederek, "Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Türk siyasetinde kurumsal anlamda önemli bir ilkti ve biz bunu tüzüğe de koyup başlatmıştık. Genel Merkez işgal edilince Genel Başkanımız Özgür Özel'in de söylediği gibi, Genel Merkez’den ayrılıp çalışmalarımızın merkezini Türkiye Büyük Millet Meclis'ine taşıdık. Genel Merkez'den çıktığımız için Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin binasından da ayrıldık. O binayı kullanmayacağız ama Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, kurumsal yapısıyla çalışmasına devam edecek. Nasıl ki Genel Merkez'den çıktık, Meclis'te faaliyetlerimizi yürütüyoruz, aday ofisi olarak da faaliyetlerimizi sürdüreceğiz, yürüteceğiz" dedi.
Tezcan, Kılıçdaroğlu ekibinden ofise yönelik bir kapatma kararı olduğuna dair iddialara "Ben duymadım ama bu kadar kötülüğü yapan her türlü kötülüğü yapmak isteyecektir. Ama bizi bağlamıyor. Biz kendi yolumuzda yürüyeceğiz." dedi.
"Erdoğan'ın yargısı, Fatih Atik ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibi, el birliğiyle bu sabotaj, suikast düzenini sürdürdüler"
Tezcan TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik'in ofisin kapatılacağına yönelik ortaya attığı iddialara ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:
"Erdoğan'ın yargısı, TGRT, Fatih Atik, oranın bazı yorumcuları, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibi, el birliğiyle bu sabotaj, suikast düzenini sürdürdüler, sürdürüyorlar. Atik bunu demiştir ama bize henüz gelmiş bir şey yok. Bizim çalışmamızın kaynağını, meşruiyetini alacağımız yer orası değil."
Tezcan, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ekibi olarak belirleyecekleri yol haritalarına dair şu açıklamayı yaptı:
"Partinin genel yol haritası var. Burada iki temel mesele önemli. Biz Türkiye'yi nasıl yöneteceğimizi anlatacağız. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi de buna odaklanmıştı. Türkiye'yi nasıl yöneteceğimize odaklanmıştı. Tek 81 ilde bunu anlatacağız. AK Parti'ye karşı nasıl bir yeni dönem, Türkiye'yi nasıl yöneteceğiz diye. Şimdi buna bir de 'kurultay yapmadan partiyi yönetemezsiniz' diye bir çağrı da eklenecek. Partinin genel çalışmasıyla aday ofisinin çalışması bu dönemde belli noktalarda birlikte yürüyecektir."
Kurultay, 40 gün içinde toplanmazsa ne olacak?
Tezcan, kurultayın 40 gün içerisinde toplanmaması halinde belirleyecekleri yol haritasına ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:
"40 gün içerisinde kurultayı toplama konusunda sadece bizim baskımız değil, 81 il 973 ilçenin baskısı olacak. Sivil toplumun baskısı var. Yani siz bütün bu itirazlara rağmen Erdoğan'dan aldığınız meşruiyetle orada oturamazsınız. Yani Erdoğan Trump'tan meşruiyet alacak, siz Erdoğan'dan meşruiyet alacaksınız.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin tepesinde oturacaksınız. Böyle bir şey yok. Siyasette buna izin vermezler. İmza toplayacağız yani bu 40 gün içerisinde. Bizim bayramdan sonra iki tane yolumuz var. Bayramdan sonra bir kere mahkemeye dayanarak söyledikleri parti meclisini toplamak zorundalar. O parti meclisi bununla ilgili olağanüstü kurultay kararı alacaktır. Ben o parti meclisinin bu konudaki sağduyusuna güveniyorum. Bu bir. İkincisi delegelerin yüzde 51'inin imza toplamasıyla olağanüstü kurultay yapılabiliyor.
"Yargıya gideriz, kurultay toplansın diye zorlayacağız"
Biz toplam kurultay delegelerinin tamamının imza vereceğine inanıyoruz. Seçimden sonra da düğmeye basacağız. Eğer Kemal Bey kurultay çağrısına kulak asmazsa seçimden sonra delegenin olağanüstü kurultay çalışacak imza süreci. Ondan sonra da toplamak zorundalar. Yani tüzüğe rağmen toplamayacaksa ‘ben mahkeme kararıyla geldim tüzüğün haricinde, bundan sonra da tüzük haricinde yönetiyorum’ derse onun da başka yolları var. Yargıya gidilecek. Bu mücadele sürecek ve toplamak zorundalar. Toplansın diye zorlayacağız"
Aday Ofisi'nin kaderiyle partinin kaderinin iç içe geçtiğini ifade eden Tezcan, "Partinin bütün yapısına kastedildi. Suikast ile karşı karşıyayız. Aday ofisi bir taraftan pozitif çalışmasını sürdürürken bu esaslı gündeminde gerisinde kalmayacağız" dedi.
"Cumhuriyet Halk Partisi'ni Erdoğan'ın yargısının izniyle gelip oraya işgal etmiş olanlara partiyi bırakıp bir yere gitmeyiz"
'Yedek parti' iddialarına dair konuşan Tezcan önceliklerinin Cumhuriyet Halk Partisi'ni geri almak olduğunu söyledi. Tezcan, "Genel Başkan'ın söylediği gibi kapatmaya karşı bir başka parti hazırlığı yapılır. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'ni Erdoğan'ın yargısının izniyle gelip oraya işgal etmiş olanlara partiyi bırakıp bir yere gitmeyiz. Partiyi sonuna kadar savunacağız. Çünkü parti üyenin partisi" dedi.
"Adayımız Ekrem İmamoğlu'dur"
Tezcan, kamuoyunda ve siyaset kulislerinde yer alan mevcut durumda "yeni aday" arayışı olacağı yönündeki iddialara dair konuştu. Tezcan, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'dur. Tüzükteki seçmen yoklaması hükümlerine uygun olarak on beş buçuk milyon seçmen dayanışma sandıklarında oy kullanıp Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı adayı olarak göstermiştir. Cumhuriyet Halk Partisi grubu da toplanıp Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu'na uygun olarak toplanıp Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adayını bir adaylığını grup kararına bağlamış. Ve bu grup kararını da tutanak altına almıştır. Yani kanunda tarif edilen aday belirleme yöntemi de parti tüzüğünde tarif edilen aday belirleme yöntemi de tamamlanmış, Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayımız olmuştur. Siyasetin akışı içerisinde yarın bu iktidar, bu otoriter rejim Erdoğan ben her şeyi alt üst ederek, harap ederek Ekrem İmamoğlu'nun adaylığını engelledim diye hukuki bir engel çıkartırsa o zaman yarın ona bakılır" dedi.


