Gündem

Sami Selçuk: Tapelerin imhası mümkün değil

'Yüce Divan'la ilgili bazı ilanlar verildi, gerçekten yüz kızartıcı ilanlardı. Bunları da tiksinerek okudum'

11 Ocak 2015 21:19

Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Meclis Yolsuzlukları Soruşturma Komisyonu’nda eski 4 bakanla ilgili ses kayıtlarının hukuken imha edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Selçuk, gazetelere verilen Sivil Dayanışma Platformu’nun ilanlarından ise ‘tiksindiğini’ anlattı.

Sami Selçuk, CNN Türk’te yayınlanan Şirin Payzın’ın sunduğu ‘360 Derece’ programında gündeme dair hukuki değerlendirmelerde bulundu. Bir soru üzerine, 4 eski bakanla ilgili kurulan Meclis Yolsuzlukları Soruşturma Komisyonu’na konu olan ses kayıtlarının imhasının doğru olmadığını söyledi. Selçuk, “Bir tanesi çıktı ‘bütün tapeler ayrım yapmadan yok edilmeli’ dedi. Yani hiç düşünmeden ve mevzuatı incelemeden bu tür konuşmaları yerinde bulmuyorum. Hüküm kurulurken bir gerekçe olması lazım.  Gerekçesini göstereceksiniz ki Yargıtay onu denetleyecek. Siz onu yok ederseniz, denetlemenin konusu ortadan kalkar. Hâlbuki Yargıtay bunu denetlemeli; çünkü gerçekten hukuka aykırı bir delile dayanılmış ise bu kesin bozma nedenidir. O kesin bozma nedenini Yargıtay’ın elinden almış olursunuz. Bu mümkün değil. O nedenle burada hiç ümit yok. Yok etmeden sonra yeni kanıtlar ortaya çıkabilir. Yok ederseniz kanıtları yeni delilleri zayıflatırsınız veya çürütürsünüz. Yani boşlukta bırakırsınız.” ifadelerini kullandı.

Deneyimli hukukçu, yolsuzluk soruşturmasına verilen ‘takipsizlik’ kararının ardından yeni bir dava açılabileceğini anlattı. Savcının kendisini hâkim yerine koyamayacağını belirten Selçuk, “Cumhuriyet savcısı kanıtları takdir etme yetkisine sahip değildir. Önüne gelen kanıtlarda hukuka aykırılığı değerlendirmek yargıcın yetkisindedir. Yargıç bunu duruşmadan sonra değerlendirecektir. Savcı yeterli kuşkuya ulaştığı anda davayı açacaktır” dedi.

 

Hiçbir zaman hukuk içinde olmadık ki!

 

Sami Selçuk, haklarında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları bulunan 4 eski bakanın mutlaka yargı önünde aklanması gerektiğini anlatıyor. Aksi halde davanın ‘yara şeklinde devamlı kanayacağını’ söyledi. “Bu arkadaşlara da zarar verecektir. Bu 4 bakanımız eğer bu şekilde bir süreçte yargıdan uzaklaştırılırsa kendileri, Türkiye, iktidar, demokrasi ve hukuk çok zarar görür.” dedi. Şirin Payzın’ın “Şu anda hukuk dışına çıkıldı mı?” sorusuna ise, “Hiçbir zaman hukukun içinde olmadık ki...” diye cevap verdi. Sami Selçuk, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç üzerinden sürdürülen tartışmayla ilgili bir soru üzerine ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Haşim Kılıç’ın demeçlerini okudum. Arada katılmadığımız görüşleri olabilir. Oradaki bütün arkadaşların da titiz olduklarına inanıyorum. Bazı ilanlar verildi, gerçekten yüz kızartıcı ilanlardı. Bunları da tiksinerek okudum. O ilanlarda bazı insanların haysiyetlerine dokunuldu. Bazı insanlar küçültüldü. Bunları kabul etmek mümkün değil. Son derece çirkin. Ve bunların içinde hukukçular olduğu söylendi. Yani böyle hukukçularla yan yana gelmek, aynı çatıyı paylaşmak bana azap veriyor."