İlk etapta 55 bin, toplamda 115 bin kişi tahliye edilecek: 3 yıl erken denetimli serbestlik olanağı sağlayan covid düzenlemesi 11 Yargı Paketi'nde
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İlk etapta 55 bin, toplamda 115 bin kişi tahliye edilecek: 3 yıl erken denetimli serbestlik olanağı sağlayan covid düzenlemesi 11 Yargı Paketi'nde

Pakete göre, 31 Temmuz 2023'ten önce suç işleyenler Covid-19 düzenlemesinden yararlandırılacak. Düzenlemeden 50-55 bin kişinin yararlanacağı tahmin ediliyor.

cezaevi adalet işkence

T24 Haber Merkezi

AKP, 38 maddelik 11. Yargı Paketi'ni Meclis Başkanlığı'na sundu. Kamuoyunda "covid izni, kısmi af" olarak da adlandırılan uygulamanın kapsamını genişleten düzenleme de pakette yer alıyor. Paketin detaylarını açıklayan AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, covid düzenlenmesinin cezaevindekiler için af olmadığını belirterek, "Covid düzenlemesi bir af değildir. İlk etapta 54-55 bin civarı mahkûm tahliye olabilir. İlerleyen yıllarda bu sayı 80 bin 90 bine çıkabilir. Üç yıl daha erken denetimli serbestlik olacak" bilgisini verdi. Yapılan düzenleme ile tarihin kapsamının genişletilerek eşit bir uygulama yapmayı amaçladılarını ifade eden Güler, "Biz suç ayrımı suç tasnifi, ekleme, çıkartma yapmıyoruz. Sadece uygulama bütünlüğünü sağlıyoruz" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da paketin sunulmasının ardından sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Düzenlemeden ilk etapta 55 bin kişi, 6 ay içinde 60 bin kişinin de faydalanmasıyla toplam 115 bin kişi yasadan yararlanacak" ifadelerini kullandı.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 11 Yargı Paketi olarak da bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sunduklarını açıkladı.

Bugün Meclis'e sunulan düzenleme yasalaşırsa, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyen ancak cezası kesinleşmeyenler de denetimli serbestlik süresini dışarıda tamamlayabilecek. 

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'in aktardığına göre, ilk etapta 54-55 bin, ardından da 90 bine kadar kişi covid düzenlemesiyle cezavinden çıkabilecek. Böylece, üç yıl daha erken denetimli serbestlik olacak.

Güler, düzenlemenin detaylarıyla ilgili şunları söyledi:

"Eşitlik ilkesi adalet sistemimizin temel taşlarından biridir. 2020 yılında başlayan pandemi nedeniyle Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'nun görüş ve önerileri noktasında Adalet Bakanlığımızca üç ayda bir süresi uzatılan infaz kurumlarında oluşacak risklere karşı bazı tedbirler geliştirlmişti. Bu tedbirler kapsamında da infaz kanununda bazı düzenlemeleri hayata geçirmiştik. Bu düzenlemeler 31 Temmzu 2023 tarihi itibariyle de ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülere yönelik olarak uygulanmış ve uygulanan tedbirler sona ermişti.

Özellikle vatandaşlarımız arasında Kovid- 19 düzenlemesi olarak bilinen bu düzenlemenin eşitsizliğe neden olduğu yönünde görüşler vatandaşlarımız tarafından, siyasi partiler tarafından bizlere iletilmişti. Aynı tarihte işlenmiş olsa bile yargılamanın hızlı yapılmaması sonucunda cezası kesinleşerek ceza infaz kurumuna giren kişilerde 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle uygulanan koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik süreleri ile ilgili bu dönemde cezası kesinleşmeyenlerle arasında uygulama farklılığı ortaya çıkmıştı. 

"3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme imkanı getiriyoruz"

Biz de Kovid 19 düzenlemesinin kapsamını yeniden düzenledik. Bu düzenlemeyle 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği açık cezaevi infaz kurumuna ayrılma veya denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olacakların yaralanması imkanı sağlıyoruz. Buna göre 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle 3 yıl daha erken kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılabilecek. Açık ceza infaz kurumunda ise 3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme imkanı getiriyoruz."

"54- 55 bin civarında cezaevinde bulunan mahkumu ilgilendirdiğini söyleyebiliriz"

Gazetecilerin yeni infaz düzenlemesinde cinsel taciz gibi suçların istisna sayılıp sayılmayacağına ilişkin sorusuna Güler, "Biz sadece oradaki eski uygulama neyse aynısını yazdık. Yaptığımız tek ekleme mahkumiyeti kesinleşenlere değil, suç işlenerek denildi. Eski uygulama neyse aynısı olacak" dedi. Güler, "Kovid 19 düzenlemesi bir af değildir. Ne bir gene af ne de bir kısmi aftır. Koşullu salıverilme şartları içerisinde ilgili mahkumun kapalı infaz kurumundaki bir yıl denetimli serbestlik, kapalıdan açığa geçme düzenlemelerini içerir. Bizim sadece süre ile ilgili bir düzenlememiz var. Dolayısıyla koşullu salıverilme şartları hala geçerlidir. İlk etapta bu kapsamda yaklaşık 54- 55 bin civarında cezaevinde buluna mahkumu ilgilendirdiğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki bir yıl boyunca bu sayı kademeli olarak mahkumiyeti kesinleştikçe sayı 80- 90 bine ulaşabilir" ifadelerini kullandı. 

"Covid izni" düzenlemesi neydi, nasıl genişleyecek?

2020'de pandemi nedeniyle açık cezaevinde bulunanlara verilen "covid izni" düzenlemesiyle, açık cezavine erken geçme ve denetimli serbestliğe erken ayrılma olanağı getirilmişti.

Denetimli serbestliğe ayrılmalarına beş yıl veya daha az süre kalanların tekrar cezaevine dönmesine gerek kalmamıştı.

11. Yargı Paketi'nde, bu düzenlemenin kapsamı, "31 Temmuz 2023 öncesinde cezası kesinleşmemiş" olanları da kapsayacak şekilde genişletilecek.

Pakette şu ifadeler yer aldı:

"31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanlar, Covid-19 düzenlemesiyle getirilen 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve/veya denetimli serbestliğe ayrılma imkânından yararlanabilecek. Böylelikle, hükümlünün 31/7/2023 tarihi itibarıyla cezaevinde bulunması şartı aranmayacak."

11. Yargı Paketi'nin tamamı için tıklayın: Trafikte araç durduranlara 3 yıla kadar hapis; infaz kanununda süre ayarı! Çocukları araç olarak kullanan örgüt yöneticilerine verilecek ceza bir kat oranında artacak
 

MHP'den af çağrısı gelmişti

AKP'nin Cumhur İttifakı ortağı MHP'den  Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, 22 Kasım günü yaptığı paylaşımda, "İnfaz Kanunu Geçici 10.maddesi ile kapalı cezaevinden açık cezaevine erken geçme ve denetimli serbestliğe erken ayrılma imkanı getirilmişti. Suç tarihinin esas alınması yerine hükmün kesinleşmesi tarihinin esas alınması ağır bir eşitsizlik yaratmıştı. Şimdi giderilme zamanı" diyerek, çağrıda bulunmuştu.

LGBTİ+'lere yönelik düzenlemeler tepki çekmiş, taslaktan çıkarılmıştı

Yargı paketine ilişkin kamuoyuna da yansıyan taslakta yer alan LGBTİ+lara yönelik "cinsiyet değişikliğine" ilişkin düzenlemenin, insan hakları savunucuları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarından gelen tepkiler üzerine çıkarıldığı öğrenilmişti.

Taslakta, "Aile kurumunun korunması, toplumun genel ahlak ve değerlerine yapılan saldırıların önlenmesi, tek tipleştirme ve cinsiyetsizleştirme akımlarıyla daha etkin mücadele edilmesi amacıyla toplumsal yapıyı tahkim eden ve insan onurunu koruyan” düzenlemeler öngörülmüş ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki cinsiyet değişikliğine ilişkin yaş sınırı 18’den  25’e yükseltilmişti. Cinsiyet değişikliğinin temelini oluşturan sağlık kurulu raporlarının tüm eğitim araştırma hastaneleri yerine Sağlık Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından ve en az üçer ay aralıklarla yapacağı dört değerlendirme neticesinde verilebilmesi öngörülmüştü. Mahkemeden izin alınmadan cinsiyet değişikliğine yönelik hiçbir tıbbi müdahale yapılamaması şartı getirilmiş, “genetik ve/veya hormonal hastalıklar nedeniyle genital organlarında gelişme bozukluğu bulunan kişilerde ihtiyaç duyulan tedaviye yönelik tıbbi müdahaleler bakımından bu madde kapsamında izin alınmasına gerek bulunmadığı” hükmü yer almıştı. Taslakta, “Kanunla belirlenen koşullara aykırı olarak kişinin cinsiyetini değiştirmeye yönelik herhangi bir tıbbi müdahalede bulunan faile 3 yıldan yedi yıla kadar hapis ve bin günden 10 bin güne kadar adlî para cezası verilir” düzenlemesine yer verilmişti.

Taslakta, "Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı alenen teşvik eden, öven veya özendiren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.  Aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapmaları halinde bu kişilere, bir yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası verilir" düzenlemesi öngörülmüştü.

"Suç sürüklenen çocuklar" düzenlemesi de yargı paketinden çıkarılmıştı

18 yaşından küçük çocuklara verilecek cezaların artırılmasıyla ilgili düzenleme , konunun kurulacak bir araştırma komisyonunda detaylı olarak ele alınması amacıyla paketten çıkarılmıştı.

T24'ten Ceren Bayar, 15 yaşındaki Ahmet Minguzzi'nin yaşıtları tarafından öldürülmesiyle birlikte daha yoğun tartışılmaya başlanan düzenlemenin 11. Yargı Paketi taslağında çıkarıldığını duyurmuştu.

Taslakta yer alacağı açıklanan düzenlemeyle 15-18 yaş arası suça sürüklenen çocuklara verilen hapis cezasının artırılması öngörülüyordu. Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesi, çocuk hakları alanında çalışma yürüten sivil toplum kuruluşları tarafından eleştirilirken, düzenlemenin çocuğun üstün yararına ve anayasaya aykırı olduğu yorumu yapılmıştı.

AKP, düzenleme hayata geçmeden önce konunun Meclis’te kurulan araştırma komisyonunda ele alınmasına karar verdi. İlgili düzenlemenin komisyonun çalışmalarına ve hazırlanacak rapora göre yeniden ele alınacağı ve Meclis gündemine getirileceği ifade edildi.

Kaynaklara göre komisyon, çocukların eğitimden sağlığa tüm sorunlarının ele alınacağı bir çalışma yürütecek.

Çocuklara değil, çocukları kullanan çetelere verilen cezalar artırılacak

Çetelere; örgütlü suç kapsamında verilen cezanın iki katına çıkarılması düzenlemesi ise pakette yer alacak.

Kaynaklar, çocuklara değil çocukları kullanan çetelere verilen cezanın artırılacağını söyledi.


Oscar ödüllü yönetmen Chernov, Andriivka’ya 2000 Metre'yi anlattı: Dünyayla Ukrayna arasındaki mesafe




 

 

 

İlgili İçerikler