AKP ve KADEM, Abdurrahman Dilipak’a karşı açtığı tazminat davasını kaybetti
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

AKP ve KADEM, Abdurrahman Dilipak’a karşı açtığı tazminat davasını kaybetti

dilipak
Abdurrahman Dilipak

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın 2020 yılında kaleme aldığı "AKP’nin Papatyaları" başlıklı köşe yazısı nedeniyle açılan tazminat davasında mahkeme kararını verdi.

Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi, AKP ve Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın Mütevelli Heyet Başkanı olduğu KADEM’in şikayetçi olduğu davada tazminat talebinin reddine hükmetti.

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın AKP ve KADEM'i (Kadın ve Demokrasi Vakfı) eleştirdiği yazısında kullandığı ifadeler nedeniyle AKP ve KADEM tarafından açılan davada önemli bir gelişme yaşandı. Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın reddedilmesine karar verdi.

"Suç unsuru yok"

Duruşmada Dilipak’ı avukatları Ali Paccı ve Fevzi Kıvanç Dinçer temsil ederken, AKP adına Avukat Muammer Cemaloğlu hazır bulundu. Mahkeme, tazminat talebini reddettiği gerekçeli kararında; söz konusu yazıda AKP ve KADEM’in doğrudan hedef alınmadığına ve ifadelerin suç unsuru taşımadığına dikkat çekti.

Ne olmuştu?

Tartışmalar, Dilipak’ın 27 Temmuz 2020 tarihinde Yeni Akit gazetesinde yayımlanan yazısında İstanbul Sözleşmesi'ni savunan kesimlere yönelik kullandığı sert ifadelerle başlamıştı. Bu yazı üzerine AKP 81 ilde suç duyurusunda bulunmuş, KADEM de davaya müdahil olmuştu.

Dilipak, aynı yazı nedeniyle İstanbul’da görülen ceza davasından da beraat etmişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin daha önce verdiği adli para cezasını bozarak gazeteci hakkında beraat kararı vermişti.

Dilipak'ın AKP ve KADEM'i eleştirdiği yazısının bir bölümü şöyle:

"ANAP’ı o 'Papatyalar', o 'Lale Devri çocukları' bitirdi. AK Partiyi de, bu Erguvani AKP’nin 'Papatyaları'(!?) bitirecek bu gidişle. AK Parti içindeki AKP’liler konuşuyor, AK Partililer susuyor. AKP’liler terfi etti zenginleşti, itibar sahibi oldular. Kaymağı onlar yiyor, parayı onlar veriyor. Camiye, okula, yurda parayı veren de onlar. Eee, parayı veren düdüğü çalıyor. Kem alat ile kemalat olmuyor. Haram para ile hayır olmayacağı gibi.

Bunlardan maddi yardım almayan cemaat ve vakıf kaldı mı? Ha, işte böyle, veren al alan elden üstündür. Daha önce siz konuşuyordunuz onlar dinliyordu, şimdi onlar konuşuyor, siz dinliyorsunuz..

AB fonları ile semirenlerin sesleri nasıl inceldi, eskiden ter kokuyorlardı, şimdi parfüm kokuyorlar. Bodrum katlarında rutubet kokan derneklerden çıkıp plazalara taşındılar.

AK Parti içindeki AKP’liler, FETÖ’nün zihniyet ikizi gibi davranıyorlar. Hem uluslararası fonlarla destekleniyorlar hem de kamu fonlarını kullanıyorlar. Malum 'Yeşil Sermaye' de bunlara sponsor olabiliyor. Koç kadar, Sabancı kadar, Eczacıbaşı kadar bizim 'Yeşil sermaye' davasına sadakat gösterip, bu fahişelere ve onların türevlerine karşı seslerini yükseltebilecekler mi? Konfeksiyoncu, gıda zinciri, finans kuruluşu, ses ver Türkiye! Ne bekliyorsunuz!.."


Bize Bi’Şey Olmaz: Aşk sancıları çocukluk travmalarını mı yansıtır? (Spoiler içerir)


İlgili İçerikler