Çevre

Çatalağzı'na 5'inci termik santral geliyor: Vadi boğuluyor, yöre cehenneme dönecek

"Duman insan sağlığını tehdit ediyor; kamyon trafiği çok fazla, alt yapımız yetmiyor"

24 Aralık 2017 15:14

Batı Karadeniz’de bulunan Zonguldak'ta 1.5 kilometrelik alanda 4 termik santral bulunan Çatalağzı Vadisi'ne 5. santral yapılacak. Çatalağzı halkı, "Yeni santral istemiyoruz" diyerek duruma tepki gösterirken, çevreciler, “Yöre termik cehenneme dönecek” diye uyarıda bulundu.

Hürriyet'ten Serkan Ocak'ın izlenim haberi şöyle:

Beldeye girdiğinizde sizi dört adet dev santral kulesi karşılıyor. Bacalarından kara dumanlar çıkıyor, dereler simsiyah akıyor. Dağların arasında kül barajları kurulmuş, atıklar etrafa dağılıyor. Bu haliyle Çatalağzı, içinde 7 bin kişinin yaşadığı büyük bir fabrikayı andırıyor. Mevcut santrallar yetmiyormuş gibi yenileri için başvuru yapılıyor. Hatta halkın kullandığı plaj için bile tehlike çanları çalıyor. İlçenin bu duruma gelmesinin 69 yıllık hikâyesi var. Zonguldak, Türkiye’de tek taş kömürü rezervlerine sahip il. Kömürle çalışan ilk termik santral da buraya kurulmuş. Ortadoğu’nun elektrik üreten en büyük santralı Çatalağzı Termik Santralı (ÇATES) 1948’de elektrik üretmeye başlamış. O dönem santralı görmek için İsmet İnönü’den Cevdet Sunay’a, İran Şahı’ndan Afganistan Kralı’na kadar çok sayıda devlet adamı Zonguldak’a gelmiş. Santrala da ‘Işıkveren’ adı verilmiş. Bugün adı sadece tabelalarda olan ‘Işıkveren’ ile sonrasında kurulan üç santral ve 7 ünite şehre ışık vermekten çok zehir saçıyor. Hal böyleyken beldeye yeni santrallar kurulması yönündeki çalışmalar halkı isyan ettirmiş durumda. 

"Durum çok vahim"

TEMA Vakfı Zonguldak Temsilcisi Berra Aydan, şunları söylüyor:

“Türkiye’deki mevcut santrallara ek olarak 80 yeni kömürlü termik santral projesi hazırlanmış. Zonguldak’taki durum oldukça vahim. Şu anda işletmede olan 4 santralın olduğu yere, Kilimli’ye bağlı Çatalağzı - Muslu beldelerinde yeni kömürlü termik santral yapımı için firmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurdular. ÇED süreci başlatıldı. Mevcut santralların yarattığı kirlilikten yöredeki canlılar olumsuz etkileniyor ve insanlar sağlık sorunları yaşıyor. Yöre, ‘enerji üssü’ ilan edildi. ÇED süreci başlayan santrallar Karadeniz Ereğili’den Amasra’ya kadar olan 78 kilometrelik sahil şeridinde. Bu yatırımların bazıları ÇED aşamasında, bazılarının da ÇED süreci durduruldu. Eğer hepsi inşa edilirse, 78 kilometrelik bölgede toplam 14 kömürlü termik santral olacak (Ereğli Kireçlik, Kandilli, Çatalağzı, Muslu, Filyos- Sazköy, Saltukova, Bartın - Mugada, Bartın- Amasra, Saltukova). Bu durum kabul edilemez. Yöre termik cehenneme dönecek.”

Ağır metal birikimi

Yaşanabilir Zonguldak Platformu’ndan emekli maden işçisi Ahmet Öztürk şöyle diyor:

“ÇED dosyalarındaki bilgilere göre, santrallar denizden günde 10 - 12 milyon ton su çekiyor. Soğutma suyu olarak kullanılan bu su, 35 - 38 derece olarak denize geri bırakılıyor. Yüzey suyunda dört, derinde iki derece artışa neden oluyor. Ağır metal birikimi oluyor.”

"Kirlilik sınırı çok aşıldı"

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu şunları anlattı:

“Çatalağzı’nda büyük bir çevre felaketi yaşandığını görüyoruz. Bu felaketin kaynağının termik santrallar olduğu gözlemle ortaya konulabiliyor. Mevcut tesislerin dışında kirliliği dahi çözemeden yeni tesisler yapmayı planlamak, tek kumsalı bile dolguyla halktan kopararak çözümsüzlüğe gitmemek gerekiyor. Bakanlığın Çatalağzı’ndaki istasyonundan alınan verileri incelediğimizde kansere neden olan partikül madde 10 (PM 10) değerinin, bu yıl içinde 122 gün Dünya Sağlık Örgütü’nün sınır değerini aştığını görüyoruz. PM 10, akciğer ve solunum yolu hastalıklarına neden oluyor. Sınır değerin 35 gün aşılması durumunda insan sağlığının riske girdiği, Dünya Sağlık Örgütü ve ülkemiz mevzuatının kabul ettiği bir durum. Yılbaşından bu yana 76 gün bölgede hiç ölçüm yapılmamış. Verilere göre Türkiye’de 2 bin 876 erken ölüm termik santrallardan kaynaklı. 3 bin 821 kronik bronşit vakası da bu durumla ilişkili.

Bu tesislerin neredeyse tamamında ÇED raporları hazırlandı. Raporlarda verilen taahhütlerin uygulanmadığı görülüyor. Zonguldak Valiliği’nin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün ÇED raporunda verilen taahhütler üzerinden denetim yaparak gerekli yaptırımları uygulaması gerekiyor. Sadece havanın değil, toprağın, derelerin ve denizin de kirlendiği görülebiliyor. Taahhütler yerine getirilmeli.”

Bakanlık: Ölçüm yapılıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çatalağzı’nda hava kirliliğinin takibi için 6 Kasım’dan itibaren mobil hava kalitesi izleme aracı tahsis edildiğini belirterek, özetle şu açıklamayı yaptı:

“Mobil araçtan elde edilen veriler anlık olarak www.havaizleme.gov.tr adresinden online izlenebilmektedir. Bölgedeki istasyonlarımızdan elde ettiğimiz veriler ülke geneli ile paralellik göstermektedir. Veriler bakanlığımız ilgili birimlerince sürekli takip edilmekte olup, verilerde herhangi bir artış olması durumunda gerekli müdahaleler yapılıp ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde önlemler alınmaktadır.”

"Burada kömür depolanacak"

Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün:

“Mevcut 7 ünite (dört farklı santralda) çalışıyor. Sekizincisi neredeyse izin aldı. Dokuzuncusu yolda. Yeni kurulacak olanı, Ömerağzı’na çok yakın olacak. Orası artık kullanılmayacak. Bir tepeyi indirecekler. Oradaki kıyıyı ve yeni açılan sahaları kömür depolamak için kullanacaklar. Eskiden devlete ait olan santralın filtreleri yok. 2019’a kadar düzeltilmesi için süre tanındı. Kül barajları var. Orası da sızıntı yapıyor. Duman deseniz insan sağlığını tehdit ediyor. Kamyon trafiği çok fazla, alt yapımız yetmiyor. Biz altından kalkamıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı buraya bir araç gönderdi. Her ay bir mahallede ölçüm yapacak. Geçen valilikte toplantı vardı. Bakanlık yetkilileri kükürtdioksit ve partikül madde konusunda AB standartlarından 2-3 kat fazla değerler ölçtüklerini söyledi. Yani insan sağlını tehdit ediyor. Zonguldak’taki kömür koklaşabilir. Çok değerli. Termik santralda yakmak cinayettir. Talebimiz mevcut olanlar düzeltilsin. Yenileri yapılmasın. Sağlığın pazarlığı, siyaseti olmaz”

Sesi ayrı zarar

Hasan Çorak ve ailesi bir santralın 300 metre yakınında yaşıyor. Kendisi de Çatalağzı Termik Santralı’nın (ÇATES) emeklisi. Birlikte beldeyi tepeden gören Yaka Mahallesi’nde bir tepeye çıkıyoruz. Bir yandan parmağıyla santralla evinini arasındaki mesafeyi gösteriyor, diğer yandan yıllardır içinde biriken öfkesini dile getiriyor:

“Buranın zehiri başka sesi başka zarar veriyor. Çıkan sesten dolayı artık psikolojim bozuldu. Psikologa gittim. Zehirinden artık bahçemdeki elmalar, ayvalar büyümüyor. Narlar bile buruş buruş oldu...” 

"Her yer kül, çöp"

Beldedeki sorunlardan biri de çöp yığınları ve atık kül barajları. Bölgede iki kül barajı var. Barajın bir bölümü tamamen susuz kalmış. Küller köylerin üzerine savruluyor. Fahriye Gökçe, barajdan küllerin sürekli üzerlerine geldiğini, camları bile açamadıklarını söylüyor. 

Bu santrallar bizi öldürüyor

Sibel Gülser’in de evi santrala sadece birkaç yüz metre. Adı gibi kendi de ‘kara’ olan derenin yanlarında evleri... 21 yıldır Çatalağzı’nda yaşayan Gülser, “Camları hiç açamıyoruz. Halk neden bedel ödemek zorunda. Burada herkes kanser hastası. Kayınpederimi daha geçen gün acile götürdük. Bu santrallar bizi öldürüyor” diyor. 

"Sessiz katil kömürle çalışıyor"

Türkiye’de üretim yapan 26 kömürlü termik santral mevcut. Bilinen 10’u ithal kömürle çalışıyor.

Bu bilginin ardından Greenpeace’in kömürlü termik santralların insan sağlığına etkilerini incelediği "Sessiz Katil" adlı raporundaki verilere geçebiliriz.

Stuttgart Üniversitesi’nin hava kirliliği modellemesi kullanılarak hazırlanan rapora göre kömürlü termik santrallar erken ölümlere neden oluyor. Bu modele göre, parçacık kirliliği nedeniyle bireyin ömrü 11 yıl, ozon gazına maruz kalanların ömrü de 9 ay kısalıyor. Rapor, Türkiye’de sadece 2010’da çalışmakta olan 19 kömürlü termik santraldan kaynaklanan hava kirliliğinin 7900 erken ölüme yol açtığını savunuyor.

‘Avrupa’nın Kara Bulutu Raporu’na göreyse 2013’te termik santrallardan kaynaklı hava kirliliği Avrupa’da 22 bin 900 erken ölüme neden oldu. 

Santrallar, milyonlarca ton zehirli gaz ve parçacık saçıyor. Bu salımlar akciğerlere ve kan dolaşımına nüfuz ederek; solunum yolu hastalıkları, kalp krizi, akciğer kanseri, astım krizleri ve diğer pek çok sağlık sorununa yol açıyor. 

Kömür santralları cıva kirliliğine neden oluyor ki, cıva nesilden nesile geçebilen bir nörotoksin olarak biliniyor. Cıva ayrıca bölgedeki su kaynaklarının kalitesinin düşmesine neden oluyor. 

Kömür asit yağmurları oluşturuyor. Bu da astım ve akciğer kanseri başta olmak üzere sayısız hastalığa sebep oluyor.

Özetle, santrallar ekosistemi yok etmekle kalmıyor, insan sağlığı açısından ölümcül derece zararlı oluyor.