Berksan: Hande Yener'le kavgamız maddi değil, manevi

"Benim Cumhurbaşkanıma ve ülkeme olan güvenim tam"

- A +

Eski ortağı Hande Yener'le yollarını ayıran şarkıcı Berksan, "Bizim aramızda para ve ticaret ile ilgili hiçbir sorun yaşanmadı. Benim manevi kırgınlıklarımdan dolayı yaşanmış manevi bir küslüktür. Evet, ben küsüm. Kırgınlığım da kolay kolay geçecek bir şey değil" dedi.

"Benim Cumhurbaşkanıma ve ülkeme olan güvenim tam. Zaten terörün istediği şey; bizleri eve hapsetmek, yatırım yapanları yatırımdan vazgeçirmek, yani hayatın doğal akışını etkilemek." diyen Berksan, "Ben bu oyuna gelmiyorum ve yatırımlarımı yapmaya devam ediyorum. 'Doları elimde tutayım, 5 lira kazanırım' hesabı hiç yapmam. Cumhurbaşkanımızın "Dolarları bozdurun" dediğinin ertesi günü hesabımdaki paramın tamamını liraya çevirdim" ifadesini kullandı.

Berksan'ın Sabah'tan Yüksel Yavuz'a verdiği söyleşi şöyle:

-Herkes single yaparken '6' ismini verdiğiniz bir albüm çıkardınız. Neden albüm yaptınız?

Birçok parçamız vardı ve albüm yapalım dedik. Şu anda çok güzel gidiyor; laf olsun diye söylemiyorum. 5-10 milyon gibi bir rakam beklemiyordum ama aldığım tepkilerden çok mutluyum.

"Sahte mutluluk olmaz"


-Tıklanma demişken, birçok sanatçının 100 milyona yakın tıklanma oranı var. Sizce doğru mu bu tıklanma oranları?

Ben şöyle hesaplıyorum: Türkiye'de yaşayan 80 milyon insan var. Yurt dışında da 20 milyon olsa toplam 100 milyon. Yani baktığın zaman hesap tutmuyor. Ama dünyadaki tüm Türk Cumhuriyetleri'ndeki 500 milyon insanı baz alırsak, o zaman rakam tatmin etmiyor. (Gülüyor) Ben sahte mutluluklarla ilgilenmiyorum. Evime gidip rahat rahat, yaptığım işten gurur duyup uyuyabiliyorsam bu buna yetiyor.

-Gelme Gelme' adlı şarkınızın klibini neden yakın arkadaşınız Kutsi'nin kız arkadaşı Feyza Çıpa ile birlikte çektiniz...

'Gelme Gelme' videosu cesaret isteyen bir klipti, çünkü yüzümün çok az göründüğü bir klip oldu. Yönetmenliğini Murat Joker yaptı ve benim içime çok sindi. Feyza Çıpa'nın klibe eşlik etmesine gelince... Kutsi şarkımın fanıydı. Onunla 'Klipte kimi oynatalım?' diye konuşurken 'Neden Feyza olmasın?' dedik. Feyza, çok güzel oynadı.

-Sizin aşk hayatınız nasıl gidiyor?


Benim hayatımda en berbat giden şey aşk... Gerçekten beceriksizim.

"Kız çocuk istiyorum"

-Evlenmekten mi korkuyorsunuz?

Hayır. Kesinlikle evlenmeyi çok istiyorum. İnşallah bir gün evlenirsem kız çocuğum olmasını isterim. Ama bazı şeyler kısmetten öteye gidemiyor. Ayrıca beni evliliğe götürebilecek kadar cesaretlendiren biriyle henüz tanışamadım.

-Sevgili seçimi için sanat camiası ya da kendi çevreniz diye bir ayrım yapıyor musunuz?

Benim öyle bir beklentim, bir arayışım yok. Gerçek aşkı bulayım, nereden geldiği önemli değil.

-Berksan sanki çapkın biri...

Ben çapkın değilim, flörtöz biriyim. Flörtü seviyorum. (Gülüyor)

-Eski ortağınız Hande Yener ile düşmansınız gibi bir hava var. Birbirinizle karşılaşsanız selamlaşır mısınız?

Düşman olmak için birinin gönlümde derin bir yara açması lazım. Allah herkesin yolunu açık etsin. Karşılaşma meselesine gelirsek; onu o gün görelim bakalım neler olacak.

-Çilek kulübünde Hande Yener şarkıları çalınıyor ama Hande Yener'e ait Sebastian'da hiçbir zaman Berksan şarkıları çalınmadı.

Ben de böyle bir duyum aldım ama mekanıma gelen müşteriye haksızlık yapamam. Bunu saçma, çocukça ve kıroca buluyorum.

"Hande'ye çok kırgınım"


-Hande Yener-Berksan kavgası ticaret yüzünden mi oldu?

Bunu ilk kez size söylüyorum. Bizim aramızda para ve ticaret ile ilgili hiçbir sorun yaşanmadı. Benim manevi kırgınlıklarımdan dolayı yaşanmış manevi bir küslüktür. Evet, ben küsüm. Kırgınlığım da kolay kolay geçecek bir şey değil. Ve bir daha da bu konu hakkında konuşmam.

-Yılbaşında Azerbaycan'daki sahnenizde hem Türk, hem de Azerbaycan bayrağı açtınız...

Bakü'de sahneye çıktık ve büyük ilgi gördük. Benim gibi birçok Türk sanatçı arkadaşımla aynı sahneyi paylaştık. Çok büyük bir dans grubuyla sahne şovu yaptık. Ben sanat hayatım boyunca kısmetimden bütün yılbaşlarını yurt dışında geçirdim. Ama bu yılbaşı Azeri halkı, beni evimdeymiş gibi hissettirdiği için teşekkür ederim.

"Oyuna gelmeyip yatırım yapmaya devam ediyorum"

-Biliyorsunuz ülke olarak birçok badire ve darbe girişimi atlattık.Siz 15 Temmuz'da neredeydiniz? O gece neler yaptınız? 

15 Temmuz'da Bodrum'da arkadaşlarımızla yemek yiyecektik. 'Darbe oldu' dediler. Şaka yapıyorlar diye düşündüm. Rüyamda görseminanmazdım. Yaşananları takip edip Twitter'dan 'Benim vatandaşım ateş eden asker benim askerim olamaz' diye yazmıştım. Zaten onların da bu ülkenin evlatları ve askerleri olmadıkları ortaya çıktı. Şu anki süreçte de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sonuna kadar yanındayım.

-Beşiktaş'taki terör saldırısından sonra polislerle birlikte çekilmiş fotoğraflarınızı sosyal medyadan paylaşıp desteğinizi bildirdiniz... 

Şehit haberleri aldığım her gün neler hissettiğimi anlatamam. Amayine altına çiziyorum; bu olaylar, Türkiye Cumhuriyeti'ne olan güvenimi azaltmıyor bilakis daha da artırıyor. Daha fazla bir şeyler yapmak için bizi kamçılıyor. 

-Cumhurbaşkanımız "Dolarları bozdurun" dedikten sonra ne yaptınız? Yatırım yapmaktan korktunuz mu hiç? 

Benim Cumhurbaşkanıma ve ülkeme olan güvenim tam. Zaten terörün istediği şey; bizleri eve hapsetmek, yatırım yapanları yatırımdan vazgeçirmek, yani hayatın doğal akışını etkilemek. Ben bu oyuna gelmiyorum ve yatırımlarımı yapmaya devam ediyorum. 'Doları elimde tutayım, 5 lira kazanırım' hesabı hiç yapmam. Cumhurbaşkanımızın "Dolarları bozdurun" dediğinin ertesi günü hesabımdaki paramın tamamını liraya çevirdim.

-Sizce Avrupa, Türkiye'yi yalnız bırakıyor mu? 

Zaten biz bir kulübün üyesi olmadık, bu yüzden bizi yalnız dabırakmadılar. Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne alacaklarına da hiçbir zaman inanmadım. Bunun bir kayıp olduğunu sanmıyorum. Türkiye güçlendiği için artık saman altından yürütülen oyunları, çok aleni şekilde yapmaya başladılar. Avrupa hiçbir zaman bizim dostumuz değildi zaten. Olmadılar, olmayacaklar da. Bu süreçte şunu söylemek istiyorum: 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanımız nasıl milyonlara çağrı yapıp darbeyi engellediyse, biz de Cumhurbaşkanımıza tüm desteğimizi vermek zorundayız. Türkiye kötü bir süreçten geçiyor. Birçok terör örgütü Türkiye'ye savaş açmış durumda. Ülke olarak saldırı durumundayız.

"Mekancılık babamın mesleğiydi"

-İş hayatında yeni yatırımlara başladınız. İstanbul ve Bodrum'dan sonra Uludağ'da da Çilek kulübünü açtınız... 

İbrahim Çakmak, Gökhan Saltık ve Berksan olarak üç yıl önce bir hayal kurduk. Çilek, bugün itibari ile 250 kişinin ekmek kapısı oldu. Ailelerini de hesaplarsak, Çilek markasından ortalama 750 kişi ekmek yiyor. 

-Hande Yener, Hadise ve Sinan Akçıl gibi birçok isim mekan işine girdi. Sizce başarılı oldular mı? 

Hem sanatçı, hem mekan sahibi olarak bu trendi ilk biz başlattık. Benim ailemin gece kulüpleri vardı. Bu konuya çok hakimim amababamı çok genç yaşta kaybettim. Bu işi mutfağından kapısına kadar gözlemleme fırsatım oldu. Tabii ki benim mesleğim söz yazarlığı ve şarkıcılık. Ama baba mesleği olarak bu işe girmeye karar verdim ve sonucunu biliyorsunuz.

Okuyucu Yorumları