REKLAMI GİZLE

HDP: Zarrab MİT Müsteşarı değil bu gizli belgelere nasıl ulaştı?

"Zarrab'ın sağlığı için ABD'ye nota verdiler"

- A +

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın Reza Zarrab davası için yargı tiyatrosu dediğine belirten Yıldırım, “Bekir Bozdağ bu ülkede Adalet Bakanlığı yaptı. Bundan 320 gün önce Zarrab önemli muteber biriydi. Sağlığı konusunda bilgi almak için ABD’ye nota bile verildi. Ama gelinen noktada Zarrab’ın tanık koruma programından yararlanması Zarrab’ı bütün günahların müsebbibi haline getirdi" diye konuştu.

Reza Zarrab’ın Türkiye’nin gizli bilgi ve belgelerini teşhir ettiğine ilişkin iktidardan gelen açıklamalara dikkat çeken HDP Grup Başkanvekili, “Sormazlar mı bu adam bunlara nasıl ulaştı diye? Zarrab MİT müsteşarı değil. Bu ülkenin mahremi sayılabilecek bilgi ve belgelere ulaşması iktidarla girdiği ilişkilerle alakalıdır. Açığa çıkan bilgi ve belgelerin buz dağının görünen kısmı olduğunu düşünmekteyim” dedi.

Yıldırım’ın basın toplantısındaki açıklamaları şöyle.

Zarrab’ın avukatıyla ne görüştünüz?

ABD’de yargı 300 yıldır var, Türkiye 95 yıllık bir cumhuriyet. Her dönem ABD ile iyi ilişkileri oldu. NATO’nun da müttefiki. Bugüne kadar ABD’deki yargının bağımsızlığı ile ilgili tek cümle kurmadı ama nedense sopanın ucu kendisine dokununca ABD yargısını hedef alıyor. Bizim de bu şakaya inanmamızı bekliyor. Eğer ABD yargısı tiyatro idiyse Zarrab tanık olmadan önce söyleyebilirdiniz. Ya da Zarrab’ın avukatı Türkiye’ye çağrılıp Saray’da görüşüldüğünde tiyatro değil miydi? Zarrab 20 gün önce çok önemliydi sizin için. Öyle ki 65 yıllık müttefikinize nota verdiniz. Zarrab 15 yıldır halının altına süpürdüğünüz hangi kirliliklerin ortaya çıkmasına hizmet ediyor.

Bundan 4-5 yıl önce yargıya güven kaçtı bugün neden yüzde 20’lere düştü. Bir yargının tiyatro olup olmadığını, tarafsız olup olmadığına toplum karar verebilir. Mesela ABD’de yargıya güven kaçtır. Türkiye’de kaçtır? Sizin 1 buçuk yıldır anlata anlata bitiremediğiniz bir cemaat ve paralel devlet yapısı ortaya çıktı. Hesabını veremediğiniz tüm iş ve işlemleri paralel devlet yapısı kiliminin altına süpürmeye çalışıyorsunuz. Ama gerçeklik çok farklı.

Tiyatro ABD’de değil Türkiye’de

Bizim 500’ün üzerindeki fezlekelerimizin 400’den fazlası bu cemaatin savcıları tarafından hazırlanmış. Tiyatro ABD’de değil burada. Siz kendinizi teatral figür olmaktan kurtaramadığınız için bugün ABD’de o yargılama devam ediyor. Bunun müsebbibi sizsiniz.

Hiçbir yerinden tutamıyoruz. Panama belgeleri mi dersiniz, Man adası mı dersiniz, Zarrab döneminde yapılan bir tomar kaçakçılık, rüşvet, yolsuzluk mu dersiniz. Biz Zarrab’ı AKP iktidarının verdiği ödüllerden, bir yanında Başbakan’ın olduğu toplu açılış törenlerinden tanıyoruz. Zarrab’ı ülkenin açığını kapatması sebebiyle mazhar olduğu övgülerden tanıyoruz. Artık bu ülkede vermediği hesabı ABD’de veriyor ve ucu size dokunuyor diye bu işten kurtulamazsınız.

Zarrab MİT Müsteşarı mı ki ülkenin gizli belgelerine ulaşsın

Neymiş, Reza Zarrab Türkiye’nin gizli bilgi ve belgelerini teşhir ediyormuş. Sormazlar mı bu adam bunlara nasıl ulaştı diye? Zarrab MİT müsteşarı değil. Bu ülkenin mahremi sayılabilecek bilgi ve belgelere ulaşması iktidarla girdiği ilişkilerle alakalıdır. Açığa çıkan bilgi ve belgelerin buz dağının görünen kısmı olduğunu düşünmekteyim.

Misafire yapılan ikramın masrafı söylenir mi?

Mültecilere 30 milyar dolar harcandığına ilişkin açıklamalar var bir de. Mültecilerin yüzde 90’ından fazlası yaşamlarını riske ederek perişan halde yaşıyorlar. Çoluk çocuğunun rızkını TC devletinden alan kaç tane mülteci var? Ya dilencilik ya da bu ülkedeki en ağır emekçilik işlerini yapıyorlar. Aldığımız aile görgüsü gereği biz misafirimize ikram ettiğimizi söyleyemeyiz. Siz evinize gelen misafirinize sana yaptığım yemeğin maliyeti bu diyebilir misiniz? Bu ülkenin geleneğinde bu var mı? Ne uğruna kalıyorlar burada, Ege’de ölmemek için. Fırsatını bulsalar belki de çoğu ya ülkelerine ya da Avrupa’ya gidecek. Onlar kendi virane şehirlerinde yaşamayı buradan bin kat evla görürler.

Esad Türkiye hava sahasını kullandı mı?

O 30 milyar doları bir yana bırakalım. Ne uğruna Suriye’nin bu hale gelmesine göz yumdunuz? Neydi, Esat gidecekti. Soruyorum: Aralarında herhangi bir anlaşma yokken Esad’ın kendisinin bu ülkeye girişi nasıl mümkün değilse uçağının geçişi de mümkün değil. 2 hafta önce Esat Soçi’ye giderken Türkiye hava sahasını kullandı mı kullanmadı mı?

Yıldırım'ın gazetecilerin sorusuna verdiği yanıtlar şöyle: 

-Erdoğan’ın “Bazı haberler alıyorum, bazı sinyaller alıyorum. Bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretlerinin olduğunu duyuyorum. Buradan sesleniyorum, önce kabinemize sesleniyorum, bunların hiçbirine çıkış için asla izin vermemelisiniz. Çünkü bu adımlar ihanet-i vataniyedir” sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kendileriyle ilgili dışarıya kaçırılmış bir paranın ancak bu kadar beceriksiz bir şekilde üstünün kapatılması girişimidir. Man Adası belgelerinden, Zarrab davasından kaynaklı siyasi sıkışmışlığını örtmeye çalışıyor. Soruyorum Cumhurbaşkanının bu cümlesinden sonra daha fazla istikrarsızlık ekonomik tedirginlik mi hasıl oluyor yoksa gerçekten ekonomik yatırım yapacaklar bu ülkeye mi geliyor? Bu açılama ayan beyan bir şekilde daha fazla tedirginliği arttıran, istikrarsızlığı ortaya koyan bir cümledir. Asıl amacı aynı konudaki, yurt dışına para kaçırma konusundaki siyasi basıncı bertaraf etmektir.

-Yolsuzluk iddialarına adı karışan 4 bakanın yeniden yargılanması gündeme gelebilir mi?

Mevta başbakan, “hesap vermesi gerekenler hesap vermelidir” diyor, kendisi 2 yıl başbakanlık yaptı. Hiç böyle bir şey aklına geldi mi? Hukukun bazı suçlarının zaman aşımına sahip olmadığını düşünüyoruz. Bu ülkenin beyt’ül malı çalınmış, uluslararası dolaşıma sokulmuş. Bunun zaman aşımı yoktur.

Ülkenin savcıları dillerini yutmuş. Kalem kalkmıyor. Nuriye Gülmen hoca için yıllarca ceza veren yargıçlara sesleniyorum; bunca iddiaya, belgeye rağmen hiçbiriniz bir işlem yapmayacak mısınız? Başta iktidar yargılamanın önünü açmalıdır. Eğer iktidar bu töhmeti kaldırmak istiyorsa, iddiaların doğru olmadığını söylüyorsa o dönemki siyasetçiler, bakanlar ve tüm bürokratların yargılanmalarının önünü açmalıdır. Bunca iddiaya rağmen yargılanmazlarsa siyasi iktidar üzerindeki sis perdesi giderek yoğunlaşacak ve iddialar gerçekmiş algısına daha fazla dönüşecektir.