REKLAMI GİZLE

Evrim bir "devlet, millet" sorunudur

ABD'de evrim, müfredata nasıl girdi?

- A +

*C. Ozan Ceyhan

Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar'ın, Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşma tartışma yarattı. Bilim-din ilişkisi üzerine sorulan bir soruya verdiği cevap Türkiye'deki evrim tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Sancar şöyle diyordu: “Türkiye'de olan 'evrimi ne zaman öğretelim?' kavgası beni çok üzdü. Türkiye’nin çok sorunu var. Bir krizden öbürüne geçiyoruz. Birini bitirdik hadi evrim üzerine kavga edelim. Kardeşim bırak ya! Günah. Ben Allah’a inanıyorum. Evrim olmuş olmamış fark etmez. İsteyen inanır, inanmayan inanmaz fakat bunu kalkıp büyük devlet, millet sorunu yapıp kavga ederek bütün enerjimizi boşa harcıyoruz.”

Sancar'ın muhtemelen evrim ile dinî inancın çelişmediğini anlatmaya çalıştığı bu açıklaması temelde iki büyük yanlışlık içeriyor. Birincisi evrimi “inanç” kavramıyla tanımladığı kısmı, diğeri ise evrimin bir “devlet, millet sorunu” olmadığını söylediği kısım.

Öncelikle evrim bir inanç meselesi değildir. Bilimsel kavramlar “inanç” kelimesiyle ifade edilmezler. Evrimi bilimsel olarak kabul etmek ya da etmemek söz konusu olabilir. Ama bu da çok mümkün değil çünkü evrim, biyolojinin ve bilimin en temel kavramlarından biridir. T. Dobzhansky'nin meşhur sözüyle yeniden ifade edecek olursak: “Evrimin ışığı olmaksızın, biyolojinin hiç bir dalı anlaşılamaz.” Yani evrim olmadan biyoloji de bilim de olmaz.

İkinci ve aslında daha önemli kısım ise evrimin aslında tam da bir “devlet, millet” sorunu olduğudur. Bu yazının asıl amacı da bu yanlışlığı düzeltmek ve evrimin neden ulusal bir sorun olduğunu açıklamaya çalışmaktır. Bunun için, evrim tartışmalarında Türkiye'ye çok benzeyen bir ülke olan ve Aziz Sancar'ın da neredeyse bütün bilim hayatını geçirdiği ABD'nin evrim eğitimi hikayesine kısaca göz atmakta fayda olabilir.

ABD'de evrim, müfredata nasıl girdi?

1925'te ABD'nin Tennessee eyaletinde John Scopes adlı bir lise öğretmeninin derste evrimden bahsettiği için para cezasına çarptırılması, ABD'nin evrim eğitimi tarihinde kilometre taşlarından biri oldu. Öyle ki, bu olayın ardından 1960'lara kadar biyoloji ders kitaplarında evrim neredeyse tamamen kalkmıştı.

II. Dünya Savaşı sonrası ABD'nin Sovyetler Birliği ile girdiği rekabet ise bilim eğitiminde yeni bir dönemi başlatmıştı. SSCB'nin 1949'da atom bombası, 1954'te hidrojen bombası denemesi bu konudaki telaşı artırsa da asıl dönüm noktası "Sputnik"le olmuştu.

1957 yılında Sovyetler Birliği “Sputnik” uydusunu yörüngeye yerleştirmeyi başarıp uzay yarışında öne geçtiğinde, ABD bu durumun sebeplerini daha ciddi incelemeye başladı. Bilimde Sovyetlerin gerisine düşüldüğü endişesiyle 1958'de eğitimin her seviyede düzenlenmesi ve kaynak sağlanmasını amaçlayan "National Defense Education Act" (NDEA) [Ulusal Savunma Eğitim Yasası] yürürlüğe girdi. NDEA sayesinde "National Science Foundation" (NSF) [Ulusal Bilim Vafkı] ders kitaplarının bilimsel olarak güncellenmesi için ciddi bir yatırım yaptı. Bu yatırımla "American Institute of Biological Sciences" [Amerikan Biyolojik Bilimler Enstitüsü] tarafından, biyoloji kitaplarını güncellemek için 1958'de "Biological Sciences Curriculum Study" (BSCS) [Biyolojik Bilimlerde Program Çalışmaları] kuruldu. BSCS yaptığı çalışmalarla, biyolojinin ayrılmaz bir parçası olan evrimin ders kitaplarında olması gerektiğine karar verdi ve lise seviyesinde tüm ülkede bu karar yürürlüğe girdi.

Evrimin okullarda öğretilmiyor olması bilim insanlarını da endişelendiriyordu. 1959'da Türlerin Kökeni'nin yayımlanışının 100. yıldönümünde düzenlenen bir sempozyumda genetik alanında yaptığı çalışmalarla Nobel ödülü alan H. J. Muller'in yaptığı "Darwinsiz geçen bir yüz yıl yeter" sözleri de bu endişelerin bir özeti niteliğindeydi.

Tartışmalar burada bitmedi. 1968'de Arkansas eyaletinde evrim eğitiminin yasaklanması yönünde alınan karar; Yüksek Mahkeme tarafından bozuldu. Bundan sonra da farklı davalarda evrim eğitiminin kaldırılması ya da evrimin yanında yaratılış argümanlarının da ders kitaplarında yer alması konuları farklı mahkemeler sonucunda reddildi.

Soğuk Savaş'ın bilimsel rekabet ortamında Sovyetler'in gerisinde kalmak istemeyen ABD'nin yaptığı eğitim reformunun temelinde, evrimin yeniden ders kitaplarındaki yerini almasını sağlaması yatmaktadır.

Sözün özü; Aziz Sancar'ın belirttiğinin tersine evrim tam da "devlet, millet" sorunu haline getirilmelidir. Aksi takdirde bilimsel bir eğitim verilmesi de, bilim ve teknoloji alanında beklenen gelişmenin gerçekleşmesi de mümkün değildir.

*İstanbul Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Öğrencisi


Daha ayrıntılı okuma için kaynakça:

- Arnold B. Grobman, The Changing Classroom: The role of the Biological Sciences Curriculum Study, Doubleday, 1969

- Gerald Skoog, "Topic of Evolution in Secondary School Biology Textbooks: 1900-1977"Science Education, 63(5): 621-640, 1979

- Edward J. Larson, Trial and Error - The American Controversy Over Creation and Evolution, Oxford University Press, 2003

- Edward J. Larson, Summer for the Gods - The Scopes Trial and America's Continuing Debate Over Science and Religion, Basic Books, 2006

- Francisco J. Ayala, "One hundred fifty years without Darwin are enough!"Genome Research, 19:693-699, 2009


Okuyucu Yorumları