Koç Üniversitesi’nin enflasyon anketi: Siyasi riskler beklentilerdeki iyileşmeyi zayıflatıyor
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Koç Üniversitesi’nin enflasyon anketi: Siyasi riskler beklentilerdeki iyileşmeyi zayıflatıyor

sevda demiralp

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi'nin mayıs sonuçlarını değerlendirdi. Ankette 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 47 olurken, Demiralp, siyasi risklerin arttığı dönemlerde enflasyondaki düşüşün beklentilere daha sınırlı yansıdığına dikkat çekti. Demiralp, anketin “mutlak butlan” kararından önce, 15-21 Mayıs tarihleri arasında tamamlandığını belirterek, siyasi gerginliklerin yeniden yükselmesinin enflasyon beklentileri açısından yukarı yönlü risk oluşturabileceğini söyledi.

Selva Demiralp, Koç Üniversitesi Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi'nin mayıs ayı sonuçlarını paylaştı. Ankete göre, hane halkının 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 47 seviyesinde ölçüldü.

Demiralp, yalnızca enflasyon beklentisi oranını sormadıklarını, bu oranın günlük hayatta ne anlama geldiğini de katılımcılara hatırlattıklarını belirtti. Demiralp, yüzde 47'lik beklentinin, “bugün 100 lira olan bir sepetin 12 ay sonra 147 lira olacağı” anlamına gelip gelmediğinin teyit edildiğini, bu yöntemin daha sağlıklı sonuç verdiğini ifade etti.

“Hissedilen enflasyon daha yüksek”

BloombergHT'de değerlendirmelerde bulunan Demiralp'2 göre ankette üç ana veri izleniyor: gerçekleşen enflasyon, geçmiş 12 aya ilişkin enflasyon hissiyatı ve gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi.

Hane halkının hissettiği enflasyonun manşet enflasyondan yüksek seyrettiğini belirten Demiralp, bunun tüketim sepetindeki gıda, ulaştırma, sağlık ve eğitim gibi kalemlerin ağırlığından kaynaklandığını söyledi.

Demiralp, enflasyon hissiyatı ile beklenti arasındaki farkın genişlediği dönemlerde dezenflasyona güvenin arttığını; bu fark daraldığında ise gelecek dönemde enflasyonun düşeceğine dair inancın zayıfladığını belirtti.

“Siyasi gerginlik beklentiye yansıyor”

Mayıs 2025 örneğine dikkat çeken Demiralp, o dönemde manşet enflasyonda düşüş görülmesine rağmen beklentilerde aynı ölçüde iyileşme yaşanmadığını söyledi. Bunun, siyasi risklerin yükseldiği dönemlerde hane halkının karamsarlığının beklentilere yansıdığını gösterdiğini ifade etti.

Demiralp, 19 Mart süreci ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından siyasi gerginliğin arttığı dönemi örnek göstererek, “Toplumdaki siyasi gerginlik artınca enflasyon düşse bile insanlar o karamsarlıkla bunu beklentiye yansıtmıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs anketinin 15-21 Mayıs tarihleri arasında yapıldığını ve “mutlak butlan” kararını içermediğini hatırlatan Demiralp, geçmiş gözlemlerden hareketle siyasi tansiyonun yeniden yükselmesinin enflasyon beklentileri üzerinde yukarı yönlü risk yaratabileceğini söyledi.

Üç yıllık beklentilerde sınırlı bozulma

Ankette, gelecek üç yılda beklenen ortalama yıllık enflasyon da ölçüldü. Önümüzdeki üç yılda enflasyonun yüzde 20-30 aralığında olacağını düşünenlerin oranı mayısta yüzde 21'e yükseldi. Bu oran önceki ay yüzde 17-18 bandındaydı.

Demiralp, uzun vadeli beklentilerde sınırlı bir kötüleşme olduğunu belirterek, siyasi risklerin artarak devam etmesi halinde uzun vadeli beklentilerin de çıpasının bozulabileceği uyarısında bulundu.

Buna karşılık, yüzde 5-10 aralığında enflasyon bekleyenlerde artış, yüzde 60'ın üzerinde enflasyon bekleyenlerde ise azalış görüldüğünü belirten Demiralp, genel görünümün daha dengeli bir dağılıma işaret ettiğini söyledi.

Altın yine ilk sırada

Ankette hane halkının tasarruf eğilimleri de ölçüldü. Mayıs ayında altın, vadeli TL mevduat, yatırım fonları, BES, döviz, borsa ve kripto para gibi araçlara yönelimde artış görüldü.

En yüksek tercih yine altında oldu. Katılımcıların yüzde 51'i tasarruflarını altında değerlendireceğini belirtti. Vadeli TL mevduat yüzde 35, yatırım fonları yüzde 26, BES yüzde 23, borsa ise yüzde 20 seviyesinde ölçüldü.

Güven arttıkça beklenti düşüyor

Ankette ekonomi politikalarına duyulan güvene göre de ayrıştırma yapıldı. Ekonomi yönetimine güvenen gruplarda enflasyon beklentisinin daha düşük olduğu, güvenmeyenlerde ise beklentilerin belirgin biçimde yükseldiği görüldü.

Mayıs verilerine göre ekonomi politikalarına “kesinlikle güvenmiyorum” diyenlerde enflasyon beklentisi yüzde 50 seviyesinde ölçülürken, “güveniyorum” diyenlerde bu oran yüzde 37 oldu.

Kadınların beklentisi daha yüksek

Cinsiyete göre yapılan ayrıştırmada, hane alışverişini üstlendiğini belirten kadınların enflasyon beklentilerinin erkeklere göre daha yüksek olduğu görüldü. Gıda, temizlik ürünleri, kişisel bakım ve elektronik eşya gibi kalemlerde kadınların beklentileri erkeklerin üzerinde gerçekleşti.

Demiralp, mayıs ayında özellikle gıda enflasyonunda düşüş beklendiğini, çarşı ve pazarda hissedilen yavaşlamanın hane halkı beklentilerinde öncü gösterge olarak okunabileceğini ifade etti.

 


Nilbar Güreş'ten Batı'ya nüktedan selam, 'Gözlerinizden Öperim'; küratör Başak Doğa Temür anlattı



 

İlgili İçerikler