Çevre

Manisa'da 2 milyon ağacın kesilmesine onay veren ÇED raporu yargıda

Çal Dağı'nda 2 milyon ağacın kesilerek nikel çıkarılmasını öngören projeye ilişkin ÇED raporu yargıya taşındı

29 Kasım 2014 17:09

Manisa Çal Dağı’nda yaklaşık 2 milyon ağacın kesilmesinin öngörüldüğü bir alanda  nikel çıkarılmasına onay veren ÇED raporu Ziraat Mühendisleri Odası başta olmak üzere meslek odaları tarafından yargıya taşındı. Çal Dağı‘nda kurulmak istenen nikel madeniyle ilgili 2. ÇED Raporu yaklaşık 2 hafta önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmıştı.

Konuya ilişkin TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Güngör tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

"AKP, 3 Nisan 2009`da Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu`nun imzasıyla Çal Dağı`ndaki 3 milyon 297 bin 832 metrekare orman arazisini, İngiliz sermayeli Sardes Nikel Madencilik`e 2026 yılına kadar tahsis etmişti. Sonrasında Sardes Nikel, Çal Dağı tesislerini 40 milyon dolara VTG Madencilik adlı bir Türk şirketine sattı.

Tartışmalı ÇED raporunda madenin 15 yılda 163 milyon dolar katma değer üreteceği ileri sürülmektedir. Oysa maden nedeniyle zarar görecek olan Turgutlu`nun on beş yıllık tarım üretimi kazancı 5 milyar doların üzerindedir. Birkaç patron ve onların işbirlikçilerinin kârları için milyonlarca ağacın kesilmesi, tarımsal üretimin durması ve halk sağlığının bozulacak olması asla kabul edilemez.

 

'Çal Dağı yok edilecek'

 

Projenin yaşama geçirilmesi halinde ülkemizin en bereketli ovalarından biri olan Gediz Ovası`nın ortasında bulunan ağaçlarla kaplı Çal Dağı yok edilecektir. Bölge tamamen ağaçlardan temizlenecek, alınan topraklar yığın liçi (geçirimsiz bir tabaka üzerine yığılmış olan malzemeye çözücü kimyasalların verilmesiyle, kıymetli metallerin ayrıştırılması işlemi) haline getirilecek. 150 m uzunluğunda, 20 m genişliğinde 15 m yüksekliğindeki toprak yığınlarının içinden, 18 ay boyunca sülfürik asit geçirilerek, nikel madeni çökertilecektir. 15 yıl sonra şirket bölgeyi terk ettiğinde, geride sülfürik asit ve ağır metallerle kirlenmiş yeraltı suları ve topraklar kalacaktır.

ZMO olarak, doğamıza, ormanlarımıza, akarsularımıza, tarımımıza, ürettiklerimize sahip çıkma görevini, Cumhuriyetin bizlere verdiği eğitimden, meslek yaşamımızdan ve emeğe saygılı demokrasi kültürümüzden almaktayız. ZMO olarak, çevreye ve insan haklarına, emeğe saygılı, halkın yararlandığı doğal güzellikleri ve zenginlikleri koruyan yer üstü ve yer altı doğal kaynaklarının kullanımına karşı değiliz.

Ancak, bir bölgenin doğal kaynakları rant için heba ediliyorsa, mesleki sorumluluklarımızdan aldığımız güçle, bilimsel demokratik düşünce yapımızla ve bütün örgütlülüğümüzle, hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu çerçevede TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası`nın da içinde yer aldığı konuyla ilgili meslek odaları ve çevre örgütleri tarafından ÇED Raporunu onaylayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na karşı iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açılmıştır."

İlgili Haberler