T24 Haber Merkezi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin olarak; "Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır. Görmeyenler içinse zaten hayat bir çöldür" dedi. Siyasetin bir çıkar yarışı olmadığını söyleyen Bahçeli, "Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Devletle kavgaya tutuşanların yaptığı siyaset değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Tarihin doğru yerinde duruyoruz" ifadelerini kullandı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 23. Dönem Sertifika Töreni'nde açıklamalarda bulundu.
"Devletle kavgaya tutuşanların yaptığı siyaset değil"
Milletin geleceği için Cumhur İttifakı olarak doğru yerde durduklarını savunan Bahçeli, "Siyaset çıkar yarışı değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Devletle kavgaya tutuşanların yaptığı siyaset değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Tarihin doğru yerinde duruyoruz" dedi.
Trump'a eleştiri
ABD Başkanı Donald Trump'ı eleştiren Bahçeli, "Rusya-Ukrayna çatışması ve Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanı olması, İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemesi ve ortaklaşa katliamlara imza atmaları, dünyayı istikrarsızlaştırmış ve güvensizliğin parantezine almıştır. Bütün bu olanlarla birlikte Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür" ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye" vurgusu
"Terörsüz Türkiye" sürecini çöl metaforuyla tanımlayan Bahçeli, konuya ilişkin olarak şunları söyledi:
"Bugünün içinde dün vardır, yarının içinde de bugün olacaktır. Bu nedenle bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur. 21. yüzyılın “Türk ve Türkiye Yüzyılı” olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir.
"Kendi hikâyesinin efendisi olmayı başaramayanlar köle olmaya mecburdur"
Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz. Şu bir hakikattir; kendi köklerinden, kardeşlik hukukundan, bin yıllık geçmişinden alacağı ilhamla, kendi hikâyesinin efendisi olmayı başaramayanlar, başkalarının aklı ile tutsak ve hatta köle olmaya mecburdur. Bunun için zamanında atılmamış bir adımın kuşaklar boyunca kambur olarak taşınacağı gerçeğinin idrakinde olmalıyız.
"Gören gözler için ayan beyandır"
Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır. Görmeyenler içinse zaten hayat bir çöldür."


