REKLAMI GİZLE

Özel halk otobüsü kazaları endişe yarattı; şoförler uzun mesaiden, uzmanlar yetersiz eğitimden şikâyetçi

Özel Halk Otobüsü şoförleri: Bazen inanın lavaboya gidecek vakit bulamıyoruz

- A +

Uzmanlar, İstanbul'da peşpeşe yaşanan Özel Halk Otobüsü kazalarını değerlendirdi. Şoförler iş yoğunluğundan şikâyet ederken, uzmanlar ise verilen eğitimlerin yetersiz olduğunu vurguladılar.

Üsküdar’da 1 Şubat’ta, bir otobüsün durağa dalması sonucu 3 kişi ölmüş, 5 kişi de yaralanmıştı. ÖHO yetkilileri, arabanın beyninin kilitlendiğini söylemişlerdi. Kazaya neden olan şoför ise tutuklandı. 1 Ağustos 2014’te Kabataş’taki durakta yaşanan kazada ikisi ağır 13 kişi yaralanmıştı. Sarıyer’de 23 Şubat 2015’te yaşanan kazada ise iki kişi yaşamını yitirmişti.

Hasta şoför çok

İleri sürüş uzmanı Resul Ergün, sahada verilen eğitimlerin pratikte uygulanmadığını ifade ederek, “Sürücüler, trafikte kontrol edilmeli. Eğitimler yolda da yapılmalı. Sürücüyle bir süre sohbet edip, dikkatinin dağılıp dağılmadığı kontrol edilmeli. Yol boyunca görülen tehlikeler şoförle karşılaştırılmalı. Hasta olmasına rağmen şoförlük yapan çok kişi var ama bunun tespiti yok” dedi.

Eğitim almıyorlar

Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Derneği İl Başkanı ve Türk Sürüş Akademisi Başkanı Selçuk Dedeoğlu, trafik polislerinin sivil kıyafetle denetim yapmaları gerektiğini söyledi. Dedeoğlu şöyle konuştu:

“ÖHO’da denetimsizlik daha çok olduğu için daha fazla kaza yaşanıyor. ÖHO’larda zamana karşı bir yarış var. Minibüs kafasıyla çalıştırılıyorlar, sinyalsiz sürat yapıyorlar. Son kazada ÖHO, ‘beyinde problem var’ açıklaması yaparak şoförü korumaya girişti. Beyin bozulma ihtimali çok düşük.”

"Dur demeliyiz"

Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri İbrahim Tataroğlu, ÖHO sahiplerinin kâr hırsı sebebiyle, sürücülerin zaman baskısı altında çalıştırıldığını belirterek, “Halk Otobüsleri ‘kap kaç’ minibüsler gibi birbiriyle yarışıyor. Bu gidişata ‘dur’ demek zorundayız. Şirketleri daha çok para kazansınlar diye halkımızın yollarda yaşamlarını yitirmelerine razı değiliz” dedi.

Vakit yok

Mecidiyeköy - Arnavutköy hattı üzerinde çalışan ÖHO şoförü K, “İETT şoförleri tüm haklarını sorunsuz şekilde alırken, biz alamıyoruz. İETT’de çalışmak için torpil lazım, ya bir milletvekili ya da belediye başkanı tanıdığın olacak. Belediye işten çıkardığı yıkamacısını, çaycısını, temizlikçisini bir iki denetimle direkt aracın direksiyonuna geçiriyor. Bizi sınava sokan belediye, kendi çalışanını sınava sokmuyor” dedi. K. denetime dair sorumuzu ise şöyle yanıtladı:

“Denetim var ama araçlar için. Kırık, çizik var mı diye bakılıyor. Şoförün sertifikası ne durumda? Hakkını veriyorlar mı? Sigortasını yatırıyorlar mı? Bunlar hiç sorulmuyor. Zor şartlar altında çalışıyorum. Günlük 8 saat biliniyor ama mesaimiz çok daha fazla. Bazen inanın lavaboya gidecek vakit bulamıyoruz.”

Kucağında çocuğu, elinde telefonu

Adana’da bir özel halk otobüsü şoförü, kucağında çocuğu, elinde de telefonla oynayarak otobüs kullandı. Trafikte tehlikeli anlar yaşatan şoför, görüntülendiğini anlayınca otobüsü durdurup çocuğu eşine verip yoluna devam etti.

17 saat çalışan var

Kadıköy’de İETT şoförü olan İ, şoförlerin 50 yaşında emekli edilmesi gerektiğini Sağlık Bakanlığı’na bildirdiklerini dile getirerek şunları anlattı:

“Çoğu insan işsiz kaldığı için şoförlük yapıyor. Psikolojik sorunları olmasına rağmen çalışanlar var. İnsanlarımız tabelaya bakmadan, habire şoföre soru sorarken, diğer taraftan yoğun trafik akıyor. Geç gelince, ‘nerdesin lan’ cümlesiyle karşılaştığımızda stres olmamız imkansız. Yolcuyla da boğuşuyoruz. Eğitimi toplumu da vermek lazım. Geçenlerde Zaim Üniversitesi’nde bir günlük psikiyatri eğitimine götürüldük. Bir günlük eğitim yeter mi hiç?” Mecidiyeköy’de İETT şoförü olan M. ise “Çözüm sürekli denetim ve eğitimde. Bizim haftada bir izin günümüz var ama ÖHO’larda yeterli eleman yok bahanesiyle bazı şoförler bazen sabah 06.00’dan gece 23.00’e kadar ful çalıştırılıyorlar” dedi.