Gündem

İSTANBUL BÜLTENİ- 2

  1- ÜNİVERSİTENİN LABORATUVARINDA PATLAMA (1) Haber-Kamera: Alper KORKMAZ - Murat SOLAK - İSTANBUL DHA Zeytinburnu'nda bulunan Biruni Üniversitesi'nde laboratuvarında meydana gelen patlamada 2 kişi hafif yaralandı

14 Kasım 2018 15:37

 

1- ÜNİVERSİTENİN LABORATUVARINDA PATLAMA (1)

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ - Murat SOLAK - İSTANBUL DHA
Zeytinburnu\'nda bulunan Biruni Üniversitesi\'nde laboratuvarında meydana gelen patlamada 2 kişi hafif yaralandı.
İlk belirlemelere göre üniversitenin laboratuvarında oksijen tüpünden kaynaklanan patlama meydana geldi. Patlamada bir akademisyen ile öğrenci yaralandı. 

Görüntü Dökümü:
------------
-Üniversitenin önündeki hareketlilik

====================

(ÖZEL) 
2- EMİNÖNÜ\'NDE ASIRLIK HAN, PİSA KULESİ GİBİ EĞİLİYOR

Haber - Kamera: Gökhan ÇELİK - Ali AKSOYER-, Harun UYANIK  / İSTANBUL(DHA) İSTANBUL\'un bir dönem önemli ticaret merkezlerinden biri olan Eminönü\'ndeki Liman Han çökmek üzere. 2007 yılından beri kademeli olarak boşaltılan 111 yıllık tarihi tescilli yapı denize doğru artan eğimiyle bölgede ciddi tehlike yaratıyor. Bölgede başka binalarda da eğim olduğuna dikkat çeken uzmanlar,  bir an önce önlem alınması gerektiğini söylediler.
Yalıköşk Caddesi üzerinde bulunan han, 1907 yılında o dönem sarayın baş mimarı olan Vedat Tek tarafından yaptırıldı. Birinci ulusal akım mimari özelliklerini taşıyan yapı uzun bir süre bölgedeki önemli ticaret merkezlerinden biri olarak kullanıldı. 1999 depreminde hasar gören yapı 2007 yılına kadar kısmen kullanıldı. Aynı zamanda 1\'inci derece tarihi eser olan Liman Han, eğimin artması üzerine 2009 yılında tamamen boşaltıldı. Bir dönem satılmasıyla da gündeme gelen yapı, denize doğru eğimiyle dikkat çekiyor. Handaki eğimi ilk fark edenlerden biri olan Yüksek Mimar Hasan Kıvırcık DHA\'nın sorularını yanıtladı.

\"1 DERECELİK EĞİM BİLE ÇOK ÖNEMLİ\"
Yapının mimari tarihine vurgu yapan Kıvırcık, \"2007 senesinde ben içeri girdiğimde üst katlar kullanılmıyordu ancak alt katta bazı işletmeler vardı. O zaman hanın bekçisiyle konuşarak girmiştim hanın içine. İçeride çok hissedilmiyor gibi olsa da döşemelerin eğri olduğunu fark ettim. Hemen elimdeki kalemi han içine salladım attım ve eğime doğru yuvarlandığını gördüm.  Bina gözle görülür değil, oturulmayacak düzeyde eğime doğru gitmişti. Şu an kaç derece eğim olduğunu bilmiyorum.  Bunu ölçmek ve tehlikeyi tam olarak tespit etmek lazım. Benim tahminim 2-3 derece ama zaten binalarda 1 derecelik eğim bile çok önemlidir \" ifadelerini kullandı.
Han çevresinde alınan güvenlik önlemlerinin de yeterli olmadığına dikkat çeken Kıvırcık, \"Ben meslek hayatımda çeşitli restorasyonlar yapıyorum ve daha önce bu büyüklükte bir yapının düzeltildiğini henüz görmedim. Bunun yerinde düzeltileceğine çok emin değilim. Ama tabii her gün yeni tekniklerle bizim ummadığımız gelişmeler yaşanıyor\" dedi.
Benzer eğimin 140 metre mesafedeki Hidayet Camii\'nde de olduğunu belirten Yüksek Mimar Hasan Kıvırcık, \"Hidayet camiinde de çıplak gözle bakıldığında bir eğim göze çarpıyor.  Burada restorasyon sırasında bu eğim hesap edilerek bazı güçlendirmeler yapılmıştır. Bir de bina çok küçük ölçekli bir bina. Kare planlı 2 katlı bir yapı. Bunun eğilerek yıkılma durumuna gelmesi oldukça zor. Ama Liman Han çok katlı ikisi farklı kütlelere sahip\" şeklinde konuştu.
Jeofizik Mühendisi Ufuk Salcı ise söz konusu eğimlerin birkaç ayrı nedenden kaynaklanabileceğini belirtti. Handa anormal bir eğim olduğuna dikkat çeken Salcı, \"Büyük bir ihtimalle, oturma sıvılaşma ile ilgili bir sorun var. O yüzden binalarda bir kayma söz konusu. Bir de onun öncesinde, öndeki binalar, oradaki yükler yıkılmış ve kaldırılmışsa o yüklerden dolayı da denize doğru bir hareket söz konusu olmuş olabilir. Hidayet Camii\'nde olduğu gibi. Camide de aynı sorun var. Burada yapacağınız önlemler maddi olarak ciddi rakamlara mal olacaktır. Yapının tarihi özelliklerinin olduğu söyleniyor. Bu kapsamda restorasyon maliyetleri de artacaktır\" dedi.

\"BÖLGEDEKİ BİNALARIN BOŞALTILMASI GEREKİR\"
Salcı \"Bildiğim kadarıyla oradaki binalar büyük oranda boş. Belki zemin katlarda dükkanlar vardır. Onların da bir an önce boşaltılması gerekir. Çünkü oradaki binalar için aynı tehlike söz konusu.  Bunların yapıldığı yıl itibari ile bir çoğunun zemin etütleri yapılmamıştır. Oradaki binalar büyük tehlike altında. Zaten boşaltılma sebepleri de bu.\"

\"TEHLİKE ARTIYOR GİBİ GÖRÜNÜYOR\"
Eminönü\'ndeki bu durumun Sultanahmet, Ayasoyfa ve Topkapı Sarayı için bir tehdit oluşturmadığına değinen Jeofizik mühendisi Salcı, \"Çünkü onlar ana kayaçlar oturmuş yapılardır. Zemin sıvılaşması zaten alüvyon malzeme olan yerlerde olur. Eminönü de zaten denize 1-2 rakım olan bir yer. Şayet bir yer dolgu ise sorun orada başlıyor. Şu an için tehlike artıyor görülüyor. Binanın eğilmesi ne sürede devam ediyor bilemiyoruz ama bir gün bir anda yıkılabilir. Allah göstermesin bir 17 Ağustos depremi  daha olsun istemiyoruz ama İstanbul\'a çok yakın, düşük şiddetli bir depremde bile aniden yıkılabilir\"  ifadelerini kullandı.

\"PİSA KULESİ DE EĞRİ AMA ÖNLEM ALINMIŞ VE DURUYOR\"
Çevredeki vatandaşlar da tarihi handaki eğimin farkında. O vatandaşlardan biri, \"Şimdi gelirken benim de dikkatimi çekti. Tarihi bir eser ve korunmuyor olması üzücü. Eğimi gördüm. Asıl dikkatimi çeken de o eğim oldu. Buna bir önlem alınabilir. Pisa Kulesi de eğri ama önlem alınmış ve duruyor halen. Burası için de bir önlem alınması lazım\" dedi.

\"CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK\"
Çevredeki bir esnaf da, \"Eğildiğini gördüm. Hep bu halde galiba ama yarın öbür gün ne olur bilmiyoruz. Yandaki han da kalabalık bir handı ve boşaltıldı. Buradan geçerken korkuyoruz. Başımıza bir şey gelse kim sorumlu olacak, kimse olmayacak. Olan yine vatandaşa olacak. Can güvenliğimiz yok tabii ki. Bir an önce önlem alınması lazım\" ifadelerini kullandı.

Görüntü dökümü
------------------------------------.
-Liman Han\'dan genel ve detaylar
-Liman Han\'ın havadan görüntüsü
-Hidayet Cami\'nden detaylar
-Muhabir anonsu
-Yüksek Mimar Hasan Kıvırcık ile röportaj
-Jeozfizik Mühendisi Ufuk Salcı ile röportaj
-Vatandaş röportajları   

=====================================

3- BEYOĞLU\'NDA TRAFİK TARTIŞMASINDA ZABITA AMİRİ BIÇAKLANDI 

-Zabıta amirinin bıçaklandıktan sonra sırtını tutarak yere düşmesi bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.

Haber-Kamera: Özgür EREN -Murat DELİKLİTAŞ İSTANBUL (DHA)
Beyoğlu\'nda zabıta amiri Kadir Çankır, trafikte yol verme yüzünden tartıştığı bir kişi tarafından bıçaklanarak yaralandı. Saldırgan kaçarak izini kaybettirirken arkadaşı tarafından hastaneye kaldırılan zabıta amirinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Zabıta amirinin bıçaklanma anı bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.

Olay, Bademlik mevkii Haliç Köprüsü katılımı trafik ışıklarında 17.30 sıralarında meydana geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi\'nde zabıta amiri olan Kadir Çankır ve arkadaşı araç ile seyir halindeyken Bademlik ışıklarda başka bir araç sürücüsü ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine ismi henüz belirlenemeyen sürücü, zabıta amirini sırtından bıçaklayarak yaraladı. 
Olayın ardından saldırgan aracı ile kaçarak kayıplara karıştı. Yaralı zabıta ise, yanında bulunan arkadaşı tarafından kendi araçlarına bindirilerek Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi\'ne kaldırıldı. 
Yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken polis, aracının plakasını belirlediği sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı.
Öte yandan, zabıta amirinin bıçaklandıktan sonra sırtını tutarak yere düşmesi bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.

Görüntü Dökümü

---------------------
-Cep telefonu görüntüsü
-Hastaneden genel ve yakın detaylar 
-Olay yerinden detay görüntü
-Olay yerindeki trafik akışından detay görüntü
-Olay yerindeki trafik ışıklarından detay görüntü       

===============================

4- BAKAN VARANK: AYLIK YAŞAM BURSU ARAŞTIRMACILAR İÇİN 20 BİN LİRA OLACAK 

Haber-Kamera: İdris TİFTİKÇİ/İSTANBUL,(DHA) 
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği\'nin düzenlediği \"Smart Future Expo\" açılış törenine katıldı. Bakan Varank konuşmasında bilim insanlarının yurda dönüşüne katkı sağlayacak çok önemli bir politikayı 15 Aralık\'ta hayata geçireceklerini söyleyerek, \"\'Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı\' adını verdiğimiz bu destekle alanlarında uzman üst düzey araştırmacıların stratejik projelere katkı sağlamak üzere ülkemize gelmesini hedefliyoruz. Bu programı TÜBİTAK koordinasyonunda gerçekleştireceğiz. Bunu hazırlarken diğer ülkelerin aynı maksatla hazırlamakta oldukları programları inceledik. Açıkça gördük ki bilim ve teknolojide ileri seviyede kabul edilen ülkeler bile araştırmacıları ülkelerine çekmek için ciddi destekler sunuyor. Biz de bu rekabet koşullarının farkında olarak bir düzenleme yaptık. Program yurt dışındaki vatandaşlarımızın yanı sıra yabancı uyruklu araştırmacıları da kapsayacak ve 8 farklı alanda teşvikler sunacak\" dedi. 

Varank konuşmasına şöyle devam etti: \"Aylık yaşam gideri bursu genç araştırmacılar için 20 bin lira, deneyimli araştırmacılar içinse 24 bin lira olacak. Bu rakamlar bizzat araştırmacılara ödenecek. Araştırma başlangıç paketi ödeneği genç araştırmacılar için 500 bin lira, deneyimli araştırmacılar için 1 milyon lira olacak. Ödeneği araştırmacılara ev sahipliği yapan kuruma aktaracağız. Ayrıca ev sahibi kuruma 720 Bin liraya kadar araştırma desteği verilebilecek. Ayriyeten aylık 3 Bin 750 Lira yönetim ve idari maliyetler ödeneği aktarılacak\"

Görüntü dökümü:
----------------------
-Varank\'ın açıklamaları
-Genel ve detaylar

========================

5- BİLAL ERDOĞAN\'DAN İTALYANCA ŞARKININ ARDINDAN TÜRK SANAT MÜZİĞİ

Erhan TEKTEN - Esma ÇAKIR/İSTANBUL, (DHA) BİLAL Erdoğan, İtalyanca şarkının ardından Türk sanat müziği seslendirdi.
Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, önceki gün Best FM\'de Adem Metan\'a konuk oldu. Programda sürprizler yaşandı.
İlk olarak Bilal Erdoğan\'ın İtalya\'nın pop-rock yıldızı Ligabue\'nın 2013 yılında piyasaya sürdüğü \"Mondovisione\" albümünün ikinci single\'ı olan \"Tu Sei Lei\" adlı şarkısını seslendirdiği kayıt dinletildi.
Daha sonra ise Bilal Erdoğan\'ın Türk sanat müziği söylediği kayıt yayınlandı. Bilal Erdoğan\'ın bu kez Artaki Candan\'ın \"Koklasam saçlarını bu gece ta fecre kadar\" adlı eserini seslendirdiği duyuldu.
Radyo programcısının sorularını da yanıtlayan Erdoğan, koyu Fenerbahçeli olduğunu belirtti. Bilal Erdoğan, \"Fenerbahçe\'nin maçını tribünde izleyeli üç dört yıl olmuştur. Futbol seyircisiyim ve futbol kültürüm de iyidir. Fanatik bir taraftar değilim. İnsanların kendilerini kaptırdığında nerelere gittiğini görebiliyoruz.  Ben futbolu çocuklarımla izleyince keyif alıyorum. Çocuklarım futbolu sever. Onlar da benim gibi Fenerbahçeli. Çocuklarımın Fenerbahçe taraftarı olmasını istiyorum ve Fenerbahçeli olarak büyütmek istiyorum. Neden böyle istiyorum çünkü evde çocuklarımla aynı renkleri severek desteklemek isterim.\" dedi. Hobileriyle ilgili de konuşan Erdoğan, \"Aracımı kendim kullanmayı tercih ederim. Otomobil düşkünlüğüm kısmen var. Go-Kart binmeyi çok severim. En son Erzurum\'da büyük oğlum ile bir Go-Kart yarışı yapmıştık çok eğlenmiştik. Çocuk sahibi olduktan sonra hız yapmamaya daha da dikkat ediyorsun\" diye konuştu.


Görüntü Dökümü:
----------
-Erdoğan\'ı söylediği şarkıların kayıtları

==================================

 (ÖZEL) 
6 PENDİK\'TE PARKTA BAZ İSTASYONU KURULDUĞU İDDİASI MAHALLELİYİ SOKAĞA DÖKTÜ

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN-Çağrı ÇALIŞKAN/İSTANBUL,(DHA) 
Pendik\'te çocuk parkına baz istasyonu kurulduğunu iddia eden mahalle sakinleri, eylem yaparak baz istasyonunun kaldırılmasını istedi.
Sülüntepe Mahallesi\'nde bulunan Vildan Sokak Parkı\'na iddiaya göre dikilen yaklaşık 10 metrelik direkteki reklam panosunun içine baz istasyonu konuldu. Park önünde eylem yapan mahalle sakinleri, \'Sağlık için baz istasyonuna hayır\' yazılı pankart  açarak durumu protesto etti. Mahalleli \"Yaşam Alanıma Dokunma\", \"Radyasyona Hayır\" yazılı dövizler taşırken, \"Sağlıklı Yaşam İstiyoruz\" diye slogan attı. Daha önce imza topladıklarını söyleyen 100 kişilik grup parkta toplanarak bir açıklama yaptı.
Açıklamada \"Mahallemize 2 hafta  önce \'MOBESE kamerası\', \'ışıklandırma kuruyoruz\' diye baz istasyonu kuruyorlar. Mahallelinin bunu fark etmesi sonucu biz bunu engelledik. Bu duruma karşı mahallede bine yakın imza topladık. Bu konuda belediye ve yerel yönetimle görüşmeler sağlandı. Belediyeden olumlu bir cevap alamadık. Çocukların en yakın yaşam alanına baz istasyonun kurulmasının tehlikeli olduğunu söyledik ama bunu dikkate almadılar. Bizde bu durumdan kaygılıyız. Hergün bu arada bir eylem süreci var. Çocuklarımız parka giremiyor şu anda. Baz istasyonun korkusundan kimse çocuğunu parka gönderemiyor. Şu anda bir aktifleşme durumu yok ama biz bu direğin burada olmasından kaygılıyız. Bu direk buradan kalkıncaya kadar eylemimizi sürdürmeyi düşünüyoruz\" dedi.

Görüntü dökümü:
---------------------
-Toplanan mahallelinin görüntüsü
-Açılan döviz
-Slogan atmaları
-Parktan görüntü
-Direkten görüntü
-Direğin üzerine yazılan yazılar
-Açıklama
-Vatandaşlarla röp
-Genel ve detay görüntüler

======================

7- KAPKAÇ ANI GÜVENLİK KAMERASINDA

Haber-Kamera: İSTANBUL,(DHA) 
Zeytinburnu\'nda bir kadının bebek arabası ile giderken çantasının kapkaç yöntemiyle çalınması güvenlik kameraları saniye saniye yansıdı. Beştelsiz Mahallesi üzerinde 11 Kasım\'da bir kadın bebek arabasıyla ilerlerken içinde 350 TL para ve maaş kartı bulunan çantası kapkaç yöntemiyle çalındı. 

GÜVENLİK KAMERALARI İNCELENDİ
C.Ö. isimli kadının durumu polis ekiplerine bildirmesinin ardından polis ekipleri çevredeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde tespit edilen Pakistan Uyruklu K.N. (19) ve N.H.M.A. (20)  isimli şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden K.N. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, N.H.M.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

KAPKAÇ KAMERADA
Güvenlik kamera görüntülerinde K.N\'nin C.Ö.\'yü takip etmesi ve ardından bir sokakta kapkaç yapması görülüyor. 


Görüntü dökümü:
---------------
-Güvenlik kamerası görüntüleri 
-Şüphelinin takip etmesi
-Kapkaç yapması
-Genel ve detaylar

========================

8- TIR GARAJINA KAÇAK PARFÜM BASKINI KAMERADA

Haber: İstanbul DHA
Başakşehir\'de, TIR garajına yapılan baskında kaçak yollarla yurda sokulduğu belirlenen  63 bin 238 şişe parfüm ele geçirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, Ziya Gökalp Mahallesindeki TIR garajında park halindeki tır ve 2 kamyonette kaçak parfüm olduğu bilgisini aldı. 10 Kasım\'da garaja baskın düzenleyen polis, TIR ve kamyonetlerde ünlü markaların da bulunduğu 63 bin 238 şişe kaçak parfüm ve deodorant ele geçirdi. Baskında 5 kişi gözaltına alındı. El konulan parfüm ve deodorantların piyasa değerinin 34 milyon civarında olduğu belirtildi.

Görüntü Dökümü:
-------------
-Baskından görüntü
-Ele geçirilen kaçak parfümler

=========================

9- ATAKÖY\'DEKİ MİLLET BAHÇESİNİN HAVADAN GÖRÜNTÜLERİ 


Görüntü Dökümü:
-------
-Millet bahçesinin havadan görüntüsü (ARŞİV)

======================

10- AKÜLÜ SANDALYE ŞARJ İSTASYONLARININ SAYISI ARTACAK

Sinem ERYILMAZ- Hüseyin ÇAKMAK/İSTANBUL, (DHA) 
Akülü sandalye şarj istasyonlarıyla engellilerin hayatı kolaylaştırılmaya devam ediliyor. CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Halit Bakal, İstanbul\'un Avrupa yakasında 13 noktaya yerleştirilen akülü tekerlekli sandalye şarj istasyonlarının sayısının gelecek yıl 25\'e çıkarılacağını söyledi.

CK Enerji Boğaziçi Elektrik çalışanlarının gönüllü olarak başlattığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi\'nin desteğiyle hayata geçirilen \'Hayatı Aydınlat\' projesi ile 2016 yılında İstanbul\'un Avrupa yakasında 13 noktaya yerleştirilen akülü sandalye şarj istasyonları, engellilerin hayatını kolaylaştırıyor. Bugüne kadar kurulan akülü sandalye şarj istasyonlarıyla bulundukları lokasyon ile İstanbul\'da metro hattında 54 kilometre, metrobüs hattında da 52 kilometrenin kapsama alındığı belirtildi. Bunun, toplam 106 kilometrelik alanda engellilerin akülü şarj istasyonlarına ulaşabilmesi anlamına geldiği kaydedildi. Proje kapsamında düzenlenen etkinliklerin gelirleriyle Avrupa Yakası\'na, 2019 yılının sonuna kadar 12 akülü sandalye şarj istasyonunun daha kurulması hedefleniyor. Böylece engellilerin, yaklaşık 140 kilometrelik güzergahta, enerji kesintisi sorunu yaşamadan akülü sandalyeleriyle yol alabileceği belirtildi.

\'Hayatı Aydınlat\' projesi hakkında bilgi veren CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Halit Bakal, \"2016 yılında İstanbul Avrupa Yakası\'nda hayata geçirdiğimiz bir proje. Çalışanlarımızdan gelen talepler doğrultusunda tamamen gönüllülük esasına dayanarak onlarla birlikte düzenlediğimiz etkinliklerden elde edilen gelirlerle akülü sandalye ile gezen vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak, yaşama katılımlarını sağlamak için bu projeyi başlattık\" diye konuştu. 

ENGELLİLER İÇİN KESİNTİSİZ ULAŞIM İMKANI
Akülü sandalye kullanan engellilerin ücret ödemeden bu noktalardan yararlanabileceğini vurgulayan Bakal, \"Hem tramvay hem de metro hattında 106 kilometrelik bir alanda 12 tane, 1 tane de genel müdürlük binamızda olmak üzere 13 şarj istasyonunda hiçbir ücret ödemeden akülü araçlarını şarj edebilecekler. Bu da onların 11- 12 kilometrelik bir alanda dolaşmalarına imkan tanıyor. Bu da 2 saate tekabül ediyor. Biz de her 10 kilometrede bir şarj istasyonu kurduğumuz için kesintisiz olarak ulaşım imkanına sahip oluyorlar\" dedi. 

12 İSTASYON DAHA KURULACAK
Bu yıl düzenlenen etkinliklerden elde edilen gelirlerle gelecek yıl yaklaşık 33 kilometrelik metrobüs hattında 12 şarj istasyonu daha kurmayı hedeflediklerini dile getiren Halit Bakal, \"140 kilometrelik güzergahta 25 tane şarj istasyonuna ulaşmayı hedefliyoruz ve engellilerin de bizler gibi yaşamın içinde olmalarını arzuluyoruz\" diye konuştu. 

\'RAHATÇA DIŞARI ÇIKABİLİYORUM, ŞARJ GÜVENCEM VAR\'
Henüz 9 aylıkken, geçirdiği çocuk felci sonucu yürüme yetisini kaybeden Ahmet Sarıyer (60) ise \"Bizim için çok faydalı bir şey. Nereye gideceksek bu istasyonları kullanıp, şarj edebiliyoruz. Arabalarımızla istediğimiz yere rahat gidip, gelebiliyoruz. Herhangi bir sorun yaşamıyoruz\" dedi.
Akülü tekerlekli sandalye şarj istasyonları yokken yaşadığı zorlukları anlatan Sarıyer, \"Şarjımız bittiğinde eve gidiyorduk, başka bir yere gidemiyorduk. Kendi şarjımız vardı veya yolda kalırsak bir dükkandan yardım isteyerek onlardan faydalanırdık. İstasyonların sayısının artması çok çok iyi olur. Birçok engelli arkadaşlarımız var. Onlar da rahatlıkla bu işten faydalanabilirler. Çünkü bu istasyonlar olmadığı zamanlar her ihtimale karşı bir yere gidemiyorsun. Bunların sayesinde rahatlıkla topluma girebiliyoruz. Bana sorarsanız yapımı bu zamana kadar bile geç kalınmış. Yapanlardan Allah razı olsun; çünkü hiçbir arkadaşımız herhangi bir yere gidemiyordu. Aküsü bitince mecburen bir dükkana girecek, o da elektrik verirse aküsünü kullanabilecekti. Onun haricinde ne metrolara ne de AVM\'lere gidilemiyordu. Bunların sayesinde rahatlıkla gidip gelebiliyoruz. Şu anda buraya bile gelirken sorun yaşamadım. Çünkü şarj güvencim var. Şarjım bitecek diye sıkıntım olmuyor. Rahatlıkla yanaşıp şarj edebiliyorum. Ben böyle istasyonların her yerde olmasını isterim\" diye konuştu.

Görüntü dökümü:
----------------
-Halit Bakal ile röp
-Ahmet Sarıyer ile röp
-Sarıyer\'in akülü sandelyesini şarj etmesi

==========================

11- DİYABETTE ENDİŞE VERİCİ TABLO: DÜNYANIN 2, AVRUPA\'NIN 3 KATI ORANINDA 

Haber: Buse ÖZEL/Kamera: Ömer HASAR/İSTANBUL, (DHA)- 
14 KASIM Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yurt genelinde çeşitli etkinliklerle hastalığa dikkat çekilirken, Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, Türkiye\'deki durum hakkında endişe verici bilgiler paylaştı. Türkiye\'de diyabetli sayısının dünyanın 2, Avrupa\'nın ise 3 katı oranında olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, ülkemizde 11 milyon civarında diyabetli olduğunu vurguladı. Ayrıca daha önce Türkiye genelinde yapılan TURDEP araştırmasının sonuçlarına göre de Türkiye\'de diyabetin görülme sıklığı her 10 yılda bir  yüzde 100 oranında artıyor.  

Birleşmiş Milletler\'in sıtma salgını, tüberküloz ve AIDS hastalığından sonra dördüncü kez diyabet konusunda tüm dünyayı uyardığına dikkati çeken Yılmaz, \"Şu anda diyabet dünyadaki ölüm nedenleri içinde 6\'ıncı sırada. Asıl daha önemlisi dünyadaki ölüm nedenleri içinde, diğer ilk 5 sıradaki hastalığın 3 tanesinin bir numaralı sebebi. Dünyadaki bütün ülkelerde bir numaralı ölüm nedeni kalp damar hastalığı. Diyabet de kalp damar hastalıklarının bir numaralı sebebi. İki numaralı ölüm nedeni hipertansiyon. Buna bağlı inme, felç aynı şekilde diyabet nedeniyle gelişiyor. Böbrek hastalıklarının da aynı şekilde diyabet bir numaralı nedeni\" dedi. 

\'TÜRKİYE\'DE DİYABET HER 10 YILDA 1, YÜZDE 100 ORANINDA ARTIYOR\'
Dünyada diyabetin çok hızlı bir şekilde yayıldığını da belirten Prof. Dr. Yılmaz, şöyle konuştu: \"10 yıl içinde ise 1 milyar insanın diyabet hastası olacağı düşünülüyor. Bizim ülkemizde ise her 10 yılda 1 diyabet yüzde 100 oranında artıyor. Diyabet aslında 21\'inci yüzyılın bizim gündemimize getirdiği yüksek teknolojiden, bunların bize getirdiği yeni hayat modellerinden besleniyor. Teknoloji, otomobiller, akıllı televizyonlar aslında hiç farkına varmadan bizleri yavaş yavaş içine aldı. Çalışma saatleri uzadı, daha hareketsiz bir yaşamımız oldu. Oturduğumuz yerden artık her şeyi organize ediyoruz. Kimse yürümüyor, kimse koşmuyor. Buna karşılık zaman hızlandı. İnsanların oturup beslenmeye ayıracak vakti kalmadı ve fast food denilen yiyeceklere yöneldi. Yağlı, hamurlu, kırmızı etten zengin bir beslenme modeliyle tüm dünya şişmanlamaya başladı.\" 

\'TÜRKİYE\'DEKİ DİYABETLİ SAYISI DÜNYANIN 2, AVRUPA\'NIN 3 KATI\'
Çocuklarda dahi obezitenin 3\'te 1 oranına yükseldiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, diyabetin ülkemizde diğerlerinden daha önemli bir sorun olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, \"Türkiye\'deki diyabet ortalaması dünyadakinin 2 katı, Avrupa ortalamasının ise 3 katı. Türkiye\'deki artış hızı da aynı şekilde çok fazla. TURDEP 1 (Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans Çalışması) ve TURDEP 2 çalışmasına göre diyabetin artış hızı yüzde 100. Şu anda ülkemizde 11 milyon civarı diyabetli olduğunu düşünüyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu\'nun kayıtlarına göre de 7,8 milyon ilaç kullanan diyabetli var. Diyabetin ailesel bir hastalık olması nedeniyle birinci dereceden yakınların da riskli grupta olduğunu düşünürsek 40 milyona yakın bir insanı ilgilendiriyor\" şeklinde konuştu. 

\'HER 8 SANİYEDE 1 KİŞİ DİYABET NEDENİYLE ÖLÜYOR\'
Uluslararası Diyabet Federasyonu\'nun yaptığı bir çalışmaya göre her 8 saniyede 1 kişinin diyabet nedeniyle öldüğünü söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, \"Şu anda diyabet dünyadaki ölüm nedenleri içinde 6\'ıncı sırada. Asıl daha önemlisi dünyadaki ölüm nedenleri içinde, diğer ilk 5 sıradaki hastalığın 3 tanesinin bir numaralı sebebi. Dünyadaki bütün ülkelerde bir numaralı ölüm nedeni kalp damar hastalığı. Diyabet de kalp damar hastalıklarının bir numaralı sebebi. İki numaralı ölüm nedeni hipertansiyon. Buna bağlı inme, felç aynı şekilde diyabet nedeniyle gelişiyor. Böbrek hastalıklarının da aynı şekilde diyabet bir numaralı nedeni\" dedi. 

CGM CİHAZI SGK KAPSAMINA ALINSIN ÖNERİSİ GETİRİLECEK
Prof. Dr. Temel Yılmaz ayrıca Türkiye Diyabet Vakfı olarak 18 yaşından küçük, diyabetli çocukların ayda 150 kez şeker ölçümü için parmaklarını delmek zorunda kaldığını, bunun yerine CGM denilen, deri altından şeker ölçümü yapan bir cihazın SGK geri ödeme kapsamına alınması için Meclis\'e öneride bulunacaklarını belirtti. Sağlık harcamaları bakımından devlete yük oluşturmaması için CGM cihazına özel bir formül geliştirdiklerini belirten Prof. Dr. Yılmaz, bu sayede hem ailelerin sürekli olarak çocuklarının kan şekerini takip edebileceğini hem de küçük çocukların parmaklarının ayda 150 kez delinmek zorunda kalmayacağını söyledi.

Görüntü dökümü:
-------------------
- Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz ile röp.
- Şeker ölçümü, muayene gibi genel detaylar 

==========================

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir