Politika

Guardian yazarı: Türkler ve Suudiler, Batı'dan uzaklaşıyor

"Kral Selman gibi Erdoğan da otoriter hareketleri ve hak ihlalleri nedeniyle Avrupalı ve ABD'li siyasetçi ve kuruluşların eleştirilerini alıyor"

13 Nisan 2016 10:20

Guardian'ın önemli yazarlarından Simon Tisdall, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz'in Türkiye ziyaretini inceleyen makalesinde, ziyaretin iki ülke ilişkilerinde dönüm noktası olduğunu yazıyor.

Makale ziyaretin şatafatına ve yapılan masraflara dikkat çekilerek başlıyor.

Ankara'da yaşanan bombalı saldırılarının hatırlatıldığı yazıda, "Ziyaret öncesi 300 Suudi güvenlik görevlisi Ankara'ya giderek kralın gelişi için hazırlık yaptı" deniyor.

Tisdall, Suudi Kralı'nın kalacağı otelin tüm odalarının Suudilere ayrıldığına ve tüm camların kurşun geçirmez camlarla değiştirildiğine dikkat çektikten sonra Erdoğan'ın da "hesapsızca para harcanan" bir sarayda yaşadığını yazıyor. Makale şöyle devam ediyor:

"Türkiye'nin modern sultanı olarak da anılan Erdoğan ile Suudi Kralı arasında birçok benzerlik bulunuyor. İkisi de Suriye lideri Beşar Esad'ı devirmek istiyor. Ayrıca ikisi de Suriye ve Irak'taki terörü bitirmek istediklerini söylüyor...

Erdoğan, bölgesel güç mücadelesinde rakip olan Şii İran'a karşı Suudilere sempati duyuyor. İdamlar nedeniyle Tahran'ı eleştirdi, ancak Suudi Arabistan Ocak ayında Şii din adamı Nimr al Nimr ve 46 kişiyi daha idam ettiğinde hiçbir eleştiride bulunmadı.

Kral Selman gibi Erdoğan da otoriter hareketleri ve hak ihlalleri nedeniyle Avrupalı ve ABD'li siyasetçi ve kuruluşların eleştirilerini alıyor. [...] Sonuç olarak ikisi de geleneksel müttefikleri olan Batı'dan uzaklaşıyor."

Tisdall, Kral Selman bin Abdülaziz'in 14-15 Nisan'da İstanbul'da katılacağı İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nde Sünni ülkeleri kendi arkasında toplamaya ve Erdoğan ile Mısır'ın askeri rejimini uzlaştırmaya çalışacağını belirtiyor.

Tisdall, konuştuğu Türk uzmanların, Suudi Arabistan ile daha yakın askeri ve ticari ilişkilerin, Erdoğan'ın yeni İslamcılığını, anti demokratik ve Batı'ya meydan okuyan söylemlerini körükleyebileceğine dikkat çektiklerini yazıyor.