REKLAMI GİZLE

Öğrenciler bildiri yayımladı, Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde neler oluyor?

"Müdür değil, eğitimci bile olmayı hak etmeyen bir insanın hırsları nedeniyle..."

- A +

Öğrencilere hakaret ettiği ve okulda verdiği "sucuk partisi"yle tartışma yaratan Cağaloğlu Anadolu Lisesi okul müdürü Necati Yener, bu kez de öğrencilerin kaleme aldığı bildiriyle gündeme geldi. Öğrencilerin okulda yaşananları ve şikâyetlerine yer verdikleri bildiride, "Amacı bizim davranışlarımız ve fikirlerimiz üzerinde mutlak kontrol sağlamaktı. Bu gaye tabi ki öncelikle hakaret ve baskı şeklinde vücut buldu. Öğrencilere hakaretler edildi ve öğrenciler insan içinde aşağılanmaya başlandı. Hukuki olarak tamamen yanlışta olsalar bile öğrencileri küçük düşürmek için elden gelen her şeyi yaptılar” ifadelerini yer aldı.

Bildiri, “’Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’ Adım attığımız andan itibaren yuvamız bellediğimiz bu bina ve kurduğumuz kocaman bir ailenin, bizlere her daim hatırlattığı bu cümle ile başlamak istedik anlatacaklarımıza. Okulumuzun ismini geçtiğimiz yıllarda haberlerde sizleri üzecek şekilde görmüş olabileceğinizin farkındayız. Bizlerin maalesef ki üç yıldır uğraştığı büyük sorunları var ve bu günlerde de elimizden geleni yaparak sesimizi sizlere duyurmayı başardık. Bu bildiriyi de son zamanlarda yaşananları ve yaşanmış olanları bizim ağzımızdan duymanız gerektiğine inanarak kaleme alıyoruz” sözleriyle başlıyor.

“Öğrenciler ve öğretmenlerle yaşadığı sayısız sorun sonucu başka bir lisede görevlendirilmişti"

3 sene önce okula müdür olarak Necati Yener’in atanacağını duyduklarını bunu da “tatsız bir şaka” olarak değerlendirdiklerini belirten öğrenciler, “Çünkü okula müdür olarak geri gelen Necati Yener zamanında bu okulun öğretmeniydi ve öğrenciler ve öğretmenlerle yaşadığı sayısız sorun sonucu başka bir lisede görevlendirilmişti. Fakat birkaç gün geçmeden siyah arabaların içinden inen onun ta kendisiydi. Amacı bizim davranışlarımız ve fikirlerimiz üzerinde mutlak kontrol sağlamaktı. Bu gaye tabi ki öncelikle hakaret ve baskı şeklinde vücut buldu. Öğrencilere hakaretler edildi ve öğrenciler insan içinde aşağılanmaya başlandı. Hukuki olarak tamamen yanlışta olsalar bile öğrencileri küçük düşürmek için elden gelen her şeyi yaptılar” ifadelerini kullandı.

“Kız öğrencilere karşı ağza alınmayacak ve tacize varan sözler sarf edildi"

Öğrenciler okulda olan biteni anlatmaya şu satırlarla devam etti:

“Bu sırada okulumuzun proje okulu olması sebebiyle kendisine verilen yetkiyle hemşericilikle alınan öğretmenler de, müdürün gayesi doğrultusunda bunları yapmaktan geri kalmıyordu. Özellikle kız öğrencilere karşı ağza alınmayacak ve tacize varan sözler sarf edildi. Aynı zamanda öğrenciler arasında yapılan ayrımcılık hat safhaya çıktı. Kendi görüşlerinde olmayan ve yapılan usulsüzlüklere karşı çıkan arkadaşlarımız fişlendi ve ilerleyen okul hayatlarında parçası olmak istedikleri tüm etkinlikler baltalandı. Bunu apaçık yapmaktan da hiç çekinmediler. Direkt olarak insanların yüzüne ‘Bu isim olursa size izin vermem’ dendi. Öğrenciler kendi etkinliklerinden bir insanın iki dudağından çıkan laflarla atıldı. Sadece bu isimlerin sınavda kopya çekip çekmediklerine bakıldı ve çekmedikleri halde bu öğrencilere ceza verildi. Öte yandan kendi dediklerine harfiyen uyan ve onun görüşünde olan öğrenciler okulun yüzleri haline getirildi.”

“Bana yönetmelikle gelmeyin"

“Bazılarımız okul kıyafetinin altına giydiği kazak yüzünden insan içinde aşağılanırken onların kılık ve kıyafetleri her zaman ve tamamen görmezden gelindi” diyen öğrenciler okul müdürü Yener’in diğer öğretmenlere olan tavrını da şöyle anlatılar:

“Bu tavır veli toplantılarının birinde Necati Yener'in ‘Biz bu okulda terörist yetiştirmiyoruz’ lafıyla tamamen göz önüne çıktı. Halbuki sevmedikleri öğrencileri usulsüzce disipline verirken yönetmelikle kendini savunmaya öğrencilerin suratına ‘Bana yönetmelikle gelmeyin’ diyerek Milli Eğitim Bakanlığının kurallarına hiçbir saygısı olmadığını ifade eden de ta kendisiydi. Bu ayrımcılık sadece öğrenciler arasında yaşanmıyordu. Tek amacı öğrencilere bir şeyler öğretmek olan ve hiçbir politik görüş bildirmeyen öğretmenler bile baskı altına alınırken, ne sınıfları kız erkek ayrı oturtan, ne de insanları inançlarına göre insan içinde yaftalayan ve kız öğrencilere ‘Kapıyı açık bırakırsan hırsız girer’diyen öğretmenler hakkında hiçbir şey yapılmadı.”

"Okuldan atmakla tehdit etti"

Bildiride Yener’in öğrencilere yönelik tehditlerine dair ayrıntılar da verildi. Onlarca öğrencinin disipline verildiği belirtilen bildiride, ayrıca şöyle dendi:

“Yapılan haksızlıklara karşı çıkan öğrenciler tehdit edildi. Üst dönemler öğrenci eylemlerini durdurmamaları halinde okuldan atılmakla tehdit edildiler. Disiplin tehdidi her öğrencinin hayatında bir gerçek olarak yerini aldı ve Milli Eğitim Bakanlığının bir cezayı asla onaylamayacağını bildikleri halde sırf baskı ve terör oluşturmak için onlarca öğrenci disipline verildi. Necati Yener bunları genelde söz konusu öğrencinin tüm okul önünde kendisinden özür dilemesi halinde durduracağını söyledi. Necati Yener'i en çok rahatsız eden de, çoğu işin gerçeğini ve öncesini bilen üst sınıfların alt sınıflarla olan iletişimiydi. Alt dönemlere özellikle ağabeylerini ve ablalarını dinlememeleri söylendi. Üst sınıfların arkasından onların ‘psikolojik olarak sıkıntılı oldukları’ ve ‘ne dediklerini bilmedikleri’söylendi. Kendisi de biliyordu ki olayların gerçeğini bilen öğrencileri asla kendi kontrolü altına alamayacaktı. Psikolojik baskılardan etkilenmesi için bir öğrencinin kendisini yalnız sanması ve olayları yadırgamamaya başlaması gerekiyordu ve bu dönemlerin diyaloğuyla kırılmaya mahkum bir istekti."

"Öğrencileriyle adeta dalga geçti"

Bildiride okuldaki kulüplerin etkinliklerinin engellediği belirtildi. “Çoğu öğrencinin lise hayatında büyük yer tutan okul etkinlikleri ve kulüpleri de hedef tahtası haline geldi” denilen bildiride şunalr kaydedildi:

“Okul meclisi sindirildi ve etkinliklerine köstek olundu. Okulumuzun en önemli etkinliklerinden olan ve MFÖ, Athena gibi gruplara ev sahipliği yapmış olan ‘Jugendfest’ adlı konserimiz müdürün geldiği sene ilçe tarafından iptal edildi ve ilerleyen senelerde geri gelmesi için hiçbir çaba gösterilmedi. Sonraki sene Necati Yener velilerin sayısız dilekçesiyle şikayet edildi ve kendisi bu dilekçeleri tören sırasında elinde sallayarak kendi öğrencileriyle adeta dalga geçti. Öğrencilerin senelerce kendilerini ifade ettikleri ve olağanüstü işler başardıkları kulüpler ve geleneksel okul etkinlikleri okul yönetmeliğine göre öğrencilerin elinde olması gerekirken bu kulüpler son hız sindirilmeye çalışıldı. Kendi öğretmenlerinin direkt kontrolü altında olunmayan her kulübe köstek olundu, yapacakları işlere engel olmaya çalışıldı. Ne maddi destek ne de öğrencilere çalışacak alan sağlandı. Ancak öğrenciler pes ettikleri ve kulüpler öğretmenlerin tekeline geçtiği anda birden önceden olmayan mali kaynaklar bu kulüplere aktarılıyor, öğrencilere her türlü rahatlık ve izin sağlanıyor ve bu kulüpler bir anda her yerde övgü almaya başlıyordu. Bu "yeni" kulüpler eskilerinin bir gölgesi olmaktan ileri asla gidemediler ve idarenin ve bazı öğretmenlerin kuklalarına dönüştürülmeye çalışıldılar. Eğer belirli öğrenci grupları her engele karşı kendi çabalarıyla bir ürün ortaya koyarsa da Necati Yener sanki baştan onlara her türlü imkan sağlanmış gibi okulun yeni öğrenci ve velilerine bu etkinliklerin onun ürünü olduğunu söylemekten çekinmiyordu."

"Okulun boyasını söktürüp öyle fotoğraf çektirdi"

Öğrenciler okul müdürü Yener’in yaptıklarını anlatmaya “Okulun boyası yeni boyama için söküldüğünde resmini çektirip yeni velilere ‘Biz yokken okul böyleydi’ demesi, dağıttığı broşürlerde sınıflara elle harabe süsü vererek kendisi geldiğinde düzeldiklerini söylemesi gibi davranışlar da müdürlük koltuğunu kaybetmemek için söylediği ve söyleyeceği yalanların bir göstergesiydi” diye devam ettiler.

Velilere "Terör örgütü üyesi" iddiası

Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğrencilerinin bildirisinde şunlar da yer aldı:

“Burada okulumuzun Okul Aile Birliğinden söz etmeyi gerekli görüyoruz. Velilerimiz bundan iki sene önce çocuklarına karşı gösterilen bu davranışlara sessiz kalamayıp okul aile birliği seçimlerine girdiler ve mutlak bir çoğunlukla Okul Aile Birliğinin başına geldiler. Velilerimiz ellerinde bulunan yetkiye dayanarak bizlerle birlikte bizleri korumak için ellerinden geleni yaptılar ve bugüne kadar da Necati Yener'e karşı öğrencilerin en güçlü kozu oldular. Bu durum, Necati Yener'in çoğu konuşmasında belirttiği gibi bir güç kavgası şeklinde asla olmadı. Velilerimizin hiçbir zaman ideolojik bir amacı olmadı. Çocuklarının yaşadıklarına sessiz kalamayan veliler müdürün usulsüzlüklerine karşı tepki olarak ve öğrencilerin ihtiyaçları sonucu bu işe girdiler.

Velilerimiz bunu, öğrenciler için her ay Okul Aile Birliği tarafından öğrenciler için düzenlenen yemeğe zehir katıldığı ve onların terör örgütü üyesi olduğu iftiralarına rağmen yaptılar ve biz öğrencilerin iyiliği ve geleceği için yapmaya devam edecekler.

Öğrenciye "Soysuz", "Şerefsiz" dedi

Bu hafta okulumuzda haberlerde gösterilen olaylar basit bir 'sucuk' meselesi değildi. Necati Yener'in okulu denetlemeye gelen müfettişlere ve okula çağırdığı basın ekiplerine oynamaya çalıştığı bir şovdu. Bizler kendimizce bunu fark edip buna alet olmamaya karar verdiğimizde müdür haberlerde gördüğünüz üzere bir sınıfa girerek öğrencilere ve ailelerine ‘soysuz’, ‘şerefsiz’ ve benzeri hakaretler etti. Okul idaresi hakkındaki soruşturma için ‘kıçı kırık’ diyerek öğrencilere ona güvenmemelerini söyleyerek tehdit etti. Bunun kendince amacı tüm okulun ortak kanısı olan bir durumu sadece bir sınıfın üzerine yıkma ve kendini aklama çabasıydı. Bu sefer bizler hazırdık ve bu olayın duyulması için elimizden gelen her şeyi yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Nitekim yaklaşık 950 öğrenciye sahip okulumuzda bu ‘partiye’ itibar edilmedi. İnsanlara şerefi, haysiyeti ve Allah üzerine yemin etmiş olduğu halde cuma günü bayrak töreninde Türk bayrağının altında ve Başöğretmen'in büstünün yanında dururken yüzümüze bakarak yalan söylemesi sonucunda, tören sonunda kimsenin onu alkışlamamış olması, bu okulda ne kadar istenmediğinin bariz bir göstergesi olmuştur.”

“3  yıldır güç hırsı ve aşağılık kompleksi olan bir kişinin..."

Öğrenciler, “Sözün özü biz Cağaloğlu Anadolu öğrencileri 3 yıldır güç hırsı ve aşağılık kompleksi olan bir kişinin bizimki gibi köklü bir okulda otoriter ve baskıcı bir düzen oluşturma çabasının mağdurlarıyız” dedi.

“Müdür değil, eğitimci bile olmayı hak etmeyen bir insanın hırsları nedeniyle..."

Bildiri şu sözlerle sona erdi:

“Bizler ve arkadaşlarımız sindirilmeye ve okulun değerleri de öldürülmeye çalışılıyor. Biz bu konuda elimizden gelenin hepsini yapmaya devam edeceğiz. Yaşadıklarımız zaman zaman eleştirdiğimiz proje okulları sisteminin sorunu olmaktan çok uzun zaman önce çıktı. Diğer proje okullarının benzerlerini bile yaşamadığı sorunlar Cağaloğlu Anadolu Lisesinde müdür değil, eğitimci bile olmayı hak etmeyen bir insanın hırsları nedeniyle yaşandı. 12. Sınıflar en yoğun dönemlerinde tehdit edildi, hazırlık sınıfları ise her fırsatta korkutuldu. Bu bildiri, sesimizi halka ve yetkililere duyurma çabamızın bir ürünüdür. Bizler maalesef böyle bir ortamda lisemizi okuyoruz, fakat ileride bu okulda okumak isteyen sayısız yeni öğrencinin daha iyi bir eğitim alması için elimizden geleni yapmaya her zaman devam edeceğiz.”