En kötüsü Gökhan Gönül değil Şenol Güneş!..

- A +

Gel de sevgili Temuçin Tüzecan’ın “Şenol Güneş’in inadı profesyonellik sınırlarını zorluyor” paylaşımına kayıtsız kal!

Yitirmek; kazanmak kadar doğalı, ne var ki ‘göz göre göre’ ve ‘inat’ ederek yitirmek sıra dışı olanı. Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi başarısında Şenol Güneş’i alkışlamak nasıl doğal ise Kayserispor karşısında yitirilen iki puan için eleştirmek de gereklilik, zorunluluk…

Sevgili Şenol Güneş sizce 16’ıncı dakikada kaçırdığı mutlak gol pozisyonu bir yana Oğuzhan Özyakup, Kayserispor maçında futbol adına ‘olumlu’ ne yaptı? Dilerseniz maçın tekrarını 3 kez izleyin ve sorunun yanıtı bize değil, kendinize verin! Hiç kuşkum yok, ekranın ‘ünlü’ yorumcularının dolduruşuna geldiğinizden. ‘Bu kilidi Oğuzhan açar’, ‘Oğuzhan, Beşiktaş’ın en etkili silahı’ yorumları sizi etkiliyor belirgin. Ama, ama siz oynatmak, Oğuzhan Özyakup da ‘eskisi’ ile özdeş şekilde oynamamak için direniyor, bu arada puanları yitirin de Beşiktaş oluyor. İnadınız salt Oğuzhan Özyakup ile sınırlı kalsa bir derece!

Fenerbahçe forması giyen Roberto Soldado diyor ki; “Onu eleştiren insanlar, henüz Negredo’yu tanımıyor. Ben onun İspanya’da neler yaptığını gördüm. Ama şu anda tercihim kulübede devam etmesi olur! Böyle olursa Beşiktaş’a katkı yapamaz…” Siz ne yapıyorsunuz? Son 15, bilemediniz 10, genelde de oyunun bitimine 5 dakika kala Alvaro Negredo Sanchez’i oyuna alıp, adeta İspanyol futbolcuyla ‘ti’ geçiyorsunuz. Tolgay Arslan’ı çıkarıp Anderson Talisca’yı alıyorsunuz, oysa dışarı almanız gereken oyuncunun adı Oğuzhan Özyakup olmalıydı. Onun yerini de Alvaro Negredo almalıydı. Sevgili Temuçin Tüzecan’ın paylaşımında altını çizdiği gibi; “Sizin inadınız profesyonelliğin sınırlarını zorluyor…”

Elbette Şenol Güneş’in inadı dışında bir de Kayseri deplasmanında ‘ayak sürüyenler’ mevcuttu! Gökhan Gönül için ‘en kötüsü’ demek haksızlık olur zira en kötüleri Şenol Güneş sonra Gökhan Gönül ve Ricardo Quaresma idi! Ancak Portekizli futbolcunun çıkardığı ‘kusursuz’ topta Oğuzhan Özyakup kolayı yapıp golü atsaydı, Ricardo Quaresma’nın durgunluğu ‘görmezden’ gelinebilirdi. Umut Bulut’un attığı golde yerde oturup söylenen Dusko Tosic’in yerine Leipzig maçında ‘kusursuz’ oynayan Matej Mitrovic neden forma giymez?  Atiba Hutchinson sıradan bile değildi, ha keza Ryan Babel ve de Cenk Tosun…

Beşiktaş, Şenol Güneş’in ‘inadı’ nedeni ile ne ilk kez puan yitirdi ne de Kayserispor maçı bunun son örneği olacak. Zaten ‘Beşiktaş her sezon şampiyon olacak’ şeklinde bir kuram da mevzu bahis değil. Mantığın kabul etmekte zorluk çektiği Galatasaray ve Leipzig maçlarının ardından vasati dahi bulamayan futbol. Bunun yanıtını da teknik kadro verecek haliyle!

Hakem Yaşar Kemal Ugurlu’nun Umut Bulut’un Cenk Tosun’a yaptığı pozisyonda ‘penaltı’ noktasını göstermekten gayrı alternatifi yoktu. Hatası, Adriano’nun ‘çaktırmadan’ Ryan Mendes’e yaptığı sertliği kartla cezalandırmaması oldu. Beşiktaş, Şenol Güneş’in inadı ev sahibi Kayserispor ise bireysel beceri noksanlığından kazanamadı. Tabii Tiago Lopes’in ikinci sarı kartal oyun dışında kalıp takımını neredeyse bir devre boyunca eksik bırakmasını da göz ardı etmemek gerekli. Güçlü olan her zaman kazanamıyor, gücü akılcı kullanmak gerekiyor!

   

Okuyucu Yorumları