Gündem

Murat Bardakçı: Osmanlı hanedanına maaş bağlanmasına karşıyım

"Osmanoğulları bugün 282 kişilik bir ailedir ve hanedan devrini görmüş asıl hanedan mensuplarının artık hiçbiri hayatta değildir"

22 Nisan 2016 16:59

Habertürk gazetesi yazarı Murat Bardakçı, MHP'li Ekmeleddin İhsanoğlu ve Mustafa Kalaycı'nın, Osmanlı Hanedanı mensuplarına maaş bağlanması, çocuklarına ise yurt ve burs sağlanması için Meclis'e yasa teklifi sunmasıyla ilgili olarak, "Teklif konusunda iki gündür TV’lerde ve internet sitelerinde dünya kadar haber ve yorum yeraldığı için maddelerinin ayrıntılarına girmeyecek ve kendi fikrimi söylemekle yetineceğim, ben bu kanuna karşıyım" dedi. "Önce affınıza sığınarak kısaca hatırlatayım, Osmanoğulları’nı yakından tanımış, hanedan mensuplarının 1924’teki sürgünden sonraki hayatları konusunda otuz küsur seneden buyana çok sayıda yayın yapmış, aileyi ve son padişah Sultan Vahideddin’i konu alan kitaplar çıkartmış bir gazeteciyim ve 'hanedan' ile 'Osmanlı' modasının Türkiye’de başlatıcılarından olduğum söylenir" ifadelerini kullanan Bardakçı, "Bu konularda senelerden buyana çalışmış olmama rağmen, böyle bir kanuna karşıyım. Karşı olmamın temel sebebi de, teklifin yasalaşması hâlinde 'imtiyazlı' bir zümrenin ortaya çıkacak olması!" diye yazdı.

Murat Bardakçı'nın, "Ben, bu kanuna karşıyım!" başlığıyla yayımlanan (22 Nisan 2016) yazısı şöyle:

MHP Milletvekilleri Ekmeleddin İhsanoğlu ile Mustafa Kalaycı, Osmanlı Hanedanı’nın maddî ihtiyaç içerisinde bulunan mensuplarına müracaatları halinde aylık bağlanması için sekiz maddelik bir kanun teklifi hazırladılar.

Teklif konusunda iki gündür TV’lerde ve internet sitelerinde dünya kadar haber ve yorum yeraldığı için maddelerinin ayrıntılarına girmeyecek ve kendi fikrimi söylemekle yetineceğim... Önce affınıza sığınarak kısaca hatırlatayım: Osmanoğulları’nı yakından tanımış, hanedan mensuplarının 1924’teki sürgünden sonraki hayatları konusunda otuz küsur seneden buyana çok sayıda yayın yapmış, aileyi ve son padişah Sultan Vahideddin’i konu alan kitaplar çıkartmış bir gazeteciyim ve “hanedan” ile “Osmanlı” modasının Türkiye’de başlatıcılarından olduğum söylenir...

Ama, bu konularda senelerden buyana çalışmış olmama rağmen, böyle bir kanuna karşıyım. Karşı olmamın temel sebebi de, teklifin yasalaşması hâlinde “imtiyazlı” bir zümrenin ortaya çıkacak olması!

 

Iztırabın bizzat şahidiyim

 

Kanun teklifinin ilk maddesi Osmanlı hanedanı mensuplarının kimler olduğunun Başbakanlık, İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinden oluşacak bir komisyon tarafından belirlenmesini ve komisyonun “Hanedan reisinin” vereceği bilgilerden de yararlanmasını öngörüyor... İkinci maddede de “...Osmanlı hanedanı mensuplarından geliri olmayan ya da aylık geliri en yüksek devlet memurunun tazminat ve ek ödemeler dahil aldığı maaş tutarının altında olanlara, müracaat etmeleri halinde bu tutara kadar Bakanlar Kurulu kararı ile maaş bağlanır. Her ayın başında ödenecek maaştan hiçbir vergi ve kesinti yapılamaz” deniyor.

Neden? İmparatorluğun son günlerinde hanedan içerisinde bile büyük tartışmalara sebep olan “Hanedan Nizamnamesi” gibisinden bir uygulamanın benzerinin bu kadar sene sonra yeniden ortaya konmasını ve diğer maddelerde sağlanması öngörülen burs ve yurt imkânları ile bedava sağlık hizmetlerinin arzını bir tarafa bırakalım... Osmanoğlu ailesinin çalışıp hayatlarını alınlarının teri ile kazanan mensuplarına bile en yüksek devlet memuru aylığı bağlanmasına ne gerek var?

Osmanlı Hanedanı’nın iktidarda bulunduğu senelerde dünyaya gelmiş mensuplarından bazıları ile uzun yıllar birarada bulundum, bu yaşlı şehzadeler ve sultanlardan bazıları ile aramızda çok yakın bir dostluk münasebeti oldu. Dolayısı ile ailenin 1924’teki gönderildiği gurbette çektiği büyük sıkıntılarını ve bazı mensuplarının altı küsur asırlık bir Türk ve İslâm hanedanının uğramaması gereken bir sefalete nasıl büyük bir ıztırap içerisinde katlandıklarını en iyi bilenlerdenim.

 

İyi niyetle hazırlanmış ama...

 

Ama bir ailenin haklı veya haksız şekilde sıkıntılara düçar edilmesi başka, cumhuriyet idaresinin eski bir hanedana iktidardan ayrılmalarından 90 küsur sene sonra imtiyazlar sağlaması ve Batı’da “liste civile” yahut “civil list” denen hanedan tahsisatlarının yeniden gündeme gelmesi ise çok başkadır.

Dün, bu yazıyı yazmadan önce kanun teklifinin Osmanoğulları’na benim kadar yakın olan ve bu konuda belki benden de daha fazla bilgisi bulunan sahibi Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ile telefonda uzun uzun konuştum ve endişelerimi ona da ifade ettim.

Yakinen tanıdığım Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bu teklifi sadece “ecdad yadigârlarına sahip çıkma” düşüncesinden hareketle hazırladığını gayet iyi biliyorum, asırlarca devam eden vazifesini tamamladıktan sonra tarihe intikal etmiş bir ailenin bazı mensuplarına, özellikle de artık iş göremez hâle gelmiş yaşlılarına devletin destek vermesi gerektiğini ben de söylüyorum ama “imtiyaz kanunu” çıkartarak değil, başka bir yolla:

Bu yol “örtülü ödenek”tir, Cumhuriyet döneminde gerektiğinde sık sık kullanılmış, çok büyük sıkıntılara düşmüş olan bazı hanedan mensuplarına bu şekilde destek verilmiş, hattâ bir kısmına aylık da bağlanmıştır...

Ve, unutmayalım: Kanun teklifinde “hanedan” kavramı ile ifade edilen Osmanoğulları bugün 282 kişilik bir ailedir ve hanedan devrini görmüş asıl hanedan mensuplarının artık hiçbiri hayatta değildir!