Can Atalay'dan Rönesans Rezidans davası açıklaması: Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermektir!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Can Atalay'dan Rönesans Rezidans davası açıklaması: Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermektir!

Rönesans Rezidans

T24 Haber Merkezi

Gezi Parkı Davası hükümlüsü Can Atalay, “Rönesans Rezidans Davası, teknik raporların ve usul kurallarının ötesinde, insan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır. İnsan hayatının değerini ölçen bir terazidir. Terazinin kefesi şaşarsa, toplumun vicdanı da dengesini yitirir. Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermektir” açıklamasını yaptı.

Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde bulunan Atalay'ın sosyal medya hesabından, Rönesans Rezidans davasına ilişkin olarak, "Adaletin İnsan Yaşamına Verdiği Değer Rönesans Rezidans Davalarında Sınanır!" başlıklı bir paylaşım yapıldı.

Rönesans Rezidans davasının, ülkenin hukukla, sorumlulukla ve hafızayla kurduğu ilişkinin aynası olduğunu belirten Atalay, mahkeme salonunda konuşulanlar kadar, konuşulamayanların da kayda geçtiğini belirtti.

Rönesans Rezidans davasında çıkan tablonun, deprem yıkımlarının sorumluklarıyla yüzleşmenin hakiki bir boyuta ulaşamadığını gösterdiğini ifade eden Atalay, şöyle yazdı:

"Bir müteahhidin ağzından dökülen 'iki tane, üç tane ölü' ifadesi, deprem yargılamalarının özetidir. Sayıya indirgenen hayatlar, istatistikle örtülmeye çalışılan cinayetler... Avukatın isyanı tam da bu noktada yükseldi: 'Tane, adet ne demek; insandı onlar.' Duruşma salonlarında ailelere yöneltilen 'kısa kesin' telkinleri, acının mahiyetini ve adalete duyulan ihtiyacı anlamaktan uzak bir bürokratik reflekstir. Kayıplarının naaşına dahi ulaşamamış insanların, mahkeme kürsüsünden seslerini duyurma çabası; bir haktan ziyade, sevdiklerine karşı yerine getirmek istedikleri son bir sadakat borcudur. Avukat Yeşim Toplu’nun adliye önündeki seslenişi, ülkenin vicdanına yöneltilmiş bir soruydu: 'Rönesans’ta olası kast çıkmayacaksa, nerede çıkacak?' Soru, yalnızca bir dava dosyasına değil, tüm deprem yargılamalarına yazılmalıdır. Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermektir. Dava özelinde tartışılan 'olası kast' meselesi, teknik bir ceza hukuku başlığı değil, toplumsal bir eşiktir.

"Talebin gerekçesiz biçimde reddedilmesi, ailelerde adaletin yönüne dair belirsizlik yarattı"

Bilirkişi raporlarının, yapı sürecindeki ihlallerin ve öngörülebilir risklerin varlığına rağmen talebin gerekçesiz biçimde reddedilmesi, ailelerde yalnızca bir hayal kırıklığı değil, adaletin yönüne dair bir belirsizlik yaratmaktadır. Duruşmaların uzak tarihlere ertelenmesi, zaten enkazın altında kalmış olan güven duygusunu daha da derine gömmektedir. Rönesans Rezidans Davası, teknik raporların ve usul kurallarının ötesinde, insan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır. İnsan hayatının değerini ölçen bir terazidir. Terazinin kefesi şaşarsa, toplumun vicdanı da dengesini yitirir. Aileler susmayacaklar, avukatlar takipten vazgeçmeyecekler, yurttaşların dayanışması güçlenerek sürecek… Adalet için umut, tam da burada başlıyor."

Depremde 269 kişiye mezar olan Rönesans Rezidans davasında mahkemeden "olası kast" talebine ret


Türkiye ve Avrupa liglerinde teknik adam kıyımı | Yiğiter Uluğ ve Eray Özer’le Gazozuna


















 

İlgili İçerikler