Gündem

Tartışmalı iç güvenlik yasa tasarısı bir hafta ertelemeyle TBMM'de

CHP, MHP ve HDP iç güvenlik yasa tasarısı paketinin geçmesine karşı çıkıyor

08 Şubat 2015 21:25

Polise geniş yetkiler tanıyan ve muhalefet partilerinin tamamından tepki gösteren ‘iç güvenlik yasa tasarısı’nın TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerine bir hafta ertelemenin ardından yarın başlanıyor.

132 maddelik düzenlemede, kolluğun arama ve gözaltına alma yetkisi genişletiliyor. Hakim kararı olmaksızın detaylı arama yapma ve 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi tanıyor. Tasarının 2. maddesine göre, kişiler, kendileri ve eylemleri tehlike, tehlike tehlikesi oluşturuyor gerekçesi ile yakalanarak koruma altına alınacak.

Bu şekilde yakalanan "tehlikeli kişi", eylemi suç oluşturmadığı için Cumhuriyet savcısına haber verilmeyecek. Bu durumun, yeni, haksız gözaltı, karakolda kaybolmalara davetiye çıkaracağına dikkat çekiliyor. 

CHP, MHP ve HDP'nin son ana kadar iktidar kanadına geri çekilmesi yönünde uyarılarda bulunduğu, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Temel Kanun olarak görüşülecek. Son dakika sürprizleri olmadığı takdirde uzun süreli bir maraton bekleniyor.

Yeni düzenleme şunları getiriyor:


 
Hâkim kararı olmadan arama 

 

Tasarının birinci maddesi ve fıkralarıyla kolluğun arama ve gözaltına alma yetkisi genişletiliyor. Polis, hâkim kararı gerekmeksizin detaylı arama yapabilecek. 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi de var.

 

Masum vatandaşa 'tehlikeli’ gözaltısı 

 

CHP, tasarının 2. maddesini 'Kişi hak ve özgürlükleri açısından belki de tasarıdaki en tehlikeli düzenlemelerden biri budur' diye nitelendirdi. Düzenleme ile kişiler, kendileri ve eylemleri tehlike, hatta tehlike tehlikesi oluşturuyor gerekçesi ile koruma ve yakalama yoluyla, özgürlük kısıtlaması işlemesine tabi olacak. Masum bir vatandaş, kendisi ve başkası için tehlike oluşturuyor bahanesiyle yakalanabilecek. Üstelik bu şekilde yakalanan "tehlikeli kişi", eylemi suç oluşturmadığı için Cumhuriyet savcısına haber verilmeyecek. 

 

Polise ' tehlike oluşturuyorsun' yetkisi 

 

Düzenleme, 'muhafaza altına alma' yerine 'koruma' adı altında yeni bir müessese oluşturuyor. Bu durumun yeni, haksız gözaltı, karakolda kaybolmalara davetiye çıkaracağı ifade ediliyor. Ayrıca, bu madde ile kolluğa, yine istediği kişiye "tehlike oluşturuyorsun" diye uzaklaştırma adı altında bir il, ilçe ya da bölgeye girmesini engelleme yetkisi veriyor. Bu madde ile kolluk, bir milletvekilinin bir bölgeye girmesi, eylemi tehlike oluşturuyor bahanesiyle engelleyebilecek. 

 

Polis ‘koruma altına’ alabilecek

 

Sokağa çıkan, demokratik haklarını kullanmak için evinden çıkan, Anayasal hakkı olan toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak isteyen, yaşam alanlarına, yaşam biçimine müdahaleye karşı protestosunu yükselten, çevrenin, tarihi ve kültürel mekânların tahribine ve hatta arazilerine el konulup zeytin ağaçlarının kesilmesini engellemek isteyen her yurttaş, kolluk kuvvetleri tarafından kendisinin veya başkasının can güvenliğini tehlikeye düşüreceği bahanesiyle “koruma altına alınıp”, uzaklaştırılacak. 

 

Taş atana silahla karşılık 

 

Tasarının. 4. maddesi, 'kendisine veya başkalarına, işyerlerine, konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara ve kişilerin tek tek veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde, ” silah kullanmaya yetkilidir” şeklinde düzenleniyor. Maddeye eklenen fıkra ile polise orantısız güç kullanma yetkisi veriliyor. 

Toplumsal olaylarda, molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya saldırıya teşebbüs eden kişilere, “kademelilik” ve “ölçülülük” ilkesi gözetilmeden doğrudan kolluğa ateşli silah kullanma yetkisi var. Bu düzenleme ile kolluk, elinde ateşli silah olmadığı halde, yanıcı, yakıcı, yaralayıcı madde bulundurduğu gerekçesiyle silahını kullanıp ateş edebilecek. Taş, sopa gibi maddeler yaralayıcı nitelikte olduğundan, taş atana kanunla silahla ateş etme yetkisi diye yorumlanıyor. 

 

72 saate varan gözaltı 

 

Tasarının 5. maddesi ile iletişimin tespiti, dinleme ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ile ilgili süre 24 saatten kırk sekiz saate, toplu suçlarda 72 saate kadar çıkarılıyor. Yani hakim kararı olmadan bir kişinin iletişimi 72 saate kadar polis tarafından dinlenebilecek ve kayıt altına alınabilecek. 

 

Sapana 2 yıldan fazla ceza 

 

Tasarının 7. maddesi ile üzerinde ateşli silahla (tabanca ) yakalanan şahsa verilecek ceza 12 ay. Bu suçun paraya çevrilmesi ya da hükmün açıklanması geri bıkakılabiliyor. Ancak, sapanla eyleme katılan göstericiye 2 yıldan fazla ceza verilecek. 
2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33.Maddesine eklenen fıkra ile “toplantı ve gösteri yürüyüşüne yüzlerini kısmen bez vesaire unsurlarla öreterek katılanlar” 2 yıl 6 aydan 4 yıla kadar cezalandırılır hükmü getirildi. 

 

Biber gazı yiyenler mendil ile korunurlarsa... 

 

Düzenlemenin orantısız bir şekilde biber gazı ile müdahale esnasında kağıt mendil, atkı gibi materyallerle yüzünü kapatan vatandaşa da bu cezanın uygulanabileceği de belirtiliyor. 
CHP, bu maddeye ilişkin muhalefet şerhinde, "Üzerinde ateşli silahla (tabanca ) yakalanan şahsa verilecek cezanın 12 ay olduğu, bu suçun paraya çevrilebildiği, ertelenebildiği ve hatta hükmün açıklanmasının geri bırakılabileceği de düşünülürse, yüzünün yarısını kaşkoluyla belki soğuktan korunma amacıyla kapatmış barışçıl göstericiye 2 yıl 6 aydan, 4 yıla kadar ceza verilmesini anlamak mümkün değildir" dedi. 

 

Neye ve kime göre üniforma? 

 

Maddenin b fıkrasında yapılan bir düzenleme ile yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşıyarak veya bu işaret ve amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar ile kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşıyarak veya bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazları ile yayınlayarak katılanlar altı aydan üç yıla kadar, hapis cezası ile cezalandırılacağı hükmü getirildi. Neyin yasak üniforma veya pankart veya afiş olacağı belli değil.

 

Terör örgütü propogandası 

 

Tasarının 10. maddesi 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendini yürürlükten kaldırıyor. Aynı maddeye bu fıkradan sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklendi. Buna göre; Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen kapatanlara üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası getirilmektedir. Bu suçu işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof ve benzeri patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya kullanmaları halinde verilecek cezanın alt sınırının dört yıldan az olamayacağı" hükme bağlandı. 

 

Bonzaiye ağır cezalar 

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun; 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasına “morfin” ibaresinden sonra gelmek üzere sentetik kannabinoid ve türevleri ibaresi eklenerek halk arasında 'Bonzai' denilen sentetik uyuşturucuya ağır cezalar getiriliyor. 

 

Eyleme katılanlara ' toplu
işlenen suç' kategorisi 

 

Tasarının 13. maddesi toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanları “toplu olarak işlenen suçlar” kategorisine alıyor. Ayrıca; Cumhuriyet Savcısı devre dışında bırakılarak barışçıl gösteriye katılanlar da kolluk amirinin talimatıyla kırk sekiz saate kadar göz altına alınabilecek, toplu işlenen suçlarda da hakim karşısına çıkarılma süresi 4 güne kadar uzatılabilecek. 
Bu düzenlemeyle istenirse barışçıl bir gösteriye katılan kişi veya kişiler; kolluk kuvvetlerinin ya da başka karanlık güçlerin provokasyonu sonucu olaylar çıkartılarak tek tek veya topluca dört güne kadar göz altında tutulabilecek. CHP, bu madde için, "2005 yılında çıkarılan CMK ile elde edilen kazanımlardan geri adım atılıyor" diyor. 

 

Emekliliğe sevk kolaştırılıyor 

 

3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu 55 inci maddesi değiştirilerek, rütbe ve terfilerde bekleme süresi yeniden belirlendi. Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmak kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilebilecek. 

 

Jandarma iktidar kontrolünde 

 

51. maddede 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 14. maddesi değiştirilerek teşkilattaki atamalar yeniden düzenleniyor. Düzenleme ile, belediye sınırları içinde olmakla birlikte hizmet gerekleri bakımından uygun görülen yerler; jandarmanın görev ve sorumluluk alanı olarak tespit edilebilecek. CHP'ye göre, Jandarma iktidar ihtiyaç duydukça sadece kırsal alanlarda değil, şehir merkezlerinde de aktif olarak kullanılabilecek. 
Düzenleme ile, General rütbesinde olmayan daire başkanları ile il ve ilçe jandarma komutanlarının atanmaları, yer değiştirmeleri ve geçici görevlendirmeleri ise İçişleri Bakanınca yapılacak. Ayrıca, askeri nitelikte olmayan görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen bir suçtan dolayı görevi başında kalmasında sakınca görülen jandarma personeli İçişleri Bakanı tarafından görevinden uzaklaştırılabilecek. 

Subaylar ile ihtisaslaşma gereği olarak özel eğitim görmüş personel nokta atamasına tabi tutulacak. İl ve İlçe jandarma komutanlarının sicil amirleri ise valiler oluyor. İl jandarma komutanı hariç olmak üzere, il jandarma komutanlıklarında görevli personel de vali tarafından görevden uzaklaştırılabilecek. 

İl ve İlçelerde önemli güvenlik görevleri olan İl ve İlçe Jandarma komutanlarının atamalarında Jandarma Genel Komutanının etkisi olmayacak. CHP'nin, atamalarda Jandarma Genel Komutanının teklifinin olması talebi komisyonda kabul edilmedi. 

 

CHP: General atamalarında 
Genelkurmay devre dışı 

 

CHP, "Generallerin de Bakan tarafından görevden uzaklaştırılması yolu açılmaktadır" diyor. Muhalefet şerhinde CHP, "General atamaları konusunda Genelkurmayın teklifi, İçişleri Bakanlığı tarafından uygun görülmez ise, bu uyuşmazlığın çözüm mercii olarak Başbakan belirlenmiş, Başbakanın kararı yalnızca İçişleri Bakanlığına iletilmesi yeterli görülmüştür. Böylece, Başbakanın vereceği karara Genelkurmayın itirazı ortadan kaldırılmış ve hükümetin general atamalarını eline alması sağlanarak, Genelkurmay devre dışı bırakılmıştır. Sicil, görevden uzaklaştırma ve atama yetkisinin Bakana ve Valilere verilmesi durumunda tüm silahlı kuvvetlere sirayet edecek bir siyasallaşma içine girileceği, Jandarma ve TSK'daki siyasallaşmanın sonuçlarının ise kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde ağır sonuçları olacağı açıktır" görüşünü diye getirdi. 

 

Finans kuruluşlarına kimlik verileri 

 

82. madde 5490 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin başlığı “Kimlik Paylaşımı Sisteminin kullanılması” şeklinde, birinci ve ikinci fıkraları da değiştirilerek yeni bir fıkra daha ekliyor. Buna göre, Bakanlık, merkezî veri tabanında tutulan bilgileri bu kanunda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kurumlar ile tüzel kişilerin; yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerini ise kurumlar ve adrese dayalı kamu hizmeti veren kuruluşlar ile finansal hizmet veren kuruluşların paylaşımına açabiliyor

 

İlgili Haberler