Kendisini açığa alan valiye mektup yazan Eski MAZLUMDER Başkanı Gergerlioğlu'na dava!

Gergerlioğlu, "Yasa dışı keyfiliklerin hesabını sormaya hakkım var" demişti

- A +

İslami hassasiyetlerle 1991 yılında kurulan insan hakları örgütü MAZLUMDER'in (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği) eski başkanlarından göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu'na, Kocaeli Valisi Hasan Güzeloğlu'na yazdığı mektup nedeniyle dava açıldı.  
Gergerlioğlu, sosyal medyada yayınladığı "barış mesajları" nedeniyle Kocaeli Valiliği tarafından açığa alınmıştı.

Eski MAZLUMDER Başkanı'ndan valiye: Yasa uygulayıcılar yasa dışı işler yaparsa yönetilenler ne yapsın?

İzmit Seka Devlet Hastanesi'ndeki görevinden aralık ayında açığa alınan, darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hâl (OHAL) uygulamasının 679 sayılı kanun hükmünde kararnamesiyle (KHK) ihraç edilen T24 yazarlarından Dr. Gergerlioğlu, valiye yazdığı mektubunda şu ifadelere yer vermişti:

"Amir olarak hakkımda karar alabilirsiniz ama ben de bir vatandaş olarak sizden yasa dışı keyfiliklerin hesabını sormaya, adalet aramaya hakkım var ve bunu sonuna kadar kullanacağım. Güçlü olan siz değilsiniz, haklı olduğum için ben çok güçlüyüm. Binlerce KHK mağduruna yapılanın sözcüsü olmak adına vicdanınıza bu altından kalkamayacağınız yükü hatırlatan olmaya devam edeceğim, haksızlıklar karşısında susmayacağım"

İddianamede, Gergerlioğlu'nun söz konusu ifadelerle mağdura karşı aşağılayıcı beyanlarda bulunduğu ileri sürüldü. İddianamede şu ifadeler yer aldı:

"Şüpheli Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun İzmit Seka Devlet Hastanesi'nde doktor olarak görev yaparken 679 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden ihraç edildiği, bu olayla ilgili T24 adlı internet gazetesindeki habere konu olan, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu'na yazdığı mektupta ihraç kararına yönelik"yasa uygulayıcılar yasa dışı işler yaparsa yönetilenler ne yapsın", "yasa dışı keyfiliklerin hesabını sormaya hakkım var" şeklinde ifadelerle mağdura karşı aşağılayıcı beyanlarda bulunduğu,
Şüpheli ifadesinde; ifadelerinin eleştiri sınırları içerisinde kaldığını beyan ederek ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği,
Her ne kadar şüpheli eleştiri sınırlarını aşmayan ifadeler kullandığına yönelik beyanlarda bulunmuşsa da, tüm dosya kapsamından yapılan incelemelerde, mağdurun ifa ettiği görev değerlendirildiğinde, şüphelinin kendisine yönelik ''yasadışı ve keyfi olarak kararlar verme'' iddiasıyla mağdurun hukuka aykırı bir takım işlemler yaptığı yönünde algı oluşturmak suretiyle onur, şeref ve saygınlığını rencide ettiği, söz konusu mektupta yer alan ifadelerin eleştiri boyutunu aştığı ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan Hakaret suçunun oluştuğu, atılı suçun kamu görevlisine karşı ve görevinden dolayı işlendiği anlaşılmakla;
Şüpheli hakkında yargılama yapılarak eylemine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince cezalandırılması kamu adına talep ve iddia olunur"

Okuyucu Yorumları