- A +

Pazartesi günü açıklanan Temmuz dönemi işgücü istatistikleri mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlikte artış olduğunu gösterdi. Genel işsizlik oranı yüzde 11,1’den 11,2’ye 0,1 puan, tarım dışı işsizlik oranı da yüzde 13,2’den 13,4’e 0,2 puan yükseldi.

Bu, en azından benim için, beklenmedik bir gelişme oldu. Eğer izliyorsanız aylık işgücü piyasası yorumlarımda, yüzde 5’in üzerinde seyreden ekonomik büyümenin istihdamı da kamçıladığını, dolayısıyla geçen Aralık ayında zirve yapan işsizliğin düşüş eğilimine geçmesinin normal olduğunu sürekli vurguluyorum.

2016 yılında mayıs ayından itibaren yavaşlayan büyümenin istihdamı  olumsuz etkilemesi sonucu işsizlikte şiddetli bir artış ortaya çıkmış, işisiz sayısı 3 milyon 100 binden 3 milyon 600 bine ulaşırken, tarım dışı işsizlik oranı da yüzde 12,4’den 14,1’e yükselmişti. Ardından nispeten yüksek GSYH artışlarının etkisiyle ivmelenen istihdam sayesinde son 7 aydır işsizlikte, yavaş da olsa, azalma yaşanıyordu. Oranlar düşerken işsiz sayısında da yaklaşık 100 binlik bir azalma olmuştu.

Temmuz döneminde ne olduğunu anlamak için işsizlikteki artışa biraz daha yakından bakalım. Haziran döneminden temmuz dönemine tarım dışı işgücü artışı 12 binden ibaret. Bu rakam normal işgücü artış temposunun bir hayli altında; Aralık-Temmuz döneminde ortalama aylık artış79 bindi ve hiç bu kadar düşük bir başka artış örnegi de yok.

Bu kadar düşük işgücü artışna rağmen işsiz sayısının 54 bin, işsizlik oranının da 0,2 puan artması elbette tarım dışı istihdamdaki azalmadan kaynaklanmış durumda:  

Sanayide 20 bin, hizmetlerde 46 bin net istihdam kaybı var. İyimser bir yorumla sanayideki kaybın bir ölçüde verim artışlardan kaynaklandığı düşünülebilir. Ancak istihdam artışlarını sırtlayan hizmetlerdeki kayıp istisnai bir durum.

Tüm öncü  göstergeler temmuz döneminde (Haziran-Temmuz-Ağustos) ekonomik büyümenin devam ettiğine işaret ediyor. Ama ne boyutta olduğunu henüz bilmiyoruz. 3. Çeyrekte yıllık büyüme oranının geçen yıldaki daralma nedeniyle yüksek çıkması bekleniyor. Buna karşılık büyümede güncel tempoda bir yavaşlama olup olmadığını çeyrekten çeyreğe büyüme oranı gösterecek. Bunun için Aralık ayını bekleyeceğiz. Yine de kişisel tahminim mevsim etkilerinden arındırılmış rakamlarda Ağustos döneminde güçlü bir istihdam artışının görüleceği yönünde. Ayrıca mevsim etkilerinden arındırma işlemenin doğası icabı her dönem geçmiş rakamların revize edildiğini hatırlatayım. 15 Kasımda açıklanancak işgücü istatistiklerinde böyle bir revizyon da muhtemel. Ama eğer zayıf bir istihdam artışı görülürse büyümede belirgin bir yavaşlama gündemde demektir.

Bitirirken az da olsa bardağın dolu tarafına da dikkat çekmek isterim. TÜİK genç (15-24 yaş) işsizlik oranlarını da mevsimsellikten arındırırak yayınlıyor. Haziran’dan Temmuz’a genç işsizlik oranının (tarım dahil) 21,8’den 21,7’ye gerilediği görülüyor. Genç işsizlik Ocak döneminde yüzde 22,6 ile zirve yapmıştı. Genel işsizilk oranı bu dönemde 0,5 puan azalırken genç işsizlik 0,9 puan azalmış durumda. Buna rağmen genç işsizliğin geçen yılın temmuz dönemine kıyasla halen daha yüksek düzeyde olduğunu (yüzde 19,9’a 21,1) ve gerç kadınlarda farkın erkeklere kıyasla çok daha yüksek olduğunu (yüzde 24,6’ya 27,5) belirtmek isterim.

Gençlerin işgücü piyasasına erişimleri itibariyle endişe verici bir durumu da kaydederek yazıyı noktalayalım. TÜİK bir süredir “ne eğitimde ne istihdamda” başlığı altında okulu bırakmış ama aynı zamanda bir işe de girmemiş gençlerin bu gruptaki kurumsal olmayan nüfuslarına (askerde, hapiste, hastanede olmayanlar) oranını yayınlıyor. Bu oran bir yıl içinde genç erkeklerde yüzde 16,9’dan 16,5’e gerilerken genç kadınlarda yüzde 24,6’dan 27,5’e yükseldi. Toplamda da yüzde 26,3’ten 26,7’ye yükseldi.

Yorumu size bırakıyorum.

Okuyucu Yorumları