Gündem

Savcı: Ergenekon diye bir terör örgütü yok

Beşi profesör 8 sanığın, 'Ergenekon Örgütüne yardım' gerekçesiyle yargılandıkları davada savcı 'Ergenekon diye örgüt yok' dedi, beraat istedi

27 Şubat 2015 19:26

Beşi profesör 8 sanığın, "Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne üye olmadan yardım etme" suçlamasıyla yargılandığı davada, savcı, "ortada mahkeme kararıyla tespit edilmiş bir silahlı terör örgütü olmayınca, ona yardım etmenin de mümkün olamayacağını" belirterek tüm sanıkların beraat etmesini istedi.

CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın "Ergenekon" davası kapsamında tutuklu bulunduğu sırada İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'nde tedavi görürken taburcu edilmesine yönelik hazırlanan heyet raporunun işleme konulmayarak gizlendiği iddiasıyla, 5'i profesör toplam 8 enstitü çalışanı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmadan yardım etme" suçundan açılan davada, savcı mütalaasını verdi, tüm sanıklar için beraat kararı verilmesini istedi.

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya tutuksuz sanıklar, Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Erhan Kansız ve Prof. Dr. Nuh Nazmi Gültekin ve Muhammet Lütfullah Hüsrev ile avukatları hazır bulundu. Diğer sanıklar Şengül Ari, Hatice Sezer Karcıer ile Erkan Özhun ise katılmadı.

 

Savcı iddiaları hatırlattı

 

Duruşma Savcısı Sait Kunt, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcılık mütalaasında, Mehmet Haberal'ın "Ergenekon" soruşturması kapsamında 17 Nisan 2009 tarihinde tutuklandığını, cezaevine sevk edildiğini ve aynı gün rahatsızlanarak önce Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne ardından da İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'ne nakledilerek tedavisinin başlatıldığı hatırlatıldı. Mütalaada, "Daha sonra yapılan araştırmada bu kişinin bir süre sonra taburcu edilmesine yönelik heyet raporu düzenlendiği halde bu rapor işleme konulmayarak saklandığı ve daha sonra farklı tarihlerle yatarak tedavisinin hayati öneme haiz olduğunu gösterir raporlar düzenlendiği" belirtildi. Mütalaada, Haberal'ın sağlık durumuna ilişkin düzenlenen raporun, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden ve Adli Tıp Kurumu'ndan gizleyen yetkililer hakkında yapılan suç duyurusu üzerine Kardiyoloji Enstitüsü görevlileri hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi. Heyetin, raporun kamuoyunda duyulmasının ardından, Haberal ile ilgili yeni raporlar düzenleyerek Adli Tıp Kurumu'na sevkini önlemeye yönelik yeni raporlar hazırladıkları ancak Adli Tıp heyetince yapılan incelemeler sonucu Haberal'ın Kardiyoloji Enstitüsü'nden taburcu edilerek cezaevine konulduğu anlatıldı. Mütalaada, İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'nde sağlık durumu ile ilgili kanaat bildirme ve karar vermeye yetkili kişilerden ana bilim dalı başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Enstitü Müdürü Prof. Dr. Erhan Kansız, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Hatice Sezer Karcıer, servis doktoru Nuh Nazmi Gültekin ile Mehmet Haberal'ın refakatçisi olduğu belirtilen Muhammet Lütfullah Hüsrev ile hareket ettiği belirtilen Erkan Özkum ve bu kişilerle ilgili işbirliği halinde olduğu belirtilen servis hemşiresi Şengül Ari'nin terör örgütüne üye olmaksızın bilerek yardım ettikleri iddiasıyla cezalandırılmalarının talep edildiği belirtildi.

 

 'Örgütün varlığı mahkeme kararıyla tespit edilmedi'

 

Yaşanan sürecin anlatıldığı mütalaanın sonuç kısmında, "Ergenekon silahlı terör örgütünün varlığının herhangi bir mahkeme kararıyla sabit olmadığı ve bugün itibariyle de kapatılan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının temyiz aşamasında bulunduğu, herhangi bir idari kararla bir yapının silahlı terör örgütü olarak adlandırılmasının mümkün olmadığı ve bu örgütün ilk kez belirtilen dosyada örgüt olarak adlandırıldığı" belirtildi.

 

‘Olmayan örgüte yardım da edilmez’

 

Bu itibar ile suç tarihinde mahkeme kararı ile sabit olan bir örgüt yapısından bahsedilemeyeceğinin vurgulandığı mütalaada, sanıkların örgüte yardım etmelerinin fiilen mümkün olmadığı, öğretim üyesi ve kamu görevlisi olan şüphelinin eylemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunması halinde bu eylemlerinin görevin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebileceği belirtildi.

 

‘Sanıklar beraat etsin’

 

Dosyada öğretim görevlisi ve kamu görevlisi olan kişiler ile ilgili olarak görevi kötüye kullanmak açısından da herhangi bir ön soruşturma sonucu davanın açılmadığına dikkat çekilerek, "Tüm sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmadan yardım etme suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesine kamu adına talep olunur" denildi.

Mütalaanın okunmasının ardından savunma yapan sanıklar ve avukatları mütalaa doğrultusunda beraatlerini talep etti. Mahkeme heyeti oy birliği ile dosyanın incelenmesi üzere duruşmayı erteledi.

İddianamede, şüpheliler Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Erhan Kansız, Prof. Dr. Hatice Sezer Karcıer, Prof. Dr. Nazmi Gültekin, Erkan Özhun, Songul Arı ve Muhammet Hüsrev'in "silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etmek" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi isteniyor.

İlgili Haberler