Gündem

Milli Gazete: Meclis’te eşcinselleri savunacak vekil aranıyor…

Milli Gazete, Tiran'da yapılacak LGBTİ semineri için Türkiye'den de milletvekillerin katılmasına tepki gösterdi

14 Kasım 2014 11:15

Milli Gazete, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da yapılacak LGBTİ (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseksüel) seminerine Türkiye’nin de katılmasına tepki gösterdi. “Meclis’te eşcinselleri savunacak vekil aranıyor” denilen haberde, “Cenab-ı Allah’ın lanet ettiği, kavimlerin helak olduğu nahoş bir durumla ilgili AB seminerinde Türkiye’nin temsil edilmesi talebinin tutanaklara geçmesi bile bu necip millete ve inancına yapılacak büyük bir hakaret hükmündedir” ifadeleri kullanıldı.

Ahmet Yavuz’un Milli Gazete’deki haberine göre, AB temsilcilerinin Tiran’da yapacağı LGBTİ seminerine Türkiye de katılacak. Yavuz’un “Ahlaksız davet” başlığıyla yayımlanan (14 Kasım 2014) haberi şöyle:

 

Ahlaksız davet

 

Milletin meclisinde gündeme gelen konulara bakar mısınız? AB, cinsel sapkın ve sapıkların korunması için Tiran’da yapılacak zirveye milletin vekillerini istiyor… Bu yazılı talep Meclis’te yazışmalara dökülüp, “tasvibe” sunuluyor. Bu “Ahlaksız teklif” ne bu millete ne de bu milletin meclisine yakışmıyor. Cenab-ı Allah’ın lanet ettiği, kavimlerin helak olduğu nahoş bir durumla ilgili AB seminerinde Türkiye’nin temsil edilmesi talebinin tutanaklara geçmesi bile bu necip millete ve inancına yapılacak büyük bir hakaret hükmündedir. Meclis’in manevi şahsiyetine ve saygınlığına gölge düşüren bu hususu hangi iman ehli “tasvip” edebilir. Maalesef oylama yapılmış ve belki de bu oylamanın ne anlama geldiğini bile düşünmeden eller “kabul” için kalkabilmiş…

 

İşte hedefinizdeki AB...

 

Türkiye’de iktidar, AB Hedefi ve AB Bakanlığı diye gayretli çalışmalar yapadursun, AB ise eşcilsel hakları için bastırıyor. Meclis de AB’nin ahlâksızlığı yayma çalışmalarına alet olarak konuyu Genel Kurul’da oylayarak bir skandala imza attı. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 21 Kasım tarihinde yapılacak olan LGBTİ seminerine Meclis destek verecek. “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTI (yani sapkın grupların) Dâhil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması” adlı seminere milletvekili düzeyinde katılımın olması için TBMM Genel Kurulu’nda oylama yapıldı. Meclis şimdi ahlaksızlık için Türkiye’yi temsil edecek milletvekili arıyor.

 

Al muhalefeti vur iktidara!

 

Eşcinsel hakları (LGBTİ) savunma seminerine katılım için TBMM’de oylama noktasına vardı. Söz konusu grupların “haklarını” savunmak konusunda birbiriyle yarışan Meclis içi muhalefet, daha önce Meclis’e “eşcinsel komisyonu kurulsun” önerisinde bulunmuşlardı. İktidar AB Uyum Kanunları, AB Müzakereleri gerekçesiyle sapkınlığın yaygınlaşmasının önünü açarken, Mayıs ayı içerisinde CHP Milletvekili Binnaz Toprak, LGBTİ bireyleriyle ilgili araştırma komisyonu kurulması için önerge vermiş, HDP’li Ertuğrul Kürkçü de destek çıkmıştı. Geçtiğimiz 30 Mart seçimlerinde HDP, birçok eşcinseli il ve ilçe meclis üyelerine aday göstermişti. CHP’li bazı vekiller de eşcinsel eylemlerine destek vererek, bu durumun normal olduğunu halka anlatmaya çalışmıştı.

Türkiye’de iktidar, AB Hedefi ve AB Bakanlığı diye gayretli çalışmalar yapadursun, AB ise eşcinsel hakları için bastırıyor. Meclis’te AB’nin ahlaksızlığı yayma çalışmalarına alet olarak konuyu Genel Kurul’da oylayarak bir skandala imza attı. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 21 Kasım tarihinde yapılacak olan LGBTİ seminerine Meclis destek verecek.

“Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTI (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseksüel) Dâhil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması” adlı seminere milletvekili düzeyinde katılımın olması için TBMM Genel Kurulu’nda oylama yapıldı. Meclis şimdi ahlaksızlık için Türkiye’yi temsil edecek milletvekili arıyor.

Türkiye’nin Batılılaşma hedefi ve yarım asırlık Avrupa Birliği’ne üyelik hedef, tutku ve süreci Müslüman Türk toplum yapısını dinamitleyecek noktaya varıyor. Tamamı Hıristiyan ülkelerin tabii, doğal bir Birliği olarak Avrupa Birliği (AB), Selçuklu ve Osmanlı tarihinden dolayı İslam dünyasına öncü ve liderlik potansiyeli taşıyan tek Müslüman ülkesi Türkiye’yi yarım asırdır kapısında tutarken, diğer yandan da ülkede ahlaksızlığın yaygınlaşması için İktidara ve Meclis’e bastırıyor. AB’nin ahlaksızlığı yayma ve savunma çalışmalarına Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) de alet oldu. Avrupa Parlamentosu Katılım Öncesi Eylem Birimi tarafından 21 Kasım’da Arnavutluk’ta yapılacak olan “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTİ (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseksüel) dahil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması” konulu seminerde TBMM de temsil edilecek. Meclis şimdi ahlaksızlık için Türkiye’yi temsil edecek milletvekili arıyor.

 

Başörtüsüne hayır diyen AB, ‘eşcinsel haklarında’ şahin!

 

İnanç ve ibadet özgürlüğü, başörtüsü, çalışma hayatındaki haksızlıklar konusunda sade suya tirit açıklamalar yapan AB ülkeleri, sıra Türkiye’de aileyi, neslin korunmasını ve dini ve ahlaki değerleri yok etme ve sözde “eşcinsellik haklarına” gelince aslan kesiliyor. İfsat faaliyetlerinde AB Kriterlerini Türkiye’nin önüne koyan Batılı ülkeler, “LGBTİ üyelerinin haklarına sahip çıkılmıyor” baskısında başarıya ulaşmış görünüyor. Avrupa asimile ediyor, entengre ediyor, sonunda da oriente ediyor. Yani içine aldığı toplumu kimyavi kavramlarla başkalaştırıyor. Hatırlanacağı gibi AB’nin 2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda LGBTİ haklarına geniş yer verilmişti. Raporda, ‘işlenen suçların cezasız kalması’, ‘nefret cinayetlerinin faillerinin ceza indirimlerinden yararlanması’, ‘cinsel yönelimi nedeniyle işten atılan kamu görevlileri’, ‘trans geçiş sürecinde yaşatılan ihlaller’ ve ‘ayrımcılığa karşı hiçbir yasal ve politik korumanın olmaması’ konuları altında Türkiye ağır bir dille eleştirilmiş ve bu konularda çalışma yapması istenmişti. Vatandaşların birçok sorunu varken AB’nin LGBTİ üyelerinin haklarını cansiperane savunması dikkat çekmişti. AB, Türkiye’de eşcinsellere karşı işlenen suçların cezasız kaldığını iddia ederek, bu alanda da gerekenlerin yapılmasını istemişti. Ayrıca AB, Avrupa ülkelerindeki benzer uygulamaların Türkiye’ye entegre edilmesini belirterek, LGBTİ üyelerine normal vatandaşlarda olmayan geniş haklar verilmesini talep etmişti.

 

Meclis, meşru hale mi getiriyor?

 

TBMM Genel Kurulu’nda geçtiğimiz gün eşcinsellerle ilgili önemli bir karar alındı. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 21 Kasım tarihinde yapılacak olan LGBTİ seminerine Meclis destek verecek. “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTI (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseksüel) Dâhil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması” adlı seminere milletvekili düzeyinde katılımın olması için TBMM Genel Kurulu’nda oylama yapıldı. Söz konusu seminere katılım milletvekillerinin oylarıyla kabul edilirken, ahlaksızlığa da Meclis’ten vize çıkmış oldu. Karar, “Ahlaksızlık Türkiye’de meşru hale getirildi” endişelerine yol açtı. Şimdi sözde “Eşcinsel Hakları Seminerine” katılacak vekiller aranıyor.

 

İktidar öncü, CHP ve HDP memnun!

 

Milli Görüş iktidarları hariç, bundan önceki iktidar döneminde hız kazan, AKP iktidarları döneminde de “AB ile müzakereler başladı. AB’ye katıldık artık” diye Melih Gökçek öncülüğünde Kızılay’da havai fişeklerle kutlamalar yapılan, Ankara’nın her tarafına AB bayrağı asılan süreç, eşcinsel hakları (LGBTİ) savunma seminerine katılım için TBMM’de oylama noktasına vardı. Söz konusu grupların “Haklarını” savunmak konusunda birbiriyle yarışan CHP ve HDP, daha önce Meclis’e “eşcinsel komisyonu kurulsun” önerisinde bulunmuşlardı. Geçen yıl Mayıs ayı içerisinde CHP Milletvekili Binnaz Toprak, LGBTİ bireyleriyle ilgili araştırma komisyonu kurulması için önerge vermiş, HDP’li Ertuğrul Kürkçü de destek çıkmıştı. İktidar AB Uyum Kanunları, AB Müzakereleri gerekçesiyle sapkınlığın yaygınlaşmasının önünü açarken, muhalefet CHP ve HDP ise “Temel insan hakkı, bir yaşam biçimi tercihi” diyerek LGBTİ gruplarına her türlü desteği vermişti.  Geçtiğimiz 30 Mart seçimlerinde HDP, birçok eşcinseli il ve ilçe meclis üyelerine aday göstermişti. CHP’li bazı vekiller de eşcinsel eylemlerine destek vererek, bu durumun normal olduğunu halka anlatmaya çalışmıştı.

 

Demirel-Ecevit-Özal-Çiller-Yılmaz Ve Erdoğan

 

Oysa AB hedefi, yıllar önce Demirel Başkanlığı’ndaki Adalet Partisi Hükümetleri döneminde, “Avrupa Ortak Pazarı sadece bir ekonomik birliktir” şeklinde millete lanse edilmişti. Türkiye’nin Avrupa Ortak Pazarı’na giriş süreci Özal, Demirel, Yılmaz, Çiller ve Ecevit iktidarları döneminde aynı kararlılıkla sürdürülmüştü. Milli Görüş’ün “AB bir ekonomik birlik değil, siyasi ve kültür birliğidir. AB’den ancak eşcinsellik gelir. AB’nin sapkın yaşam biçimini bırakın, İslam Birliği’ni kurup lider olun!” uyarılarını ise ne sağ ve sol iktidarlar, ne de “Biz de Eski Milli Görüşçüyüz” diyen Muhafazakar Demokrat iktidarlar dinledi. Bugün LGBTİ’lerin haklarını savunma seminerine katılım için Meclis’te oylama yapılması ise “AB Hedefinin” Müslüman Türk toplumunu getirmek istediği noktayı ortaya koyuyor. AB aslında ekonomik, siyasi ve kültürel olarak temelini tahrif edilmiş Hıristiyanlıktan ve bugün Batılı toplumları içten içe çürüten, aile kurumunu ve nesli yok edin modern sapkın yaşam biçimine sahip toplumların bir birliği haline gelmiş bulunuyor. Ekonomik ve siyasi olarak da dünya üzerinde fazla bir etkinliğe sahip bulunmuyor. Buna karşın, Türkiye’nin AB Hedefi, Avrupa Birliği Bakanlığı çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.