www.t24.com.tr
YAZARLAR

Doğan Akın

dakin@t24.com.tr

Arkadaşına Gönder

Diğer Yazıları

Tüm Yazarlar

PKK şiddetini sorgulayan Kürtler artıyor

29.07.2010

DOĞU CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!..

“Öcalan'la yüz yüze tartıştım. 'Biz, çocuklarımıza özgür bir gelecek için yola çıktık. Ama daha yolun başındayken çocuklarımızın katili olduk. (PKK'nın öldürdüğü) Çetin Güngör sıradan biri değildi. Yazılarıyla muhalefet ediyordu. Zaten Dilaver Yıldırım da, Enver Ata da, sıradan insanlar değillerdi.
Bunlar, PKK'nin ilk kurucularıydı. Apo'nun diktatörlüğünü reddediyorlardı. Beyindiler ve hepsi öldürüldüler. 1987'de çok kanlı pratikler oldu. PKK kendi içinde çok insan öldürdü. Tanıdığım, devrimciliğine inandığım insanlar vuruldu. Memlekette kadın, çocuk demeden çok insan öldürüldü. Köyler basıldı, Öcalan kendisini şiddet yoluyla kabul ettirmeye çalıştı... Bekaa kampında çok insan öldürüldü... Bekaa'yı kazın yüzlerce ceset çıkar... Öcalan'ın çevresinin ajanlarla sarılı olduğu havasını vermek için, bir sürü kişiyi 'ajan' diye kurşuna dizdiler...”

Bu sözler, bir dönem Abdullah Öcalan'ın en yakınında yer alan ve “PKK'nın Avrupa sorumlusu” olarak bilinen Avukat Hüseyin Yıldırım'a ait. Neşe Düzel'in sorularını yanıtlayan Yıldırım'ın Taraf'ta üç gün boyunca yayımlanan açıklamaları, Kürt siyaseti üzerindeki şiddet vesayetine ilişkin önemli tanıklıklar içeriyor.


Ahmet Türk ılımlı bulundu, geri plana atıldı


Yıldırım'ın açıklamaları ışığında geriye doğru bakmak, Kürt sorununun çözümü önündeki engellerden birinin, şiddeti reddeden Kürtler üzerindeki PKK terörü olduğunu gösteriyor. Kürt açılımı sürecinde yapılan Reşadiye baskınını hatırlayın. O dönemde DTP'nin Genel Başkanı olan Ahmet Türk, “PKK'nın işi değil” açıklamasını yaptıktan hemen sonra örgüt Reşadiye baskınını üstlenmişti! Devletin sevmediği, saldırgan milliyetçilerin Samsun'da burnunu kırdığı Ahmet Türk, çelebi kişiliğiyle PKK cenahında da pek makbul görülmedi ve DTP'den sonra kurulan BDP döneminde arka plana itildi.


Hikmet Fidan PKK'yı eleştirmeyi göze aldı


Hikmet Fidan'ı hatırlayın. Hikmet Fidan öğretmendi. PKK'nın kuruluş aşamasında Abdullah Öcalan'la tanıştı. Fakat dağa çıkma davetini reddetti. Ancak 12 Eylül 1980 darbesinden sonra “PKK üyeliği” suçlamasıyla yakalandı, 6 hafta kaldığı işkencede kaburgaları kırıldı, Türkiye'nin tarihindeki kara lekelerden biri olan Diyarbakır Cezaevi'ne sevk edildi, 10 yıl hapis yattı.

Cezaevinden çıktıktan sonra da legal siyaseti tercih etti, şiddete karşı çıktı. Kapatılan HEP ile DEP'te il başkanlığı, HADEP'te Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. Parti üzerindeki Öcalan ve Kandil vesayetini eleştirmeyi göze aldı. PKK'dan ayrılan Yurtsever Demokrat Parti (PWD) ile temas kurdu. Barışçı, sivil, çoğulcu, katılımcı, şeffaf, özgürlükçü bir Kürt siyaseti için çalıştı.


Devlete göre PKK'lı, PKK'ya göre hain!


Sonucu biliyorsunuz.

Tam beş yıl önce, 6 Temmuz 2005 Çarşamba günü, Diyarbakır'da kaldığı otelde Hikmet Fidan'ın kapısı çalındı. Gelenler tanıdıktı. Birlikte otelden çıktılar. Bağlar ilçesindeki Kaynartepe Mahallesi 43. Sokağa gittiler. Rahat Apartmanı'nın önüne gelmişlerdi ki, arkasından yaklaşan bir kişi kafasına ateş ederek Fidan'ı öldürdü. PKK cinayetlerine böyle de bir imza atıyordu; enseden tek el ateş!

Cinayete ilişkin iddianameye göre, cinayet öncesi ve sonrasında çıkarılan telefon dökümleri, tetikçi ile Fidan'ı öldürüldüğü yere götürenlerin haberleştiğini ortaya koyuyordu.

“PKK'lı” olduğu iddiasıyla devletin işkencelerden geçirdiği, 10 yıl hapsettiği Hikmet Fidan, PKK tarafından da şiddete karşı çıkarak “ihanet” ettiği gerekçesiyle katledilmişti!


Kürt siyasetinin Ergenekonu


Hüseyin Yıldırım gibi “içerden” isimlerin açıklamaları, Kürt aydınlarını dışlayan, silahı reddeden Kürtler üzerinde terör estiren PKK'nın “Kürt siyasetinin Ergenekonu” faslından giderek daha yüksek sesle sorgulanacağına dair işaretler taşıyor. Eğer Kandil ve İmralı tarafından püskürtülmezse, Kürt meselesinde PKK tekeline karşı Diyarbakır'da bir toplantı yapılacağı belirtiliyor.

Yakın bir gelecekte, barışçı Kürt siyaseti üzerindeki şiddet ipoteğinin yeni bir tartışma konusu olarak önem kazanacağına emin olabilirsiniz.


AKP de, BDP de Fidan'ın hikâyesini unutmamalı


Kürt oylarıyla seçilenlerle görüşmeyerek Kürt sorununa çözüm bulmayı hayal eden Başbakan Tayyip Erdoğan ile parlamentoya girdikten sonra İmralı ve Kandil'den işaret beklemeyi politika yapmak zanneden BDP kadrolarının yeni bir değerlendirme yapmasının vaktidir.

Hikmet Fidan'ın kısa ömrünün hikâyesi, BDP kategorisindeki partileri “PKK'nın kuklası” diye kestirip atanlar için de, “Kürt sorununda muhatap PKK'dir” diye açmaza oynayanlar için de ezber bozacak çok şey anlatıyor.



 
OKUR YORUMLARI Tüm Yorumlar(8)
PKK yı sorgulayan kürtler artmalı.Sorgulayanlarda sahiplenilmeli.Ne kadar doğru bir tespit.Ü.D
Online Ziyaretçi 30.07.2010/10:43
Ben onu bunu bilmem vatan hainlerinin basi kesile..
Online Ziyaretçi 30.07.2010/00:40
Feodalite mi yıkılımşı... Hayal görüyorsunuz... Toprak reformu olmadan kimse yıkamaz...
Online Ziyaretçi 29.07.2010/16:54
PKK ne için savaştığını biliyor mu? Türk devletine kabul ettirmek istediği ne var kürt ayırımından başka? Biz diyoruz ki Türk/Kürt ayırımı yapılmasın. Onlar diyorlar ki ille de Kürt ayırımı yapılsın, biz azınlık olalım. Bunun mantığı, yararı var mı? Ülkede huzur içinde yaşayan, birbirine karışmış Kürt ve Türkleri ayırmanın kime yararı olur? N.Y.
Online Ziyaretçi 29.07.2010/15:24
Kürt siyasal hareketinin belkide en önemli başarısı feodaliteyi yıkıp gecmesidir,o yüzden artık hiç bir anlamı ve gücü kalmamış feodaliteden bahsetmek bugün boştur.star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç bölgeye feodalite hakim olduğu donemde devletin orayı kolay yonetebildigini ,PKK'nin feodaliteyi yerlebir ettiğinden beridevlet hakimiyetinin zayifladigini söylemiştir.
Online Ziyaretçi 29.07.2010/11:17
Biraz fazla iyimser bir yazı olmuş. Ölmeden az önce veya ölüm korkusu sardığı için günah çıkaran gördüğüm ilk PKK'lı değil ne yazık ki. Keşke birazcık inandırıcılıkları kalsa idi. Kürt kardeşlerim kusura bakmasında PKK da, sırf mevcut feodal düzen devam etsin diye PKK güdümünde politika yapan BDP de Kürtlerin davasına bizatihi en büyük ihanettir. Ağalar/Ağa çocukları siyasi kanada, marabalar/maraba çocukları dağa silah altına... 1000 yıl önce ne ise bu gün de o. Bu oyunu bozmanın tek yolu ağalık düzenine çomak sokmaktır. Bunu da AKP den beklemek zaten ayrı bir hayalcilik olur. Peki 1000 yıllık düzene nasıl çomak sokulur? Feodalizmle iç içe yaşayan AKP'den beklemek hayalcilik olur da "böyle bir şeyin bir kolayına olacağını" ummak hayalcilik olmaz mı? Kimse kusura bakmasın da "temsil gücü/basireti olmayan" siyasetin bu işe karışmasından sa, konunun "asayiş sorunu" olarak kalmasını tercih ederim. Çünkü ilkinin sonucu korkarım daha kanlı olacaktır. Siyasetçi için hava hoş. Suçu en son da "amigolara" atılar işin içinden çıktılar.-MT
Online Ziyaretçi 29.07.2010/03:17
geçmişle yüzleşip, bugünü konuşmak ve geleceğe dair projeler üretmek ..Bu toplum; ne devletin kurumlarıyla nede siyasi yelpazedeki sol ve sağ siyasi oluşumlarıyla buna henüz hazır değil.Kurulduğu yıllardan itibaren farklılıkları yok etmeye çalışan bir devletin içinden ,kendi içindeki farklılıklara hoşgörüyle bakan bir örgüt çıkarmı? Ne kendi halkına karşı savaş terminolojisiyle konuşan devlet aygıtını nede 30 yıldır savaşan PKK yı barış diline çekmek kolay olmayacak...
Online Ziyaretçi 29.07.2010/02:59
bugün sizi ülke tv'de ersoy dede'nin programında da izledim... orada da bdp için yapılan "kukla" tanımına karşı çıktınız. ama gerçek farklı mı ki?
Online Ziyaretçi 29.07.2010/01:10
YORUM YAZ

 
GAZETELER
AKŞAM
BUGÜN
CUMHURİYET
HABER TÜRK
HÜRRİYET
MİLLİYET
POSTA
REFERANS
SABAH
STAR
TARAF
VAKİT
VATAN
YENİ ŞAFAK
ZAMAN
    İSTANBUL
    ANKARA
    İZMİR