- A +

Kazanabileceğim tek ödül, “En Kirli Araba” ödülüdür.

Arabam 180 bin kilometreden fazla yol yapmış, ikinci el bir Suzuki arazi aracıdır.

Sık sık bakımını yaptırıyorum, ama senede bir iki defa yıkatıyorum. Tahminen.

Çizildiği zaman da tamirciye koşmuyorum.

Benim gibi o da yaşını gösteriyor.

Dün sabah, aniden, nereden geldiği belli olmayan bir güdüyle onu yıkatmaya karar verdim.

Girne’deki Colony Oteli’nin önündeki benzinciye gittim.  

Muhtemelen adadaki en modern araba yıkamacısı oradadır.

İş, orada, seri üretim hattını hatırlatan bir şekilde yapılıyor.

Önce arabanın dışı otomatik olarak yıkanıyor, sonra içi beş altı iş istasyonundan birinde makine kullanan ellerle.

İlk aşamada, arabayı, içinde sürücüsüyle birlikte yürüyen bir hattın üzerine alıyorlar. Yavaş yavaş ilerlerken üzerine büyük bir basınçla değişik açılardan su püskürtüyorlar. Göz gözü görmeyen bu sağanağın altında araba tertemiz oluyor.

İlk defa bu süreçten geçiyordum.

Birdenbire arabayı yıkayanın bir robot olduğunu anladım. İnsan eli, robotu harekete geçiren düğmeye basmaktan başka bir şey yapmıyordu.

Robotlar veya Artificial Intelligence (AI)/ Yapay Zeka bir süreden beri aklımdaydı.

Her gün göz gezdirdiğim İngilizce gazete ve dergilerde muhakkak AI ile ilgili yazılar görüyordum.

İleri ülkelerde, özellikle ABD’de, yüzlerce, belki binlerce yerde Yapay Zeka konusunda araştırmalar yapılıyor.

Büyük imalatçılar, bir türlü robot olan sürücüsüz araç deniyorlar.

Gittikçe “akıllanan” robotlar bir gün insanı ortadan kaldırıp onun yerini alabilir mi?

Dişi ve erkek robot seks arkadaşları bu yıl içinde Amerika’da piyasaya çıkacak.

Ama robotlar çoktan beri aramızda ve biz onların robot olduklarını bilmeden  varlıklarına alıştık bile.

Banka ATM’lerinin birer basit robot olduğunun farkında mısınız?

Veya size uçak bileti satıp nerede oturmak istediğinizi soran on-line muhatabınızın?

Bu yüzyıl Yapay Zeka Yüzyılı olacak. Robotlar, içinde bulunduğum arabadaki yıkayıcı gibi süratle birçok alanda insanın yerini alıyor.

Bu da iki soruyu beraberinde getiriyor.

İşi, robotlar tarafından alınan insanlara ne olacak?

Bir tahmine göre, Amerika’da sadece taşımacılık sektöründe robot araçlar, beş milyon kamyoncu, taksici ve TIR’cıyı vesaire, işinden edecek.

Sabahleyin kahvaltı yaparken Bloomberg’de “İşiniz bir robot tarafından elinizden alınmak üzere mi?” başlıklı bir yazı okumuştum.

Yazının konusu “robotlaşan” endüstrilerin üretimi artırdığı ama iş gücü kullanımını azalttığı olgusuydu.

Ekonomist Daron Acemoğlu ile Pascual Restrepo’nun ABD’de yaptığı bir araştırmaya göre, robot kurulan fabrikalarda hem işçi sayısı hem ücretler azalıyor.

Bunun en belirgin olduğu sektör, ilk ve en çok robot kullanan otomotiv üretimidir.

İkinci soru birincisinden daha ilginç ve karmaşıktır: Gittikçe “akıllanan” robotlar bir gün insanı ortadan kaldırıp onun yerini alabilir mi?

Vivek Wadhwa, Sürücüsüz Arabadaki Sürücü*, adlı kitabında  “Yapay Zeka insanın makineden üstün olduğu varsayımına meydan okuyor,” diye yazıyor.  

Wadhwa’ya göre, Yapay Zeka çağında dünyayı iki seçenek bekliyor:

Bütün gereksinimlerimizin karşılandığı, vaktimizi bilgi sahibi olmak ve insanlığı daha iyi yapmak için harcayabileceğimiz cennetvâri bir ortam. Veya insanlığın kendini ortadan kaldıracağı Mad Max’vâri ürkütücü ve yabancılaştırıcı bir gelecek.

Türkiye’nin bu akımdaki yeri ne diye soracak olursanız, herhalde en kısa cevap şudur:

“Matbaa’da ne idi ise o.”


*Financial Times’tan alıntı: The Driver in the Driverless Car, Vivek Wadhwa, Alex Salkever, Berrett-Koehler . Türkçesi yok.

Okuyucu Yorumları