- A +

Son duruşmada, temmuz sonunda ne oluyor?

Cumhuriyet çalışanlarının yedisi serbest bırakılıyor, beş arkadaşımızın tutukluluk hali devam ediyor.

Aynı duruşmada çok önemli bir gelişme yaşanıyor.

İddianamede ileri sürüldüğünün tersine, hiç bir arkadaşımızın FETÖ ya da bir başka terör örgütü ile ilişkisi olmadığı kesinleşiyor.

Buna rağmen, neden tutuklu kalıyorlar?

Neymiş...

O arkadaşlarımız, o meslektaşlarımız Cumhuriyet Vakfı'nın ilkelerine uygun davranmışlar mı, davranmamışlar mı?

Davranmışlar ya da davranmazlar, kime ne? Mahkeme ile ne bağlantısı var? Tutukluluk halinin devamı için mantık bunun neresinde?

Vakfın ilkeleri

Kaldı ki, Cumhuriyet Vakfı’nın ilkeleri...

“Demokrasi... Atatürk İlkeleri... İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Bildirgesi'ni hayata geçirmeye çalışmak... Türkiye Cumhuriyeti'nin tam bağımsızlığı ve bütünlüğü...”

Cumhuriyet Gazetesi zaten onun için “gazete”. Orada çalışanlar zaten ömürleri boyunca bu ilkelere inandıkları için, o yolda çaba harcadıkları için “gazeteci”.

Ne yalakalık, ne iktidar pişkinliği, ne onun bunun peşinde koşmak, ne herhangi bir biçimde çıkar sağlamak, ı-ıhhh, onların kitabında bunlar yazmıyor.

Onlar “GAZETECİ”.

Vakıf için tanıklar

Onlar, bugün yeniden mahkemeye çıkıyor.

Vakfın kurallarına uymuşlar mı, uymamışlar mı, bu yolda tanıkların dinlenmesi söz konusu.

Tanıklardan, vakıf nerdeniyle Cumhuriyet’in başına çok iş açan CHP’nin eski bakanlarından Alev Coşkun tanıklardan biri. Ancak, galiba mazeret göstererek, mahkemeye katılamayacağını bildirmiş.

Diğer tanıklardan İnan Kıraç’ın duruşmaya katılması bekleniyor. Mustafa Pamukoğlu’nun da öyle. Muhtemelen diğer tanıklar da geliyor mahkemeye. Yani:

Bugünkü duruşma terör bağlantısı gibi saçmalıkların bir kenara bırakıldığı, vakıf için tanıklıkların yapılacağı bir duruşma.

Çöken bir iddianame

Bunun anlamı şu:

İddianame çökmüş, terör iddiası ile 316 gündür tutuklu meslektaşlarımız aklanmış, geriye hiç bir anlamı olmayan, kimseyi ilgilendirmeyen, vakfın ilkelerine uymuşlar mı, uymamışlar mı, gibi garip bir gerekçe kalmış...

O da, muhtemelen bugün netleşir.

Ve arkadaşlarımız bugün özgürlüklerine kavuşur.

Hukukun ve mantığın en doğal sonucu olarak.

Yusuf Emre İpek

Bugünkü duruşmada bir de, Cumhuriyet’in muhasebecisi Yusuf Emre İpek’in sorgusunun yapılması bekleniyor.

O da tutuklu, by-lock kullandığı gerekçesiyle.

Oysa, ortada bilirkişi raporu var:

Yusuf Emre İpek by-lock kullanmış değil.

Buna rağmen, tutukluluk hali devam ediyor.

Sorgusu sonrası, onun da serbest bıraklaması bekleniyor. Normal olarak, hukukun ve mantığın sonucu olarak.

 

Dünyanın gözü bu davada

Cumhuriyet davası Türkiye sınırlarını çoktan aşmış bulunuyor. Uluslararası bir hukuk skandalı olarak dünyanın ilgisini çekiyor.

Pek çok ülke ve kurum, Türkiye’deki demokrasiyi sorgularken, bir de Cumhuriyet davasından hareket ediyor.

Bugün serbest bırakılmaları halinde, Türkiye’de demokrasinin ve hukukun yavaş yavaş yeniden doğrulmaya başladığının bir işareti olarak algılanabilir dünyada. Ve elbet içerde.

Çölde vaha gibi.

O arkadaşlarımızın, o değerli meslektaşlarımızın bugün serbest bırakılmaları normaldir, hukukidir, mantıklıdır.

Kırk gün sonra

Ağustos başında yazılarıma “kısa bir ara” notuyla nokta koymuştum. Çeşitli nedenlerle o “kısa ara” biraz uzadı.

Yazmak... Yeniden yazmak...

Cumhuriyet arkadaşlarımı bu yazıyla selamlamak ve onlarla kucaklaşmak istiyorum.

Okuyucu Yorumları