Gündem

Özyönetim tartışmasında AKP-HDP hattında neler yaşandı?

Demirtaş: Küstüm oynamıyorum tavrıyla bu ülke yönetilmez, yazık bu ülkeye!

29 Aralık 2015 10:27

Demokratik Toplum Kongresi’nce geçen Cumartesi ve Pazar günü düzenlenen özerklik toplantısından sonra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sözlerini eleştirirken “ Bu açıklamalar, ihanettir, suçtur ve yok hükmündedir” dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, HDP ile yapılması planlanan yeni anayasa görüşmelerini iptal etti. HDP’li Selahattin Demirtaş “Öyle küstüm oynamıyorum tavırlarla bu ülke yönetilemez. Yazık bu ülkeye yazık” dedi.

Cumhuriyet’in haberine göre Başbakan Davutoğlu, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni anayasayla ilgili HDP’ye yaptığı randevu talebini neden iptal ettiğine ilişkin olarak, “Birkaç gün sonra kendilerini ziyaret edecek bir misafire saygısızlık, diğer siyasi şeyleri bir kenara dahi koysak, saygısızlık ifade eden, tahrif ifade eden açıklamalardan sonra onları muhatap almam, şahsi olarak da bulunduğum makam olarak da doğru değildir” dedi.

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in “Gelir, kaçak çayımızı içer” sözünü anımsatan Davutoğlu, “Yok çay içecekmişiz de kaçak çaymış da... Gitsinler çaylarını kimle içecekse içsinler, isterse Kandil’e gitsin çayını içsin bu film senaristi. Türkiye ve etrafımız ateş çemberinde olacak. Beyefendi kaçak çaydan bahsedecek. Ben de o masaya oturacağım öyle mi? Gece ürettiği bazı esprilerle bizimle istihza edeceğini düşünenler, önce oturup bir ciddiyet testinden geçecekler. Ya samimi ve ciddi olurlar ve bizim bütün kapılarımız açık olur ya samimiyetten uzak durup, ciddiyeti unuturlar, o zaman da onlara hadlerini bildiririz. Biz bir film çeviriyor değiliz” dedi. Davutoğlu “Bana hesap soracaklarına Sur’u, Cizre’yi hendeklerle zindan yerine çevirenlerden hesap sorsunlar. Hesap soramıyorlarsa sussunlar” dedi.

 

‘Doğru olan başkanlık sistemi

Yeni anayasayla ilgili muhalefetle yapacağı görüşmeye ilişkin Davutoğlu, “Zihnimde bir yöntem var. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye giderken önyargımız yok” dedi. Anayasanın şekli, kurumsal formu itibarıyla doğru olan modelin Başkanlık sistemi olduğunu savunan Davutoğlu, “Özgürlükçü, katılımcı, güçler ayrılığı prensibine dayalı, çağdaş bir anayasanın yazılabileceğine inanıyorum” diye konuştu. Davutoğlu, HDP ile görüşmemeleri ile ilgili olarak “Peki o zaman HDP ile niye görüşülmüyor? Çok açık, bütün olanlar kamuoyumuzun önünde oluyor” dedi.

 

‘Demirtaş’ın açıklamaları ihanet, suç’

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarını eleştirirken sert ifadeler kullandı. Bozdağ, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Demirtaş; hendek, barikat, tuzak, mayın, bomba, silah, bölücü teröristler ve terör örgütünün sözcülüğüne soyunmuştur. Bu açıklamalar, ihanettir, suçtur ve yok hükmündedir. Demirtaş, hür demokratik zeminde parlementoda siyaset yerine kirli terör siyasetine sahip çıkmış, bölücülüğünü açıkça itiraf etmiştir” ifadelerini kullandı.

 

‘Özyönetim fant Ezi’

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kalın, özyönetim tartışmaları ile ilgili olarak, “Dün açık ifadesini bulan ayrılma, bölünme, özyönetim, kanton yönetim gibi fantezilerin demokratik olgunluk içerisinde hareket eden toplumlarda bir karşılığının olmadığını ifade etmek isteriz” dedi. Özerlik açıklamalarını “fantezi” olarak değerlendiren Kalın’a HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Gelecek yüzyılda bir Kürdistan statüsü olacak” sözleri de soruldu. Kalın, “Bu planlar tutmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmeye kimsenin gücü yetmez. Ne siyasi, ne fiziki, ne sosyolojik manada. Bunlar sadece dağdan aldıkları talimatları şehirde tekrar ederek siyaset yaptıklarını zannederler, onunla mevzi kazandıklarını zannederler” dedi. Bu konuda devletin üzerine düşen bütün görevi yapacağını ve bu terör belasından eninde sonunda bu ülkenin kurtulacağını belirten Kalın, “Kurtulduğu zaman da bugün bu fantezilerini dile getirenler kendilerini nerede bulacaklar, o da ayrı bir sorudur. Onu da hep birlikte göreceğiz” dedi.

 

Fırat’ın batısı

Fırat’ın batısını IŞİD’den temizleme operasyonunun PYD tarafından değil “Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adı altında, Suriyeli farklı gruplardan oluşan bir grubun” yaptığını dile getiren Kalın, “Buna bir itirazımız yok. Ama PYD, YPG veya benzeri bir yapının Fırat’ın batısında fiili bir durum yaratması asla kabul edilemez” dedi.

 

Demirtaş: Şirin görünemem

Çatışmaların başlangıcına ilişkin devletin 2014 yılının başından beri “Bir gün nasılsa çözüm sürecini bitireceğiz. Bu iş böyle çözülmeyecek. Bitince neler yapacağız?” diye bir plan program yaptığını belirten Demirtaş, “PKK de ‘olur da çözüm süreci bir gün biter de, devlet bizim ile yeniden savaşmaya başlarsa’ diye düşünmüş. Şimdi onun uygulamasını yaşıyoruz.

 

Artık PKK, ‘Ben dağda savaşmak istemiyorum. Ben doğrudan şehirlerde etkili olduğumu, arkamda bir halk desteği olduğunu dünyanın görmesini ve çözüm süreci masada çözülmüyorsa, ben zaten halkın önemli bir kısmının desteğini arkasına almış bir örgüt olarak, fiziki olarak da kontrol edeceğim bölgelerin var olduğunu dünyaya gösteririm’ demiş oldu.” diye konuştu.

Demirtaş kendisine yönelik eleştirelere yönelik ise, “Bana eleştiri arttı diye kendimi AKP, MHP çizgisine yakınlaştırıp şirin görünmeye çalışamam. O gün şirin görünmek için bir şey yapmadım, bugün de yapmam” dedi.

Bu çatışmanın, savaşın derinleşmesi demek olduğunu kaydeden Demirtaş, “Hükümet ve devlet çok daha önceden planladığı kıyıcı bir askeri politikayı hayata geçirmeye başlayınca, karşılıklı şehirlere taşınmış olan bir savaş ortaya çıkmış oldu” dedi.

Demirtaş, “Cemil Bayık birkaç gün önce ‘Biz sorunun asker, polis öldürerek çözülemeyeceğini biliyoruz. Asker polis öldürme eylemleri yapmamak için şehirlerde öz yönetim ilanlarını destekleme kararı aldık. Devlet üstümüze gelmesin biz kimseye silah çıkmayacağız’ dedi.