T24 Haber Merkezi
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, T24'te Şirin Payzın'ın konuğu olduğu programda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna dair, "Sayın İmamoğlu ‘ben adayım’ demeseydi, meydan okuyan bir adaylıkla yola çıkmasaydı şu an tutuklu olur muydu? Bu sorunun cevabı çok açık" dedi. Babacan, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ve insan hakları aktivisti, Gezi hükümlüsü iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğuna dair de "Demirtaş ve Kavala dosyasını inceledik. Bu insanların hapiste olması için hiçbir gerekçe yok, yazıktır, günahtır! Yıllardır bu insanlar yok yere hapiste! Böyle hukuk devleti olamaz... Şu anki siyasi irade güç zehirlenmesi içinde" diye konuştu.
Babacan, Yeni Yol Grubu'nun ortak adayı olabileceğinin sinyalini verirken, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın “herkesin oh be diyeceği aday” olarak kendisini işaret ettiği yönündeki yorumlar için de "Kimin üzerinde mutabık kalınırsa o olabilir, ama ben kiminle gitsem, görüşsem adaylık talebi duyuyorum, bunları konuşmak için henüz erken. Önce ittifak inşasını gerçekleştirelim, daha sonra diğer siyasi partilerle de çalışarak mutabakat içinde bir ortak aday olsun..." dedi. Babacan, "Biz Türkiye'nin en iddialı siyasi partisiyiz ve iktidar olmaya da en hazır siyasi partisiyiz" diye ekledi.
DEVA Partisi lideri, Türkiye'nin AKP ve CHP dışında yeni bir alternatife ihtiyaç duyduğunu belirtirken, "Yeni bir yol inşasını elzem görüyoruz. Bunu yaparken AK Parti ile de ana muhalefet ile de mesafeli bir şekilde bu yolu yürümek istiyoruz. İş birliği ihtimalini zayıf görüyoruz. Sayın Arıkan'ın tabiriyle herkese 'oh be' dedirtecek yeni bir alternatif inşası Türkiye'nin ihtiyacı... Denenmişi denemekte fayda görmüyoruz" ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, T24'te Şirin Payzın'ın sorularını yanıtladı. Babacan, AKP ile iş birliği tartışmaları, seçimlerde aday olma ihtimali, İBB davası ve Türkiye ekonomisi başta olmak üzere gündeme ilişikin değerlendirmelerde bulundu.
"Kiminle görüşsem adaylık talebi duyuyorum"
Babacan'ın açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle:
"Türkiye'nin "Oh be" demeye gerçekten ihtiyacı var. Sayın Arıkan'ın bu ifadesinden sonra epey konuşuldu; toplum olarak büyük bir değişim arzusunda olduğumuzu da ortaya koydu bu. Partilerin genel başkanı doğal olarak adaydır. DEVA'nın adayı olduğumu üç yıldır söylüyorum.
Başkanlık sistemiyle birlikte, koalisyonlar değil seçim öncesi ittifaklar olmaya başladı. İttifaklar bu işin tabiatında. Biz şu anda 2024'ten bu yana yeni bir alternatif inşası için çalışıyoruz. Türkiye'nin iktidara da ana muhalefete de mesafeli bir alternatife ihtiyacı var, beraber çalışabileceğimiz siyasi partilerle yürümek isteriz diye ilan etmiştik ve Yeni Yol Grubu'nu kurmuştuk. Seçim de yaklaştığına göre bu birlikteliklerin somut ittifaklara dönmesi gerekiyor. Bunun ortak liste, ortak adaylar üzerinden yürüyebileceğini dikkate almalıyız. Arıkan'ın açısı bir ilke, bir çerçeve orta koymak açısından önemli. Biz de o çerçeveye katılıyoruz. Bizim oluşturacağımız o alternatif inşasında diğer siyasi partilerle de ortak bir istişareyle isteriz ki ortak aday oluşsun.
Kimin üzerinde mutabık kalırsa olabilir, ama ben kiminle gitsem, görüşsem adaylık talebi duyuyorum, bunları konuşmak için henüz erken. Önce ittifak inşasını gerçekleştirelim, daha sonra diğer siyasi partilerle de çalışarak mutabakat içinde bir ortak aday olsun...
Biz Türkiye'nin en iddialı siyasi partisiyiz ve iktidar olmaya da en hazır siyasi partisiyiz. Binlerce sayfa politikalarımız var, eğitimde, sağlıkta, güvenlikte çalışmalarımızı yaptık ve açıkladık. Mevcut iktidardan daha hazırız, ellerinde böyle bir plan program yok. 84 maddelik anayasa paketimiz de hazır. Ama mevcut sistemde iktidara yürüyüş ittifaklarla olacak, bunun da farkındayız.
"AK Parti içinde eski güzel günleri özleyenler var"
AK Parti ile DEVA Partisi arasında bir görüşme gerçekleşmedi. Bu, dışarıdan bakanların yakıştırması olabilir. Ya da eski güzen günleri özleyenler 'acaba bir şekilde eski birlikteliklerle güzel günler yaşanır mı' diye bir arayış var, farkındayım. Ama DEVA'dan olan pek çok arkadaşım AK Parti'den kendi isteğiyle ayrıldı, kimse bizi ihraç etmedi, kalmamız için ısrar etti. Biz AK Parti zayıfladıktan sonra değil, bütün güç AK Parti'deyken ayrıldık. İlke ve değerleden uzaklaşma vardı ve ülkeye zarar verecek dedik. İçeride ciddi eleştiriler getirdik ama dikkate alınmadı, yanlışlarda ısrar edildi ve Türkiye her açıdan çok sıkıntılı bir noktaya geldi.
"AK Parti'nin yanlıştan dönme iradesi ortaya koyması zayıf"
Ben AK Parti'nin kurucularındanım. Kuruluş ilkelerini bugün hâlâ destekliyorum. Zaman içinde o ilkelerden uzaklaşıldı. O ilkelerden dönme iradesi oraya konursa, 'yanlış yaptık, düzeltmemiz ve ülkeyi toparlamamız gerekiyor' diye bir irade oluşursa oturulup konuşulur ama bu ihtimali zayıf görüyorum.
Mesele Ali Babacan'ın ne yaptığı değil; biz siyasi partiyiz. Bundan sonra konuşulabilecek olan, diğer partilerle DEVA arasındaki iş birlikleridir...
Hiçbir parti için 'kapıyı kapattık' diye bir duruşta olmayız. Biz CHP ile bir ittifakta yer aldık. O günkü CHP 'helalleşme' diyordu. 'Yanlış yaptık, yanlıştan dönelim, farklı kitlelere dönelim' diyordu. Oturduk, eylem planı hazırladık ve o şekilde yürüdük. CHP ile de yaptık, başka siyasi partilerle de yaparız. Kimseyle şahsi meselemiz yok; Özgür Bey ile de yok Tayyip Bey ile de yok. Bu ülke demokrasi, hukuk, adalet, parlamenter sistemle yönetilmelidir. Yolsuzlukla mücadele edilmelidir. Bu temel ilkelerde hemfikir olduğumuz, beraber yürüyebileceğimiz siyasi partilerle yol yürürüz.
"AK Parti ile de CHP ile de mesafeli yürümek istiyoruz"
Biz kimlik siyaseti yapmıyoruz, bizim derdimiz Türkiye. Temel ilke ve değerler konusunda kimlerle uzlaşılırsa biz o yolu yürürüz, kapıyı kapatmayız.
AK Parti'nin etrafını saran bir menfaat şebekesi var; düzenin bozulmasını istemeyen, zenginleşen bir sürü insan var. AK Parti, bizim amatör ruhla kurduğumuz eski AK Parti değil, profesyonel, menfaate dayalı bir şebeke de oluştu. İş çevrelerinden insanlar var, çete-mafya türü yapılardan insanlar vardır, bürokrasiden ve siyasetten de onlarla çalışanlar vardır, yoksa sistem yürümez.
Yeni bir yol inşasını elzem görüyoruz. Bunu yaparken AK Parti ile de ana muhalefet ile de mesafeli bir şekilde bu yolu yürümek istiyoruz. İşbirliği ihtimalini zayıf görüyoruz. İlkeler ve değerler konusunda uzlaşabileceğimiz bir zemini bugün görmüyoruz. İlerisi için de zayıf görüyoruz. Türkiye için ihtiyaç duyulduğuna inandığımız, herkese 'oh be' dedirtecek yeni bir alternatif inşası Türkiye'nin ihtiyacı... Denenmişi denemekte fayda görmüyoruz.
"Erdoğan, başka bir formülle iktidarda kalabilir miyim' diye aklından geçiyor olabilir"
Türkiye'de seçimin vakti geldi, erken bir genel seçim yapılmalıdır. Yolsuzluk, hukuksuzluk, eğitim sistemiyle ilgili, sağlıkla ilgili memnuniyetsizlikler arttı. İktidar çuvallamış durumda, iki yıl içinde bu sorunlar için bir hazırlıkları yok.
'50+1'i yakalayamıyorum; başka bir formülle iktidarda kalabilir miyim' diye aklından geçiyor olabilir. Anayasa çalışıyorlar ama yıllar oldu, tek bir madde ortaya koyamadılar, koca bir sıfır! Anayasayı ciddiye alan bir yönetimle karşı karşıya değiliz. Erdoğan'ın yeniden seçilmesi, koltuğunu koruyabilmesiyle ilgili bir mesele midir yeni anayasadan muratları, tasarıyı ortaya koyduklarında anlayacağız...
"Seçim takvimiyle ilgili iktidardan gelen hiçbir söze güvenimiz yok"
Seçim tarihleriyle ilgili söylenen hiçbir şeye güvenmeyin. Sayın Erdoğan, 2018 seçiminden önce 'erken seçimden bahsetmek vatana ihanettir' demiştir, birkaç ay sonra da erken seçimi ilan etmiştir. Seçim takvimiyle ilgili iktidardan gelen hiçbir söze zerre kadar güvenimiz yok.
"Türkiye ekonomisi çökmedi, yüksek faizle ayakta duruyor"
Mehmet Şimşek'in yaptığı veya yapmadığı her şey Tayyip Bey'in izniyle oluyor. Üç yıldır planlı, programlı bir şekilde Tayyip Bey ekonomi hakkında bir şey söylemiyor, toplantılara başkanlık yapmıyor. Seçime doğru giderken faiz indi, daha da inecek deyip TCMB'ye faizi. 8,5'a indirip, Mehmet Şimşek ile yüzde 50'ye çıkmasına izin veren de o. Bugün emekli ikramiyesi, aylık artmıyorsa bu Sayın Erdoğan'ın iradesidir.
Türkiye ekonomisi çökmüş bir ekonomi değil. Bu ekonomi şu an çok yüksek faizle ayakta duruyor. Parası olanların yüksek faiz cazibesiyle Türkiye'ye para getirip ekonomik çarklarının dönmesini sağlamalarıyla ayakta duruyor. Bedelini esnafımız, çiftçimiz, asgari ücretlimiz, emeklimiz ödüyor. Yüzde 95'in fakirleşmesi, yüzde 5'in zenginleşmesini sağlayan bir ekonomik model var Türkiye'de. Enflasyonla ilgili ortaya çıkan sonuç sadece sabit gelirlileri vuruyor. Faizle kazananların zaten keyfi yerinde, enflasyonun üzerinde faiz getirileri var.
"Devletin tasarruf etmesi gerekir, tam gaz israfa devam ediyorlar"
Enflasyon düşmedi, düşmüyor. Sadece faizle enflasyon düşemez. Devletin tasarruf etmesi gerekir, tam gaz israfa devam ediyorlar. Yapısal reform anlamında da bir şey yapmıyorlar, yeni bir ihale yasası gerekiyor.
"Demirtaş ve Kavala boş yere hapiste"
Ciddi bir siyasi operasyon görüyoruz. Diplomanın iptali, sabah yaka paça gözaltı; siyasi koordinasyon olmadan yargının doğal akışı olamaz bu. Ama iddiaların ana muhalefet içinde bağımsız bir muhakeme sistemi içinde gözden geçirilmesi gerekiyor.
Süreçler siyasi yönlendirmeyle yürüyor, hukuk devletine yakışır şekilde yürümüyor. Mesela Demirtaş ve Kavala dosyasını inceledik. Bu insanların hapiste olması için hiçbir gerekçe yok, yazıktır, günahtır! Yıllardır bu insanlar yok yere hapiste! Böyle hukuk devleti olamaz... Şu anki siyasi irade güç zehirlenmesi içinde. AK Parti'nin kuruluşunda neden 3 dönem yazdık?
"İmamoğlu 'adayım' demeseydi içeride olur muydu?"
Sayın İmamoğlu ‘ben adayım’ demeseydi, meydan okuyan bir adaylıkla yola çıkmasaydı şu an tutuklu olur muydu? Bu soruyu hepimizin sorması lazım ama cevabı çok açık.
Siyaset korkularla, ihtimal hesaplarıyla yapılacak bir iş değil. Memleketin derdini dert edindiyseniz, attığınız adım bu millet içinse korkmamak lazım.
Korkmuyoruz, AK Parti’nin kuruluşundaki hissiyatı taşıyorum. Birileri diyor ‘yapmayın etmeyin, iktidarın ne yapacağı belli olmaz.’ Korkumuz olsa siyaset yapmayız."


