Gündem

Ülkücü yazar: Bahçeli lider olmadığını itiraf etti

"Tercih eden, emir alan, etkilenen kişilerden lider olmaz"

10 Şubat 2017 17:04

Yeniçağ gazetesi yazarı Özcan Yeniçeri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin " Eğer Doğu Perinçek ile Sayın Tayyip Erdoğan arasında bir tercih yapmak zorunda kalsam, kesinlikle tercihim Erdoğan olur" sözlerini eleştirerek "Bahçeli bu sözleriyle lider olmadığını itiraf etti" dedi.  Yeniçeri, " Tercih eden, emir alan, etkilenen kişilerden lider olmaz." diye yazdı. 

Yeniçeri'nin Yeniçağ'daki yazısı şöyle:

Liderliğin yapılan bütün tanımlamalarında başlıca üç kavram ya birlikte ya da ayrı ayrı bulunmaktadır. Bu kavramlar; "etkileme, yönlendirme ve belirleme" kavramlarıdır. Bu çerçevede liderlik bir "yöneltme sanatı",  bir "ilişki ve etkileme sistemi" ya da bir amacı gerçekleştirmeye yönelik davranışları güdüleyecek unsurları "belirleme tekniği" olarak ifade edilmektedir. Nasıl ifade edilirse edilsin liderliğin temelinde üç unsurun var olduğu bilinmektedir.

Liderin sahip olması gereken erdemler!

Farabi, Arai Ehil Medinetülfazıla adlı eserinde bir (başkanda) yöneticide bulunması gereken erdemleri şöyle sıralamıştır: Organları tam olmalıdır, anlayışlı olmalıdır, belleği güçlü olmalıdır, akıllı ve ince görüşlü olmalıdır, güzel konuşur olmalıdır, öğrenmeye gönüllü olmalıdır, yiyeceğe içeceğe ve eğlenceye tutkun olmamalıdır, doğruluğu sevmeli ve yalancılıktan tiksinmelidir. Nefsini yüksek tutmalı ve kendisinden kuşkulandıracak şeylerden çekinmelidir, dindar olmalı ve dünya kaygılarında gözü bulunmamalıdır, adaletli olmalı ve kötülük yapmaktan çekinmelidir. İşinde ayak diremeli ve dilekli olmalıdır.

Farabi; 'bu erdemler tek kişide bulunmazsa, bir kaçı birinde, bir kaçı da ötekinde bulunursa o iki kişi başkan olur. Eğer bu erdemler üç kişide bulunursa o üç kişi başkan olur. Bu erdemler için çok kişi gerekiyorsa o kadar kişi başkan olur' demekte.

Bilim bu böyle diyor

Lider tercih eden değil tercih edilendir!

MHP'nin tepesinde bulunan zat aynen şunları söylüyor: "Eğer ülkenin bekası için Doğu Perinçek ile Sayın Erdoğan arasında bir tercih yapmak zorunda kalsam. Kesinlikle tercihim Erdoğan olurdu".

Perinçek de buna "Erdoğan'ı tercih Doğu Perinçek'i tercih" demektir şeklinde cevap vermiştir.

Bahçeli'nin bu sözleriyle resmen "ben lider değilim" tercih ettiğim kişi liderdir. Çünkü lider Farabi'nin tanımıyla Reis-ül Evvel'dir. "Emir almayan" aksine emir veren, etkilenmeyen aksine etkileyen, tercih etmeyen tercih edilen kişidir, lider.

Tercih eden, emir alan, etkilenen kişilerden lider olmaz. 

Bahçeli açıkça, tercih ettiğim kişiler var, onlar liderdir "ben lider değilim" itirafını etmiş bulunmaktadır.

Devlet Bahçeli, başkanlık sistemine ve dolaysıyla referanduma neden 'evet' dediğini eleştiren MHP seçmeni dahil herkesi; 'Size mi soracaktım. Size ne, sizden mi icazet alacaktık' diyerek azarlıyor.

Bu sözlerin sahibi her şey olabilir ama demokrat olamaz.

Dönemsel olarak tarihte bu tür zihniyetlerin peşine taktıkları insanları uğrattıkları felaketler hâlâ hafızalardadır.  

Bir zamanlar Merzifonlu Kara Mustafa Paşa da kimseye sormamıştı! Sevr'i ve Mondros'u imzalayanlar da hiç kimseye sormadan ve hiç kimseye hesap vermeden basmışlardı imzayı! Selanik'i Yunan'a teslim edenler kimseye sormadan bunu yapmışlardı. Onlar da sözüm ona "devletin bekası" için bunu yaptıklarını söylemişlerdi.

O dönem kapandı.

Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?

Demokrasiler soran ve sorgulayan rejimlerdir. Günümüzde bütün siyasi liderler katılımcılık, meşveret ve ortak akılı bulmaya çalışıyor.

Dahası hiçbir genel başkan partisinin tüzüğüne ve programına aykırı bir sistemi savunamaz ve dayatamaz. Parti tüzüğünü ve programını yok sayamaz. MHP Parti tüzüğü başkanlık sistemine kapalıdır.

Biz de Bahçeli'ye soralım; Başkanlık sistemiyle ilgili olarak düşündüklerinizi MHP'nin yetkili kurullarında görüşüp, MHP'nin seçmenini ikna edip tüzüğü değiştirip, başkanlık sistemine uygun hale getirmeden kendi kendinize parti tüzüğüne aykırı nasıl davranabiliyorsunuz?

Siz kendinizi ne zannediyorsunuz? Tabii ki sizi o makama oturtanlara soracaksınız, dahası hesap vereceksiniz. Hangi hakla, yetkiyle ve cüretle MHP'nin tüzüğüne, programına aykırı davranabiliyorsunuz?

Bu durumda kendi kendinizi gayrimeşru duruma düşürmüş olmuyor musunuz?

Yarattığınız fiili durumu hukuki hale AKP getirebilecek mi?