REKLAMI GİZLE

Oda TV davasında Müyesser Yıldız Uğur tahliye edildi

Müyesser Yıldız, "16 aydır tutukluyum ve tek başıma bir koğuştayım. Taleplerimi kağıttan okuyacağım çünkü konuşmayı unuttum" dedi

- A +

Odatv davasının 12. duruşmasında 16 aydır tutuklu yargılanan gazeteci Müyesser Yıldız Uğur tahliye edildi.

Müyesser Yıldız Uğur, "16 aydır tutukluyum ve tek başıma bir koğuştayım. Taleplerimi kağıttan okuyacağım çünkü konuşmayı unuttum" diye konuştu. 30 yıldır gazeteci olduğunu belirten Uğur, "Şu konuşulanları gazetecilik okuyanlar görseler o okulu bırakır giderler. Biz burada haberlerimizi anlatmak zorunda kalıyoruz. Ankara'da bir gazetede çalışırken patronumuzun mafya olduğunu söylediler. Patronumuz Ankara'ya geldiğinde ise kendisine 'Sizin için mafya diyorlar doğru mu? diye sordum. Gazeteci patronuna dahi sorar. Gazeteciler herkese sorar" dedi.
 
 

Yalçın Küçük: TUBİTAK raporunun gelmemesinden memnun oldum

 
 
Duruşmayı izlemeye tiyatro sanatçısı Levent Kırca da geldi.Davada tutuklu sanık Yalçın Küçük ilk olarak söz aldı.  Küçük, "TÜBİTAK'tan beklenenlerin gelmemiş olmasında bir açıdan memnun oldum. Çünkü bizim davamızın bu tür bilirkişi raporları ile ilgisi yok. Bizim ile ilgili iddiaların bilirkişi raporu gelmeden de doğru olmadığına gerçek dışı olduğunda hükmedebilirsiniz. Bizi tanıyacak sınız? Kimi yargılıyor sunuz? Onu bir görmeniz lazım" dedi.
 
 

'Tuncay Özkan sendromu'

 
 
Davayı Tuncay Özkan sendromu olarak tanımlayan Küçük savunmasını şöyle sürdürdü; "Selimiye'de bana çok iyilik yapan vardır. Orada askeri mahkemeye de çıktım. Bu davaların bir özelliği vardır. İspat ortadan kalkmaz, Balyoz davasını da biliyorsunuz...  Mütalaa bir şey değiştirmez. Bu davalara Tuncay Özkan sendromu diyorum. Her duruşmada kalkıp 'bana suçumu söyleyin. Beni niye yargılıyorsunuz? Bütün siyasi davalar imzasız adı olmayan mektuplar. Siz yanlıştasınız. Ne adı var, ne yazarı var. Ben 2010'da Gebze'de bir konferans verdim. Beni 2011'de ihbar etmiş.Oda TV klasörlerinde var. Beni ihbar etmiş bu çocukcağız. Ama gönderdiği mektubu deşifre etmişler   Küçük: 100 yıl tutun beni umrumda değil.
 
Küçük, "Yazık değil mi size? Yazık değil mi bana? Ne kadar yatacağımızı, ne alacağımızı hiçbirimiz bilmiyoruz. 100 yıl tutun beni umurumda değil. Görüyorsunuz, ne kadar tutarsanız beni o kadar gençleşiyorum. Bizlerin uzun tutuklanması iktidarın olduğunu belli ediyor. İktidar budur. Hiçbir dava bu kadar güçlü olmadı. Bir tek itirafçı çıkmadı. Ben hepsinin sözcüsüyüm. Bu dava Nedim, Ahmet ve Hanefi Avcı üzerine kurulu. Kitap yazmışlar, kötülük yapmışlar. Bunlar suç değildir. Siz de onları tahliye ettiniz. Davayı bitirdiniz zaten. Benim suçu ne? Barış Pehlivan gelmiş talimat vermişim. Talimatta da bir şey yok"
 
 

'Dışarıdaki Gazeteciler'den destek

 
 
"Dışarıdaki Gazeteciler" adlı grup Oda TV davasının görüldüğü Çağlayan’daki Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı.
 
Tutuklu gazetecilerin fotoğraflarını taşıyan grup adına gazeteci Zafer Arapkirli basın açıklamasını okudu.
Hukuksuzluğa dikkat çekmek ve adaletsizliğe son vermek için bir araya geldiklerini belirten Arapkirli, daha önce KCK davası kapsamında tutuklu yargılanan gazeteciler için sokaklarda olduklarını ve şimdi de Odatv davasındaki meslektaşları için adliye önüne geldiklerini ifade etti. Gazeteciler Soner Yalçın, Müyesser Yıldız, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Yalçın Küçük'ün 16 aydır cezaevinde olduklarını hatırlatan Arapkirli, gazetecilerin mesleklerini yerine getirmeye çalışırken tutuklanıp yargılandıklarını ve davada sahteliği kanıtlanmış delillerle suçlandıklarını söyledi.
 
Mahkemenin bilimsel inceleme raporu istediğini ve TÜBİTAK'tan beklenen bu bilirkişi raporunun henüz mahkemeye ulaşmadığını da belirten Arapkirli, bu ayak sürümenin "bu dava hukuki değil siyasi bir davadır" diyen gazetecileri haklı çıkardığını ileri sürdü.