Ankara'da kamu kurumu yöneticilerinin elektronik imzalarını (e-imza) kopyalayarak sahte diploma ve sürücü belgesi düzenledikleri iddiasıyla haklarında dava açılan 286 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıkların savunmaları alındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında hazırlanan ve daha sonra birleştirilen üç ayrı iddianamede sanıklar; "resmi belgede sahtecilik", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla yargılanıyor. Davanın duruşmasına, örgüt elebaşı olduğu öne sürülen Ziya Kadiroğlu'nun da aralarında bulunduğu 29 tutuklu sanık, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.
Örgüt liderinden 'Türktrust' iddiası
Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen tutuklu sanık Ziya Kadiroğlu, işlemlerinde e-imza kullanmadığını ileri sürdü. Çocukluk arkadaşı olduğunu belirttiği diğer tutuklu sanık Ali Çiçekli ile bir cenazede karşılaştıklarını anlatan Kadiroğlu, "Kendisi Atatürk Üniversitesi’nden mezun olamayan kişileri mezun ettiğini söyledi. Deneme amaçlı isim verdim. Yaptığım işlemlerin e-imza ile değil kullanıcı adı ve şifre ile yapıldığını söyledim" dedi.
Kadiroğlu savunmasında, e-imza sağlayıcısı Türktrust firmasını suçlayarak, "Türktrust’un bu dosyada çok büyük ihmali olduğunu düşünüyorum, önüne gelene e-imza dağıtmışlar" ifadelerini kullandı.
"Marketten çikolata alır gibi e-imza aldım"
Duruşmada söz alan diğer tutuklu sanıklar ise haklarındaki iddiaları reddetti. Ziya Kadiroğlu’nun talebi üzerine e-imza çıkardığını kabul eden tutuklu sanık Mıhyeddin Yakışır, ilkokul mezunu olduğunu ve e-imzanın ne işe yaradığını bilmediğini savunarak, "Ben e-imzayı alırken herhangi bir marketten çikolata alır gibi kimliğimi uzatıp kolay bir şekilde aldım" diye konuştu.
Tutuklu sanıklardan Ayhan Ateş ise suçlamalara ailesi üzerinden örnek vererek karşı çıktı. Ateş, "Üzerime diploma yapılmış ama benim yaptığıma dair bir delil yok. Diploma yapmak gibi bir imkanım olsa kendi kızıma yapardım. Oğlum ehliyet sınavından başarısız oldu; böyle bir suçla alakam olsa oğluma da yardımcı olurdum" dedi.
Olayların yaşandığı dönemde cezaevinde bulunduğunu ve şebeke üyelerinden hiçbirini tanımadığını öne süren Ali Çiçekli ile çıkarılan imzalarla aynı şehirde dahi olmadığını belirten Gökay Celal Gülen de tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının dinlenmesinin ardından duruşmayı yarına erteledi. (DHA)
Venedik'teki tek Suriyeli sanatçı Shamma: İsrail ve Rusya’nın engellenmesini onaylamıyorum; sanat, bienali sığlaştıran siyasetten bağımsızdır!![]() |



