Gündem
BBC Türkçe

Gazze'de öldürülen sekiz aylık Leyla bebek ve umutsuzluk

Gazze'de İsrail askerlerinin 60 Filistinliyi öldürmesine geniş yer ayıran İngiltere basını, gözyaşartıcı gaz yüzünden boğularak ölen sekiz aylık Leyla bebek ve daha 14 yaşındayken "ölmenin böyle yaşamaktan iyi olduğunu" düşünen Wesal Şeyh gibi kurbanların

16 Mayıs 2018 06:12

İsrail Ordusu'nun önceki gün Gazze'de 60 Filistinli protestocuyu öldürüp, 2700 kişiyi yaralaması İngiltere basınında geniş yer buluyor.

Gazeteler özellikle kurbanların hikâyelerini sayfalarına yansıtırken, bir İsrail insansız hava aracının attığı göz yaşartıcı gazla boğularak ölen 8 aylık bebek Leyla Gandur'un annesi Meryem çocuğunun cansız bedenine sarılırken çekilen fotoğraf neredeyse bütün gazetelerde görülüyor.

Öldürülen Filistinliler'den sekizinin 16 yaşın altında çocuklar olduğunu söyleyen Times Leyla'nın amcası Mustafa Gandur'un "Her yerden gaz atıyorlardı. Hiçbir şey görülmüyordu. Gaz fişeklerini sayamıyordunuz bile" diyor.

Gazete Leyla'nın 17 yaşındaki annesi Meryem'in protestolarda yer alan bir otobüs dolusu kadın ve çocuk arasında yer aldığını ve kalabalığa onlarca gaz fişeği atıldığında, olayların uzağındaki bir çadıra götürüldüğünü aktarıyor. Leyla'nın kuzeni Cihad Gandur da "Ama sürekli ağlıyordu ve bir akrabamız cephe hattına daha yakın bir yerde olan annesine götürdü. Sonra yine gaz saldırısı oldu" diyor.

Times, Gazze'deki sağlık görevlilerinin Leyla bebeğin ölümüne mevcut bir sağlık sorununun yol açmış olabileceğini söylediğini ancak bu bilginin cenazeye katılan yüzlerce kişinin trajedisini azaltmadığını vurguluyor.

Leyla'nın annesi Meryem Gandur'un ağlayarak "Bırakın benimle kalsın. Onun için çok erken" dediğini söylerken, bebeğinin ölmesinden beri çok az şey söyleyen babanın da Leyla'nın Filistin bayrağına sarılı bedenini kollarında camiye taşıren, "Ona dua edin" diyerek ağladığını belirtiyor.

Guardian da "14 yaşında kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığını düşünen Filistinli kız" başlıklı haberinde Wesal Şeyh Halil'in hikayesini anlatıyor.

Halil'in ölmeden önce cenazesini planladığını yazan Guardian, Halil'in protestolar sırasında İsrail askerleri tarafından vurulması halinde, ya düştüğü yere ya da büyükbabasının yanına gömülmeyi vasiyet ettiğini belirtiyor.

Wesal'in babası Reem Ebu İrmana "Ölümün bu hayattan iyi olduğunu düşünüyordu. Gösterilere her gittiğinde, Allah'a şehit olmak için yalvarıyordu" diyor.

Ebu İrmana hayatın Wesal ve diğer altı çocuğu için artık katlanılmaz hale geldiğini söylerken, ailesinin İsrail'de hiç görmedikleri bir köyden geldiğini ve üç kuşaktır Gazze'deki El Bureyj mülteci kampında yaşadıklarını anlatıyor.

Ebu İrmana ayrıca, Wesal'in Gazze'den hiç dışarı çıkmadığını da sözlerine ekliyor.

Gazze'deki olayları ele alan başyazılar ve makalelerde de Filistinli gençlerin umutsuzluğu vurgulanıyor.

Times'ın "Gazze'de çaresiz" başlıklı başyazısında "20 yıldır barışa doğru gerçek bir ilerleme sağlanamadı hatta uzaklaşıldı. Gazze'de, yoksul ve dar toprak bir parçasında çoğu aileleri ve kendileri için düzgün bir hayat isteyen iki milyon kişi tarih tarafından toplu şekilde cezalandırıldı" deniyor.

Guardian yazarı Jonathan Steele de Gazze'de hissedilen umutsuzluğu şu satırlarla anlatıyor;

"İsrail'in ambargoyu son vermesi karşılığında Hamas'ın bir ateşkes ilan etmesi teklifleri gözardı edildi. Sonuç ise genç Filistinlileri sınır hattında hayatlarını riske atmaya teşvik eden bir umutsuzluk. İsrail'in uzlaşmazlığına ve zulmüne dikkat çekmek isteyen Hamas'ın protestoları teşvik ettiği kesin. Ama genç göstericileri İsrail'in resmi sözcülerinin yaptığı gibi, 'Hamas'ın insan kalkanı' olmak için manipüle edilen robotlarmış gibi görmek çok sayıda Gazzeli'nin yaşadığı hakiki öfkeyi ve acıyı minimize etmektir."

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir