Gündem

Başbakan Yıldırım: 2019'dan önce herhangi bir seçim yok

"İnsanları sokağa davet etmek, sonuçları tanımamak asla kabul edilemez"

19 Nisan 2017 15:01

Başbakan Binali Yıldırım, erken seçim iddiasına ilişkin olarak, "2019'da iki tane seçim var. Biri yerel seçimler, mart ayı sonunda. Bir de 3 Kasım 2019'da yaptığımız bu anayasa değişikliğine göre birleştirilmiş Meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimleri olacak. Bunun dışında Türkiye'de herhangi bir seçim yok. Vatandaşlarımızın kafasını bulandırmaya gerek yok. Milleti seçimle uğraştırmaya gerek yok" cevabını 

Yıldırım, "Referandum sonucunu tanımayacağız" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi. Yıldırım, "Eğer sen bu sonuçlara tanımazsan, millet de seni tanımaz kardeşim. Tamam, kabul ediyoruz. İyi çalıştın, çok koşturdun ama milletin takdiri ortada. Oraya takılıp kalırsan yol alamazsın" diye konuştu. 

AKP İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Başbakan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Rekor katılım oranı için bir kez daha milletime teşekkür ediyorum. Millet sandığa, demokrasiye sahip çıkmıştır. Halk oylamasında Evet diyenler de Hayır diyenler de başımızın tacıdır. Milletin sözünün üzerine söz söylemek beyhudedir. 25 milyon 157 bin 25 vatandaşımız anayasa değişikliğine Evet demiştir. Evet oyları Hayır oylarından 1 milyon 79 bin 134 fazla çıkmıştır. Vatandaşlarımızın her birine şükranlarımı sunuyorum.

Doğu ve Güneydoğu oyları

Doğu ve Güneydoğu oylarındaki artış vatandaşların örgütün çağrılarına prim vermediklerini açıkça ortaya koymuştur. Bu şuurdan dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. İnsanlarımızın barıştan yana tercih kullanmaları son derece değerli.

İnsanları sokağa davet etmek sonuçları tanımamak asla ve asla kabul edilemez.

Kılıçdaroğlu çıkmış, "Tanımıyoruz" diyor. Eğer sen bu sonuçlara tanımazsan, millet de seni tanımaz kardeşim. Tamam, kabul ediyoruz. İyi çalıştın, çok koşturdun ama milletin takdiri ortada. Oraya takılıp kalırsan yol alamazsın. Türkiye demokratik süreçler içinde bu muazzam değişikliği gerçekleştirdi. Kabul et artık. Sen milletin kabul ettiğini kabul etmezsen ne yazar. Millete fatura çıkaracağına, başarısızlığı kendinde ara.

"2019'dan önce herhangi bir seçim yok"

Muhalefet, iktidar partisi, lehte aleyhte her türlü çalışmayı yaptı. İki ay boyunca tezlerimizi ortaya koydu. Biz de anlattık, "Hayır" diyenler de anlattı. Milletimiz herkesi anlattı. "Hayır" kampanyası yapanlar hiçbir sınır tanımadılar. Her şeyi söylediler. Gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan her şeyi söylediler. Değişiklik ne getirecek, ona yönelik tek bir şey söylemediler. Nihayet 16 Nisan'da karar verildi, yüzde 51.4 "evet" oyuyla teklif geçti. Neymiş, aradaki fark azmış. 50+1 diyoruz ilk günden beri. Bu işin kuralı budur, ölçüsü budur. Siyasi yasakların sona erdirilmesi, 1987 referandumuna bak. Sadece 75 bin fark vardı. Siyasi yasakların devam etmesi gerektiğini söyleyen ANAP ile kaldırılmalı diyenler arasında sadece 75 bin oy vardı. O zaman bir meşruiyet tartışması olmadı. Benzer şekilde İngiltere'nin kurucusu olduğu AB'den çıkarken yaptığı halk oylamasındaki "evet" ile "hayır"ların arasındaki fark, Türkiye'deki referandumdan daha az. Tarihi bir karar veriyordu İngiltere. ABD seçimleri keza, aradaki fark çok az. Hatta oy sayısı kaybedenin daha fazla. Ama delege sayısı daha fazla olduğu için Trump kazandı. Bu ABD'de mesele olmadı. Ama Türkiye'de sınırsız bir propaganda alanı sağlanan, yedi düvelin izlediği, taraf olduğu bir halk oylamasının sonucunu hazmetmek zorunda ana muhalefet partisi. Demokrasiye inanıyorsan, hazmetmek mecburiyetindesin. Çareyi sokakta aramak, kaos ortamından medet ummak ana muhalefete yakışmaz. Eğer böyle bir iş içerisinde olursa millet gereken cevabı verir. Türkiye bir hukuk devletidir, hiçbir anarşiye, hiçbir sokak faaliyetine, yasaları çiğneyecek hiçbir duruma rıza gösteremez. Ben milletimize çağrı yapıyorum, provokasyona gelmeyin. Buna benzer çağrılara kulak asmayın.

Türkiye bir hukuk devletidir. Bundan sonra bize düşen şey önümüze bakmak. Yapacak çok işimiz var. Ülkemizin ekonomisini daha da büyüteceğiz. Yatırımları daha da hızlandıracağız. Reformları hayata bir bir geçireceğiz ve 2019 3 Kasım'ına hazırlanmak. 2019'da iki tane seçim var. Biri yerel seçimler, mart ayı sonunda. Bir de 3 Kasım 2019'da yaptığımız bu anayasa değişikliğine göre birleştirilmiş Meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimleri olacak. Bunun dışında Türkiye'de herhangi bir seçim yok. Vatandaşlarımızın kafasını bulandırmaya gerek yok. Milleti seçimle uğraştırmaya gerek yok.

"Demokrasiye balans ayarı
verecek tek merci millettir"

Kampanya sürecinde baktık sakin sakin konuşuyorlar. Hatta ben dedim ki "Kemal Bey kuzu gibi oldu, inşallah referandumdan sonra da böyle olur". Ama referandum bitti, CHP fabrika ayarlarına döndü. Kılıçdaroğlu yenilgisini gürültüyle, tahrikle bastırmaya çalışıyor. Belli ki durumunda sıkıntı var. Bizim meselemiz onların iç sıkıntılarıyla uğraşmak değil.

Türkiye 15 Temmuz darbe girişimiyle büyük bir travma geçirmiştir. Milletimizin moral seviyesini yükseltmek, ekonomimiz üzerindeki tereddütleri ortadan kaldırmak ve ülkeyi 2023, 2053, 2071 hedeflerine hazırlamak için düne göre bugün daha çok çalışmak mecburiyetindeyiz. Gençlerimize iş aş sağlamak mecburiyetindeyiz.

Bugünden itibaren hayır diyenleri anlamak, onların gönlünü kazanmak için gayret edeceğiz. Bundan sonra demokrasiye balans ayarı verecek tek mercii millettir.