Politika

Üç partinin siysi temsilcileri: Tüm barajları kaldırın

"MHP, baraj sorununu kendine yontuyor"

12 Kasım 2017 18:03

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Seçim barajı düşürülsün" çıkışıyla gündem olan teklif, gerek başbakan gerek AKP sözcüleri tarafından olumlu karşılandı. Muhalefetin de itiraz etmediği konu hakkında Halkların Demokratik Partisi (HDP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) ve Emek Partisi açıklamada bulundu. Üç siyasi partinin temsilcileri 'seçim barajı' tartışmalarına ilişkin olarak, "Tüm barajları kaldırın" dedi. 

Evrensel'de yer alan habere göre HDP, ÖDP ve EP barajın kaldırılmasından yana. Ancak barajın kaldırılması ile demokrasi sorununun çözülmeyeceğini, 7 Haziran, 1 Kasım seçimleri ve 16 Nisan referandumunda yapılan sandık müdahalelerinin işaret ettiğini söylüyor. Ayrıca OHAL ve KHK’ler ile yönetilen bir ülkede seçim yapılmasının da demokrasiye aykırılığından bahsediyorlar. 

"Barajın kalkması yetmez"

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen barajın tümüyle kalkmasından yana olduklarını belirterek, seçmen iradesinin hiçbir keyfi kısıtlamaya, antidemokratik uygulamaya maruz kalmadan siyasal karar süreçlerinin yansımasını savunduklarını kaydederken, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ise 2019 seçimlerine giderken seçim barajının yanı sıra, OHAL uygulamaları, Erdoğan AKP’sinin baskı politikaları, yasaklar, engellemeler, seçim güvenliği gibi konuların da öncelikle tartışılması gerektiğine işaret etti. 

ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş ise “Fiilen kapatılmış bir parlamentoda baraj tartışması yapmak, bunun üzerinden temsilde adalet ve demokrasi tartışmak abesle iştigaldir” derken CHP ise bu konuda daha evvel de söylediği ‘baraj kaldırılsın’ talebinde ısrarcı. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve parti temsilcileri yaptıkları açıklamalarda yüzde 1 de oy alsa bu Mecliste partilerin temsil edilmesi gerektiğini ifade etmişti. 

"Seçmen iradesi hiçbir keyfi kısıtlamaya maruz kalmaz"

Eş Başkanları ve milletvekilleri tutuklu HDP’nin Sözcüsü Ayhan Bilgen , seçim barajı konusunun ilkesel olarak ele alınması gereken bir konu olduğuna dikkat çekti. MHP’nin beyanlarına bakıldığında ilkesel değil tam tersine barajın hangi amaca hizmet ettiğini itiraf eden pragmatik bir yaklaşım görüldüğünü ifade eden Bilgen, “Kimin baraj altı kaldığı üzerinden değil herkesin parlamentoda temsilinin önemli olduğu yaklaşımıyla tutum belirlemek gerekir” dedi.

Türkiye’de son gerçekleşen referandumla parlamentonun işlevinin zayıflatıldığına dikkat çeken Bilgen, “Seçilmiş milletvekilleri ve belediye başkanları keyfi tutuklanırken bunu olumlayıp şimdi barajla ilgili tartışma yapmak siyasi ahlak açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.

Bilgen, HDP olarak barajın tümüyle kalkmasından yana olduklarını belirterek, seçmen iradesinin hiçbir keyfi kısıtlamaya, antidemokratik uygulamaya maruz kalmadan siyasal karar süreçlerinin yansımasını savunduklarını kaydetti.   

"OHAL koşullarında yapılacak hiçbir seçim demokratik olamaz"

Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, MHP’nin baraj sorununu kendine yonttuğunu söyledi fakat bunun bir demokrasi sorunu olduğunun da altını çizdi. Gürkan, seçimlerin ve baraj tartışmasının OHAL koşullarında yapıldığına işaret ederek “Üstelik meclisteki 3. Parti HDP’nin Eş Başkanları dahil 9 milletvekilinin, CHP’den 1 milletvekilinin tutuklu olduğu, 5 milletvekilinin vekilliklerinin düşürüldüğü bir atmosferde seçimin konuşulması da ayrı bir abeslik” dedi. Gürkan’ın açıklaması şöyle: 

"7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinden sonra 16 Nisan’da gerçekleştirilen referandumdaki sandık müdahaleleri ve sonuçları seçimi aslında her yönüyle tartışılır kılmıştır. Seçimler zaten eşit koşullarda yapılmamaktadır. Bir yandan devlet olanaklarıyla propaganda yapan iktidar partisi diğer yandan da propaganda çalışmaları engellenen muhalefet partilerinin olduğu tablo, seçim olgusunu zaten tartışmalı kılıyor. Üzerindeki şaibeyle tarihe geçen 16 Nisan referandumu seçim güvenliğini de bugün başlıca sorunlardan biri haline getirdi. Dolayısıyla 2019 seçimlerine giderken seçim barajının yanı sıra, OHAL uygulamaları, Erdoğan AKP’sinin baskı politikaları, yasaklar, engellemeler, seçim güvenliği gibi konuların da öncelikle tartışılması gerekiyor. İlerleyen günlerde iktidar partisinin eriyen oylarına karşı bir telafi mekanizması olacak biçimde seçim sisteminde yapılacak muhtemel düzenlemeler de buna dahil olacaktır.  Bu koşullarda yapılacak bir seçimin demokratik olmasını ve halkın iradesini yansıtmasını bekleyemeyiz."

 

"Fiilen işlevsizleşmiş parlamentoda baraj tartışması anlamsız"

ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş ida MHP’nin çıkışının arkasında, demokrasi ve temsilde adalet için barajın düşürülmesi değil, kendi baraj sorununun aşılması bulunduğunu vurgulayarak Türkiye’de ‘işlevsizleşen parlamento’ varken bu tartışmaların yapılmasının abesle iştigal olduğunu ifade etti.

Taş şöyle sözlerine şöyle devam etti:

"AKP’nin bu soruya vereceği yanıt da MHP ittifakının parçası olarak gelişir. Önümüzdeki günlerdeki uyum yasaları ile birlikte baraj tartışması ve barajın düşürülmesi gerçekleşirse AKP ve MHP eliyle demokratikleşme olarak dahi sunulabilir! Bunların ötesinde dikkat çekilmesi gereken nokta, baraj tartışmasının parlamentonun işlevsizleştirildiği, tek adam yönetimin kurumsallaştırıldığı ve ülkenin OHAL-KHK düzeniyle yönetildiği bir dönemde yapılıyor olmasıdır. Fiilen kapatılmış bir parlamentoda baraj tartışması yapmak, bunun üzerinden temsilde adalet ve demokrasi tartışmak abesle iştigaldir. 16 Nisan referandumu bir kırılma noktasıydı. Artık tek adam diktasının kurumsallaştırıldığı, Meclissiz ve anayasasız bir yönetimden söz ediyoruz. Meclisteki barajın kaç olduğunun önemi yok böyle bir yönetimde demokrasi olmaz, demokrasi ancak bu tek adamlık ortadan kaldırılarak kazanılabilir."