Gündem

Emre Kongar: Bu yürüyüş, CHP ve Kılıçdaroğlu'nun yeniden doğuşu, direniş sürerse Türkiye kurtulur

Genco Erkal: Herkesin adalete ihtiyacı var, bu yürüyüş ilaç gibi geldi

(Soldan sağa) Emre Kongar, CHP PM Üyesi Sera Kadıgil, Genco Erkal...

21 Haziran 2017 18:26

Cumhuriyet yazarı Emre Kongar ve tiyatro sanatçısı Genco Erkal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması sonrası başlatılan "adalet yürüyüşü"nün yedinci gününde korteje katıldılar. Kongar, yürüyüşle ilgili olarak "Bu yürüyüş, CHP ve Kılıçdaroğlu’nun yeniden doğuşudur. Türkiye’de de demokrasinin yeniden halk tarafından benimsenmesi hareketi olarak görülebilir" değerlendirmesinde bulundu.
Erkal da "Referandumun, o yasadışı referandumun sonuçları açıklandığından beri, hep böyle bir şey olsun, bir eylem olsun, kendimizi ifade edecek bir yol bulalım diye düşünüyordum; bu eylem bana ilaç gibi geldi" diye konuştu.

T24'e konuşan Kongar, "Başlattıkları demokrasi direnişini sürdürebilirlerse Türkiye kurtulur" ifadesini kullandı; sözlerinin devamında şunları kaydetti:

"Yok eğer bu yeniden doğuş bir ölü doğum olur da bu yürüyüşten sonra gene üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi olurlarsa hem kendilerini yok ederler hem Türkiye'ye yazık ederler. Sonuç itibarıyla bu yürüyüş, CHP ve Kılıçdaroğlu’nun yeniden doğuşudur. Türkiye’de de demokrasinin yeniden halk tarafından benimsenmesi hareketi olarak görülebilir, geleceğe bakacağız."

Genco Erkal da yürüyüş ile ilgili olarak "Bu ülkede herkesin adalete ihtiyacı var. En büyük talebimiz o" dedi. Kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça'nın açlık grevlerinin 105'inci gününe girdiğini hatırlatan Kongar, sözlerine şöyle devam etti:

"Uzun zamandır biz hep bir şeyler için heyecanlanıyoruz ama sonra balon sönüyor. Umarım bu sefer öyle olmaz çünkü gene büyük bir heyecan var. Referandumun, o yasadışı referandumun sonuçları açıklandığından beri, hep böyle bir şey olsun, bir eylem olsun, kendimizi ifade edecek bir yol bulalım diye düşünüyordum; bu eylem bana ilaç gibi geldi. Hiç olmazsa bir şey yapıyoruz, kendimizi ifade ediyoruz. Başka bir yol kalmadı. Basın susturuldu büyük ölçüde istendiği gibi, akademisyenler atıldı, DTCF/bütün tiyatro bölümü tarumar edildi. Öbür tarafta ölüm orucuna yatmış arkadaşlarımız var, elimizden bir şey gelmiyor. Bu ülkede herkesin adalete ihtiyacı var. En büyük talebimiz o. Bu yüzden de böyle bir hedef gösterildiği için, böyle bir yürüyüşe katıldığım için çok mutlu ve umutluyum.                        
Daha gelişerek, büyüyerek devam etmesini ve önemli bir etkisi olmasını umuyorum."


Neler yaşandı?

MİT TIR'ları davası kapsamında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Berberoğlu, 14 Haziran'da mahkeme salonunda tutuklandı. Kılıçdaroğlu, aynı gün söz konusu tutuklama kararına tepki gösterdi; "Herkes için adalet" diyerek ertesi gün (15 Haziran 2017) Ankara Güvenpark'ta "adalet yürüyüşü"ne başladı.

Çok sayıda vatandaşın destek verdiği yürüyüşe katılan siyasiler arasında AKP kurucularından Fatma Bostan İnsal,  kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen, HAS Parti kurucularından Prof. Cihangir İslam, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve MYK üyesi Levent Tüzel de yer aldı.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da 17 Haziran 2017'de "Birlikte yürümek için üzerimize düşeni yapmaya hazırız" dedi.

Ankara'dan İstanbul'a doğru gerçekleştirilen yürüyüş kapsamında Kemal Kılıçdaroğlu dün, 16 kilometre yol kat etti. Yürüyüşün 28 gün sürmesi bekleniyor.

Hasan Cemal: Hem gazeteci olarak izlemek, hem de desteklemek için Adalet Yürüyüşü'ndeyim

Kavurmacı'nın tutuklanmasına tepki

Yürüyüşün üçüncü gününde Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş'ın "FETÖ üyeliği" suçlamasıyla tutuklanıp daha sonra "sağlık sorunları" gerekçesiyle tahliye edilen damadı Ömer Faruk Kavurmacı'nın yeniden tutuklanmasına da tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Zaman zaman eleştirdik, zaman zaman yargının bu tip tutumlarının toplumu ayrıştırdığını ifade ettik. Kesim mahkumiyet kararı çıkmadığı sürece insanların tutuklanmalarını doğru bulmuyorum” dedi.

Adalet Yürüyüşü üçüncü gününde; G9 Gazeteciler Platformu da Kılıçdaroğlu'na eşlik ediyor

"Yargı sizi de davet ederse şaşırmayın" 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise dün yürüyüşe ilişkin olarak ilk kez açıklama yaptı. "Yollar yürümekle aşınmaz. Bu yolla hukuk elde edeceklerini zannediyorlarsa bu da mümkün değil" diyen Erdoğan, sözlerinin devamında "Adalet pankartlarıyla dolaşmak adaleti getirmez. Yargı yarın sizi de davet ederse şaşmayın" ifadesini kullandı.

Kalp krizi geçiren vatandaş hayatını kaybetti

Yürüyüşün dördüncü gününde kalp krizi geçiren 79 yaşındaki Hasan Tatlı, ertesi gün (19 Haziran 2017) hayatını kaybetti. Kılıçdaroğlu, "Adalet yolundaki ilk kaybımız. İnşallah, bundan sonra buna benzer bir olayla karşılaşmayız" dedi; Tatlı'nın ailesine baş sağlığı diledi. 

Adaleti düşünme eylemi

Dün, Türkiye genelinde adaleti düşünme eylemi başlatıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, saat 18:00'de başlatılan eylemle ilgili olarak "Herkes durarak adaleti düşünecek" dedi. 

Grup toplantısı,
Çamlıdere yol ayrımında yapıldı

Partisinin Çamlıdere yol ayrımında gerçekleştirdiği grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "adalet yürüyüşü"ne yönelik olarak kullandığı "Unutmayın ki 138'inci madde sadece siyasetçiler için çalışmaz, A'dan Z'ye herkes için çalışır ve yargı yarın eğer sizi de bir yerlere davet ederse şaşmayın" ifadesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Senin ve hükümetinin hakimlere, mahkemelere talimat verdiğini ispat edersem ben, sen namuslu bir insan gibi görevinden istifa edecek misin?" diye konuştu.


Anayasanın 138'inci maddesi şöyle:
MADDE 138: Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.


2019 yılında, demokrasinin şaha kalkacağı bir dönemin başlayacağını iddia eden Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

"Her firavunun 'Musa'sı vardır. Firavun belli, 'Musa'lar burada. Biz zulme karşı direneceğiz, adaleti savunacağız."