Gündem

Mehmet Şimşek: Türkiye ekonomisi erken seçimi kaldıramaz

'Tekrar seçim olması 2015 yılının tamamının belirsizlikle kalması demek'

15 Temmuz 2015 14:19

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin güçlü bir koalisyon hükümeti ile yoluna devam etmesi gerektiğini belirterek, "Tekrar seçimolması olumsuz bir senaryo, çünkü tekrar seçim yapılması 2015 yılının tamamının bir anlamda belirsizlikle karşı karşıya kalması demek" ifadesini kullandı.

Şimşek, haziran ayı ve ocak-haziran dönemine ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladığı toplantıda, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Koalisyon ya da erken seçim ihtimallerinde mali disiplinde sarsılma olup olmayacağına yönelik soru üzerine Şimşek, Türkiye'nin ikiz açığı kaldıramayacağını, bütçe disiplininin devam etmesi gerektiğini belirterek, "Koalisyon hükümetlerinde, tek parti hükümetine göre bütçe performansının güçlü olmadığını gözlemleyebiliyoruz. Bunun için 70'li ve 90'lı yıllara bakmamız yeterli ama bu durum tabii ki koalisyon hükümetinin yapısına ve duruşuna bağlı olacak. Onun için şimdiden bu konuda değerlendirme yapmam doğru olmaz" diye konuştu.

Bütçe açığının reformları gerçekleştirme noktasında artırılmasının risk oluşturmayacağına dikkati çeken Şimşek, "Kaynağı, tüketime, transferlere aktarırsanız, bu durum 'ekonominin a,b,c'sine girer, onun için burada bir yorum yapmayım. Tekrar seçim olması da olumsuz bir senaryo, çünkü tekrar seçimin olması 2015 yılının tamamının bir anlamda belirsizlikle karşı karşıya kalması demek. Şuanda bizim partimiz, diğer partilerle samimi bir çerçevede koalisyon görüşmelerini yapıyor. Türkiye'nin güçlü bir koalisyon hükümeti ile yoluna devam etmesi, yapısal dönüşüm reform programlarının uygulanması hepimizin arzusudur ama bütün iyi niyete rağmen bir sonuç çıkmaz, muhalefet yapıcı bir tavır sergilemezse millet yine hakemlik yapacaktır, o konuda da en ufak bir tereddüt yoktur" değerlendirmesinde bulundu.
"Hükümet prensipler üzerine kurulur"

Bakan Şimşek, yeni bütçede savunma harcamalarının artırılıp artırılmayacağının sorulması üzerine de bu konuda bazı ilave taleplerin olduğunu belirtti.

Bu durumun normal olduğunu kaydeden Şimşek, talebin bütçe dengelerini etkileyecek düzeyde olmadığını vurguladı. Şimşek, sınır illerine ilave kaynak verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine ise "Sınır illerine büyük montanlı kaynak aktarımı söz konusu değildir. Sınır güvenliğini iyileştirmek için ufak tefek talepler söz konusu. Türkiye'nin DAEŞ ile mücadele ve diğer konularda böyle ihtiyacın söz konusu olması durumunda, bunlar değerlendirilir. Bunlar ulusal güvenlik konularıdır, burada kaynak noktasında bir sıkıntı öngörmüyorum" diye konuştu. 

Bir soru üzerine, koalisyon görüşmelerinde bütçenin müzakere konusu olmayacağının altını çizen Şimşek, "Koalisyonlar prensipler üzerine kurulur, bu detaydır. Detayların konuşulması zaten ilk turda söz konusu değil de ikinci ve üçünü turda da böyle bir şeyin olacağına ihtimal vermiyorum. Hükmet prensipler üzerine kurulur daha sonra bütçe müzakereleri yapılır ve bütçe şekillendirilir" ifadelerini kullandı.

Şimşek, 25 Yapısal Dönüşüm Programının maliyetinin sorulması üzerine, bin 300 civarında mikro düzeyinde reformun olduğunu belirterek, bunlardan bir kısmının ciddi kaynak gerektirebileceğine dikkati çekti.

Bakan Şimşek, reformların Türkiye ekonomisine etkisinin orta-uzun vadede olumlu olacağını kaydetti.

"Reform gündemiyle yola devam edilirse, hedeflere yaklaşılır"

Koalisyon kurulması halinde bütçe dengelerinin nasıl etkileneceğine ilişkin bir soru üzerine Şimşek, "Tamamen koalisyonun duruşuna bağlı. Ümit ederim ki bir koalisyon hükümeti kurulması halinde bütçe disiplini büyük oranda devam ettirilir ve bu çerçevede Türkiye'nin kazanımları devam ettirilir" dedi. 

Kalkınma ve reformlar için borçlanmanın doğru bir strateji olduğunu belirten Şimşek, şöyle devam etti:

"Bütçe açığının bir miktar artırılmasına, benim o anlamda itirazım olmaz ama cari açığı daha da körükleyecek, tüketimi daha da artıracak, transfer tarzı veya harcamaları artıracak tarzda bir takım bütçe kararları Türkiye'ye net olarak orta ve uzun vadede bence pozitif bir kazanım sağlamaz. Bir takım ciddi risklerle de karşı karşıya kalınmasına sebep olabilir." 

Bütçe, dolar kuru ve büyümeye ilişkin tahminlerde sapmanın olup olmadığının sorulması üzerine Şimşek, bütçe yapılırken, o yıla ilişkin ve orta vadeye ilişkin bir takım makro büyüklükler ve tahminlerin ortaya konulduğunu ve bütçenin bunun üzerine inşa edildiğini ifade etti.Şimşek, dolar kuru ve büyümeye ilişkin tahminlerde sapma olabileceğini belirterek, "Önümüzdeki 6 ayda güçlü bir hükümet kurulur, güçlü bir reform gündemiyle yoluna devam ederse belki hedeflere yine yaklaşılabilir" diye konuştu.

Şimşek, enflasyonda bir iyileşmenin söz konusu olduğunu, o konuda Merkez Bankasının değerlendirmelerinin bulunduğunu dile getirdi.Genelde yaz aylarında Orta Vadeli Programın güncellenmesi ve bir sonraki yılın bütçesinin hazırlanması için çalıştıklarını anlatan Şimşek, "Bütçe sürecini ben başlattım ama büyük oranda bütçenin nasıl şekilleneceği hususu bir hükümetin kurulup kurulamayacağı hususuyla yakından ilişkilidir" değerlendirmesinde bulundu.

"Fed'in faiz artırması net olarak olumsuzdur"

Fed'in faiz artırımıyla ilgili bir soru üzerine, bunun zamanlamasını tam olarak öngörmenin zor olduğunu belirten Şimşek, "Ama genel kanı Fed'in şu veya bu şekilde eninde sonunda, bu sene, olmazsa daha sonraki dönemde faizleri artıracağı yönünde" dedi.Şimşek, Fed'in faiz artırımının gelişmekte olan ülkeler için olumsuz bir gelişme olacağına işaret ederek, bunun hem dolar likiditesi, hem risk algısını etkilediğini söyledi.

"Düşük emtia fiyatlarıyla faiz artışı aynı döneme denk geldiği zaman gelişmekte olan ülkeler için en kötü senaryo diye düşünmek lazım" diyen Şimşek, Türkiye için emtia fiyatlarının düşmesinin olumlu ancak Fed'in faiz artırmasının net olarak olumsuz olduğunu söyledi. Bakan Şimşek, şunları kaydetti:

"Bu piyasalarda ne türden bir dalgalanmaya, dolayısıyla para politikası kanalıyla büyümeye ne kadar etki edecek? Bu tabii ki bütçeye de diğer makro ekonomik göstergelere de bir miktar yansır. Bunu tam olarak sayısallaştırmak, ortaya net bir rakam koymak zor çünkü zamanlaması ve boyutu çok önemli olacak. Bir de hızı çok önemli olacak"

"Elektronikte ek vergide karar Ekonomi Bakanlığının"

Cep telefonları, tabletler gibi elektronik eşyaların ithalatına ilişkin vergi düzenlemesine dönük soru üzerine Şimşek, vergi deyince akla Maliye Bakanlığının geldiğini ama ithalattan alınan vergileri kendilerinin belirlemediğini söyledi.

Bunun Ekonomi Bakanlığının yaptığı çalışmalar olduğunu ifade eden Şimşek, "Mutfak esas itibarıyla Ekonomi Bakanlığı" dedi.Türkiye'de bebek oto koltuğu üretimi olmamasına rağmen, ithalatta gümrük vergisinin artırılmasını doğru bulup bulmadığının sorulması üzerine Şimşek, üretim olsun olmasın rekabetin orta, uzun vadede en iyi seçenek olduğunu bildird.

"Bu türden tedbirlerle biz kalıcı çözüm üretemeyiz" diyen Şimşek, mutlaka rekabet gücünü artırılması gerektiğini vurguladı. Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Eğer burada antidamping söz konusuysa, yani diğer ülkeler maliyetinin altına, piyasa fiyatlarının altına Türkiye'ye mal satıyorlarsa tabii ki tedbir almamız lazım. Muhtemelen Ekonomi Bakanlığımızın konuştuğu husus, vurguladığı husus da budur ama ben genel perspektif sunmak açısından söylüyorum. Rekabet çok önemli. Rekabetin olmadığı bir ortamda tüketici kaybeder, inovasyon, verimlilik sınırlı olur veya olmaz."