REKLAMI GİZLE

Eski hücre arkadaşı Zarrab’ı tecavüzle suçladı

Zarrab'ın Manhattan Ceza İnfaz Merkezi'ndeki hücre arkadaşı, iş adamının kendisine tecavüz ettiği ve cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti

- A +

Eski hücre arkadaşı, eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla davasında tanık sıfatıyla ifade veren ve birçok yetkiliye rüşvet verdiği yönünde açıklamalarda bulunan İran ve Türkiye vatandaşı iş adamı Reza Zarrab’ın kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla dava açtı.

New York Times'dan Benjamin Weiser'in haberine göre Zarrab'ın Manhattan İnfazevi'ndeki eski hücre arkadaşı F. J.., ABD'deki Mehmet Hakan Atilla davasında tanık sıfatıyla ifade veren iş adamının kendisine tecavüzde ve cinsel istismarda bulunduğunu iddia etti.

Avukatının ücretini ödemeyi teklif etti

Fildişi Sahilleri vatandaşı mahkum, Zarrab ile cezaevinde arkadaş olduklarını ve işadamının kendisine avukat tutmak konusunda yardımcı olmayı ve ödemeyi yapmayı teklif ettiğini söyledi. Zarrab’ın, kamu avukatı tarafından temsil edilen davacının ailesine para gönderdiği ve hapishanedeki kantin hesabına da para yatırdığı iddia edildi.

Zarrab’la davacının ilk başta farklı hücrelerde kaldığı, işadamının sık sık parasından, zenginliğinin sağladığı lütuflardan bahsettiği iddiası dava dosyasında yer alırken, “Zarrab, parasının davayı kazanmasına nasıl yardım edeceğiyle ilgili böbürlendi” ifadelerine de yer verildi.

"Zarrab, parası, gücü ve siyasi bağlantıları sebebiyle yasalar karşısında dokunulmaz olduğunu düşünüyor"

Dava dosyasında, “parası, gücü ve siyasi bağlantıları sebebiyle yasalar karşısında dokunulmaz olduğunu düşünen” Zarrab’ın ilk başta davacı mahkumla arkadaş olduğu, güvenini kazanmasının ardından da kendisine defalarca tacizde bulunduğu belirtildi.

Dosyada, tutukevinde mahkumların etnik ve dini kökenleri üzerinden yakınlaştıkları ve Zarrab ile davacının Şii olmasının "arkadaşlıklarının" başlangıcını oluşturduğu kaydedildi.

Zarrab’ın eski hücre arkadaşına yönelik cinsel istismarına dair iddialar dava dosyasında detaylı bir şekilde yer alırken, işadamının davacıyı tehdit ettiği ve gözünü korkuttuğu kaydedildi. Mahkumun, bu sebeple saldırıları yetkililere bildirmeyi ertelediği ifade edildi.

"Zarrab'ın Türkiye Cumhurbaşkanı ile İran ve Türkiye'den üst düzey yetkililerle yakın kişisel ve ticari ilişkileri mevcut"

New York Bölge Mahkemesi’ne gönderilen dilekçede şu ifadeler yer aldı:

Zarrab inanılmaz derecede zengin ve davacıya yaptığı açıklamalar ile basında yer alan bilgilere göre büyük miktarlarda paraya ulaşımı var. Türkiye Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin diğer üst düzey yetkilileri ve Kasım Süleymani dahil olmak üzere İran yönetiminde yakın kişisel ve iş ilişkilerine sahip.”

62 yaşındaki mahkumun “kendisini çaresiz ve daha genç, daha güçlü bir adamla mücadele edemeyecek gibi hissettiği” kaydedilirken, dava kayıtlarında Zarrab’ın eski hücre arkadaşının şikayetçi olmak ya da yardım aramak konusunda “çok korktuğu ve utandığı” ifade edildi.

Dava belgelerine göre, 8 Mart’ta Zarrab’ın saldırısına uğramasının ardından mahkumun bağırması ve ses çıkarması üzerine yakın hücrelerdekiler şikayetçi oldu. Mahkumun avukatı Schacht, “Cezaevinde olmak biri için yeterince kötü bir deneyim ve bu durum bu deneyimi daha da kötü hale getirdi” dedi.

Zarrab’ı cinsel tacizle suçlayan mahkumun, temmuz ayında bir terör grubuna malzeme desteği sağlayarak işbirliği yapmak suçlamasını kabul ettiği ve federal mahkeme kararını beklediği kaydedildi.

Kasım 2016 ile Mart 2017 arasında gerçekleşti

Davacının avukatı Alexei Schact, şikayetin Manhattan’daki cezaevinin yönetimi tarafından “doğrulanmamış” bulunduğunu ancak bunun sadece yetkililerin delil yetersizliğine işaret ettiği anlamına geldiğini söyledi. Cezaevi sözcüsü ise NYT’nin yorum talebine yanıt vermedi.

Habere göre 6 Aralık Çarşamba günü kayıtlara giren davaya konu olan olay, Kasım 2016 ile Mart 2017 arasında Manhattan Ceza İnfaz Merkezi'nde gerçekleşti.

Dava açmak için neden Zarrab’ın İran’a yönelik yaptırımlarla ilgili davada ifade vermeye başlamasının beklendiğiyle ilgili de konuşan mahkumun avukatı Schacht, zamanlamanın tesadüfi olduğunu söyledi. Zamanlamayla ilgili en büyük etkenin, yakın zamanda mahkumun avukatı olarak tutulması olduğunu ifade eden Schact, kendi araştırmasını başlattığını sözlerine ekledi.

Zarrab'ın avukatı: Suçlamalar ve iddiaların kaynağı inandırıcılıktan uzak

İddiaları reddeden Zarrab’ın avukatı Robert J. Anello, “Suçlamalar ve kaynak inandırıcılıktan uzak” yorumunda bulundu.


Okuyucu Yorumları