Gündem

Emekli oramiral Güner: Yabancı uçağı vurma yetkisi Genelkurmay Başkanı'na verilir

"Angajman kuralları önceden hazırlanır, kimlerin yetkilendirildiği belirtilir"

25 Kasım 2015 11:03

Genelkurmay Başkanlığı’ndaki görevi sırasında angajman kuralları konusunda çalışan 45. Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner, Türkiye'nin sınır ihlali yaptığı gerekçesiyle Suriye sınırında Rus uçağı düşürmesini angajman kuralları çerçevesinde irdeledi. Bu gibi durumlarda maddeler halinde angajman planının hazır tutulduğunu söyleyen Güner, Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk'e verdiği demeçte "Yabancı askeri uçak sınırımızı 500 metre ihlal etmiş ise ateş et, talimatı için yetki Genelkurmay Başkanı’na verilebilir" dedi.

Emekli Oramiral Nusret Güner'in değerlendirmelerini Sözcü'deki köşesine taşıyan Öztürk'ün "Gerilim döneminin 'Angajman'ı ülkeyi savaşa sokar" başlığıyla yayımlanan (25 Kasım 2015) yazısı şöyle:

Ne olduğu kamuoyunda pek anlaşılmazsa da, son dönemde sıkça “Angajman kuralları” sözcüklerini duyuyoruz. Bakıyorsunuz Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay yetkilileri “Angajman kurallarına göre hareket ettik” derler ama “Angajman kurallarının” ne menem bir şey olduğunu açıklamazlar. 

22 Haziran 2012’de RF-4E keşif uçağımız Suriye tarafından Akdeniz üzerinde düşürüldü. İki pilotumuzun şehit olduğu bu olaydan sonra dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Angajman kurallarının değiştiğini, sınır ihlali yapan uçak ve helikopterlerin düşürüleceğini” söylemişti. Nitekim sınır ihlali yaptığı gerekçesiyle 16 Eylül 2013’de Suriye helikopteri, 23 Mart 2014’de Suriye’ye ait MİG-23 uçağı düşürüldü. Dün düşürülen SU-24 bombardıman uçağı ise 30 Eylül 2015’de Suriye’ye intikal ettirilen Rusya’ya ait uçaklardan birisiydi.

 

"Onlarca angajman kuralları var"

 

Genelkurmay Başkanlığı’ndaki görevi sırasında angajman kuralları konusunda çalışanlardan birisi de 45. Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner’di. Kendisine “Angajman kuralı nedir?” diye sorduğumda şu karşılığı verdi:

“Bilgisayarların yeni yeni kullanılmaya başlandığı dönemde, bir şeye itiraz ettiğinizde, aldığınız cevap ‘Ne yapalım, bilgisayar bu sonucu verdi’ deniliyordu. Halbuki gerçek, bugün artık bilindiği üzere çok farklıydı. Bilgisayara o konuyu nasıl programlamışsanız, bilgisayarınız da ona göre cevap veriyordu.
Angajman kuralları için de aynı husus geçerlidir. Genellikle, üst makamlardan (Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanı) izin veya onay almak için sürenin çok kısa olduğu durumlarda, nasıl hareket edileceğini emretmek, belirtmek veya talimat vermek için bir dizi angajman kuralları hazırlanır. Örneğin, çok basitçe;
A-1: Askeri uçak yönünü ülkemize çevirmiş, geliyorsa, sınırdan 20 mil mesafeden itibaren telsizle ‘ikaz et’.
A-2: Askeri uçak atış kontrol radarını bizim uçağımıza kilitlemiş ve 4 milden daha fazla yaklaşmış ise ‘ateş et.’
A-3: Yabancı askeri uçak sınırımızı 500 metre ihlal etmiş ise ‘ateş et’ vb.
Bu şekilde, karşılaşılabilecek durumlara göre neler yapılabileceğini ortaya koyan onlarca angajman kuralı hazırlanır ve bunun için kimlerin yetkilendirildiği belirtilir. Örneğin, A-1 ve A-2 kurallarının uygulama yetkisi devriye uçağı pilotuna, A-3 kuralı yetkisi Genelkurmay Başkanı’na verilebilir. Özet olarak, angajman kuralları, önceden hazırlanmış, o durumla karşılaştığınızda ne yapmanız gerektiğini belirten, yetkililerin daha önce size verdikleri emirlerdir.”

 

"Uluslararası kural değil"

 

Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri komutanlıklarına AKP hükümeti döneminde sahte belgelerle “Balyoz” indirildiği için çok sayıda kıymetli komutan ya emekliye ayrıldı, ya da kızak görevlere verildi. Bakıyorsunuz, yüksek irtifada üstelik de düz uçan, yani ülkemiz için bir tehlike oluşturmayan Rus uçağı, bir yüzbaşının kararıyla düşürülüyor.

Unutmayalım aynı bölgede ABD uçakları da, Rus uçakları da uçuyor. Yapılan açıklamada, Rus uçağının pilotlarımız tarafından 5 dakika içinde en az 10 kez uyarıldığı belirtiliyor. “Balyoz”un emekli ettiği Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş’a bu durumu sorduğumda, “Bir koordinasyon merkezi olmadığı için ikaz sorunu da yaşanıyor. Pilotumuz ikaz ediyor ama karşı tarafın duyup duymadığı da belli değil” dedi.
Türkiye ile Rusya arasında bir savaş yok. Bir Rus uçağı sınır ihlal etti diye düşürülmesi de “düşmanca bir tutum” olarak değerlendirilir. Hükümetin “yetki verdim” demesiyle gördüğünüz her uçağı düşürmek, ülkemizi büyük sıkıntıya sokacaktır. Çünkü, asker kendisine verilen emri yerine getirir. Sonra “Angajman kuralı” uluslararası bir kural da değil.

 

En zor dönem

 

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, “Gerginlik dönemi en zor anlardır. Çünkü savaş döneminde angajman kuralı olmaz. Gerginlik döneminde ise angajman kuralları çok önemlidir. En küçük bir hatanız ülkenizi savaşa sokar” diyor ve şunları ekliyor:

“Bu işlerin şaka götürür tarafı yok. ‘Ben kabadayıyım vururum’ demekle ülkeyi savaşa sokarsınız. Şu anda gelişmeleri ABD’liler ve batı ülkeleri ellerini ovuşturarak izliyor ve bizi de batağa sokmaya çalışıyorlar. O zaman ülkemiz yangın yeri olur. Hükümet, bir çok şeyi çok acemice yapıyor ve beraberinde de büyük sorunlar geliyor.”
Rusya bir uçak kaybetti diye Suriye’ye desteğini kesmeyecektir. Durup dururken bir de Rusya’ya muhatap olduk. Daha önce hava sahası ihlali yaptıklarında ülkemize gelip bilgi vermişlerdi. Bu önemli bir gelişmeydi. Belki yine aynısı olacaktı. Evet, Rusya bir uçağını kaybetti diye Türkiye’yle de ilişkilerini bozmayacaktır. Ama yaşananları da bir tarafa not almıştır