- A +

Fikret Orman’a; “Yönetime, Beşiktaş’ın borcunu 100 milyon TL’ye indireceğiz” diyerek talip oldunuz ama borç tutarı sizin döneminizde 2 milyar TL’yi aştı. ‘İstanbul’da mutlu bir Hollandalı’ enleminde ‘Dolce Vita’ yaşamı süren, buna karşın sahada gezinen Jeremain Lens için 1.5 milyon Euro kiralama bedeli ödediniz. Ardından da anlaşılmaz şekilde 4 milyon Euro daha ödeme yapacağınızı açıklayarak bu futbolcunun bonservisini alacağınızı duyurdunuz. Mutlaka bu konuda savunmanız vardır ama ne söylerseniz söyleyin, benimle paralel düşünenlere inandırıcı gelmeyecektir! Lütfen bundan böyle mali kongrelerde ‘borcumuz kur farkından artıyor’ mazeretinin ardına sığınmayın.

Şenol Güneş’e; Jeremain Lens’in oynamamak için ayak sürüyeceğini  bizden çok daha iyi bildiğiniz halde böylesine önemli bir maçta onu sahaya, ‘çıkmayan candan umut kesilmez’ mantığıyla mı sürdünüz? Fenerbahçe 9, Beşiktaş 10 kişi mücadele ederken ve Beşiktaş’ın gole yaklaştığı sıralarda oyuna Oğuzhan Özyakup’u dahil etmenizin nedeni ‘Şimdi Vagner Love’ün rahatını bozmayayım, onun yerine Oğuzhan girsin’ şeklindeki ‘ince’ düşünceniz midir?

Ricardo Quaresma’ya; Paşam becerinden hiç kimsenin kuşkusu yok, istediğinde neler yapabileceğini cümle alem gayet iyi bilmekte. Ancak bu kaçıncı hatan? Geçmişte yaptığın yanlışlardan hiç mi ders almadın? Josef de Souza’nın sana ne yaptığını herkes gördü ne var ki hakemin gördüğü senin yaptığın oldu!

Volkan Demirel’e; Senin derdini çözmenin olasılığı yok gibi gözüküyor! Zira ne yapmaya çalıştığını en fanatiğinden Fenerbahçelisi dahi anlamaya çabalıyor lakin anlayamıyor! Şayet sen hakem olsaydın, dün gece kendini kaçıncı dakikada oyundan atardın?

Fırat Aydınus’a; Fenerbahçelisine de Beşiktaşlısına da göstermediğiniz ya da gösteremediğiniz bariz kartlar mevcuttu. Elbette sizde haklısın, sahada mücadele edenlerin niyeti futbol oynamaktan ıraktı, gecenin ayazında! Bu nedenle zaman zaman bocalamanıza anlayış göstermek olası ama uzatma dakikalarında Hasan Ali Kaldırım’ın Anderson Talisca’ya yaptığı ‘penaltıyı’ oldukça net şekilde görmenize karşın neden ‘penaltı’ kararı veremediğinizi anlamak güç! Kimden veya neden çekindiniz? Sakın ‘görmedim’ savunmasına geçmeyin zira söz konusu pozisyon çok açık ve net şekilde görüş alanınızda yaşandı.

Ve diğerleri; Özellikle de kart görmeden oyunu bitirmeyi başaran ‘hırçın’ futbolcular… Sakın ola ki ‘atılmadığınız’ için gözümüzde, sahada centilmenlikten ödün vermeyen futbolcular oldunuz. Hepimiz tekrar, tekrar izledik; ‘bazılarınızın’ futbolu oyun olmaktan çıkarma çabalarını! Şaşırdık mı, elbette ki hayır. Niye mi?

Her şeyin büyük hızla kirlendiği ortamda futbolun ve futbolcunun temiz kaldığını varsaymak düpedüz ahmaklık olur da ondan!  Memleketin hali neyse futbolun, futbolcunun hali de o…

Okuyucu Yorumları