Gündem

Davutoğlu: O kiralık provokatörler artık Meclis'e giremeyecek ve yargı süreci başlayacak

"Halep'i esir edenler bilsin ki Muş gibi bir gün özgür olacak"

30 Nisan 2016 18:58

Başbakan Ahmet Davutoğlumilletvekili dokunulmazlıklarına ilişkin anayasa değişikliği görüşmelerinin ilk toplantısında AKP'li ve HDP'li vekillerin yumruk yumruğa kavga etmesine ilişkin olarak, HDP'li danışmanları kastederek, "O salonlara kiralık eşkıyalar giremeyecek. O kiralık provakatörler için yargı süreci başlayacak. Meclis'in kapısının önünden geçemeyecekler" dedi.

Davutoğlu, Belediye Meydanı'nda Muş’un 99. kurtuluş yıl dönümü kutlamaları ve toplu açılış töreninde konuştu.

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

Biz Malazgirt ruhunu yeniden ihya etmek için yola çıktık. Alparslan, Selahattin'den nasıl ayrılamazsa biz de birbirimizden ayrılamayız. Alevi dediler, Kürt dediler, başörtülü dediler bu milleti ötekileştirdiler. AK Parti ile ayrımcılık bitti, AK Parti ile vesayet bitti. Bu ülkede yaşayan herkes bu milletin eşit ve özgür yurttaşı olmuştur. 

78 milyonun kardeşliğini pekiştirme çabası içinde olduk. Ne kadar yasak varsa hepsini kaldırdık. Farklı dil ve lehçelerin öğretilmesi önündeki engelleri kaldırdık. Kürtçe bölümler açtık üniversitelerde. OHAL uygulamasına son verdik. Başörtüsü yasağını bir daha hortlamamak üzere kaldırdık. DGM'leri kapattık, faili meçhulleri sona erdirdik. Biz daima adaletin, demokrasinin, özgürlüklerin yanında olduk, her türlü yasakla mücadele ettik. 

1 Kasım'da bu şehadetinizle bize destek verdiniz. Biz de sizi yüreğimizden ayrı tutmadık. Millet ne derse bugün o olur. Milletin kaynağı, millete hizmet olarak dönüyor. 14 yıllık AK Parti döneminin büyük yatırımlarına devam ediyoruz. Birileri sizi karamsarlığa sevk etmeye çalışabilir, ama siz Türkiye'nin nasıl kalkındığını görüyorsunuz. Bırakın onlar kirli operasyonalrına devam etsin. Biz aydınlık gelecek için sizlerle yürümeye devam edeceğiz. 

Bölge üzerinde menfaat ve güç hesapları yapanlar için insanın önemi yok. Suriye'de yaşananları görüyorsunuz. Cuma namazı kılınan ülkeler hürdür. Kılınamıyorsa orada esaret vardır. Dün Halep'te cuma namazı kılınamadı. camilere gidilemedi, hutbe okunamadı. Halep'i esir edenler, bilsin ki Muş gibi bir gün özgür olacak. Rus uçakları, hain uçaklar, işgalci uçaklar sivil, çocuk, kadın demeden hastanenin üzerine bombalar yağdırdı. Moskova'da oturanlara soruyorum, size ne yaptı Suriye halkı? Niçin bombalar yağdırırsınız? O mazlumların elleri yakalarında olacak. Anadolu insanı o mazlumların yanında olacak. 

Biz gücümüzü Kut'ül Amare'den alıyoruz. Bağdat'ı savunmak için işgalci güçlere karşı verilen direniş bugün Halep'tedir. 100 yıl önce bölgemizi parçalamayı hedefleyenlere karşı Kut'ül Amare zaferine ulaşmıştır. Bugün bölgemizi daha da bölmek isteyen Sykes–Picot takipçileri çıkıyor. Bu terör örgütü Suriye'de yaşananları bize yaşatmak istiyorlar. Al bayrak yerine bazı paçavralar getirmek istiyorlar. Bu memleketin istiklalinin sembolu al bayrak ve cuma namazında okunan hutbedir. Yeni Sykes–Picot peşinde olanlar bölgeyi bölmeye çalışıyor. Onun için buradayız. 

Dün Kut'ül Amare'de işgalcilere diz çöktürenlerin evlatları, yani bizler Halep'te yaşananlara izin vermeyeceğiz, ülkemizin bölünmesine izin vermeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın Ortadoğu'yu kardeşlikten mahrum edemeyeceksiniz. Bu zulümlerin adı savaş bile değil. Bugünün Halep'i bombalayanlarda onur ve haysiyet yok.

Bunun bir örneğini de Afrin'de gördük. İş makineleri üzerine cesetleri tehşir eden PKK'yı gördük. Terör örgütü oradan çıkacak kardeşlerimizle birlikte yaşacağız. Adaletten, özgürlükten bahsediyorlar ama vahşetin en adisini yapıyorlar.

 

"O kiralık provokatörler artık Meclis'e giremeyecek ve yargı süreci başlayacak"

 

Terör destekçisi malum partinin sırtını dayadığı teröristlere fırsat vermeyeceğiz. Sizlerden oy isterken özgürlük, eşitlik dediler, sonra sırtlarını teröristlere dayadılar. Biz sırtımızı sizlere dayadık, biz sırtımızı Muş'a dayadık. Bu teröristlere arabalarıyla silah taşıdılar. Kendi dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istediler, şov yapmak istediler. Biz dedik ki hodri meydan. Tüm dokunulmazlıklar kaldırılacak. Birden paçaları tutuştu. Hani hesap vermekten korkmuyordunuz. İşte biz buradayız. Bu nasıl ikiyüzlülük, bu nasıl sahtekarlıktır. Şimdi de dağdaki terörü Meclis'e taşıyorlar. Ellerinde gelse Anayasa Komisyonu'na çukurlar kazacaklar, barikatlar kuracaklar. Komisyona paralı adamlarını soktular. Hepsi vandallar. O çukurlarını kapattık, o şiddeti Meclis'e getirmenize izin verir miyiz? 

Teröre bulaşanları görüyoruz ki, bunlar iflah olmuyor. Biz buna asla fırsat vermeyiz. Bu vatan evlatlarını birbirine kırdırımaya izin vermeyiz. O toplantılara giremeyecekler. O salonlara kiralık eşkıyalar giremeyecek. O kiralık provakatörler için yargı süreci başlayacak. Meclis'in kapısının önünden geçemeyecekler. 

CHP'ye sesleniyorum, dokunulmazlıklar konusu sizin de büyük sınavınız. CHP'nin oyu ne yüzde 1 mi? Bunlar yüzde 1'lik partiler. Hergün birkaç milletvekili dokunulmazlığa destek vermeyeceğini söylüyor. Ucuz kahramanlığa gerek yok. CHP terör destekçisi mi, değil mi? Herkes görecek. Bu ülkenin her meselesi, siyasetin de meselesidir. Muhalefetten bu yaklaşımı hiç görmedik, bugün de göremiyoruz. Anamuhalefet partisi lideri terör örgütünün ürettiği dezenformasyonu pazarlıyor. 

Türk siyaseti Kılıçdaroğlu kadar yalan söyleyen bu kadar lider az görmüştür. Aslını defalarca anlattığımız konular iftira etmeye devam ediyor. Suriye'de yaşananların ardından, Suriyeli kardeşlerimize en sıcak ilgiyi gösteren Kilis'e provakatif dille yaklaşıyor. O kardeşlerimizi Suriyelilere karşı kışkırtmaya çalışıyor. Nifak sokmaya çalışıyor. İnsan denir mi, insani bir tutum denir mi? Böyle bir insani meseleyi suistimal ediyor. Kilis halkı sizin gibi insafsız bir karaktere sahip değil. Bu milletin mayasında iyilik var. 

Kılıçdaroğlu diyor ki, 'Suriyeliler iş yapıyor, vergi vermiyor' diyor. Suriyelilerin vergi vermediği iddiası yalan. Suriyeliler vergisini ödüyor. Bizim vatandaşlarımızla, Suriyeliler arasına nifak sokup, huzursuzluk çıkarmak istiyor. Bu nifaklar o roketler kadar tehlikelidir. Biz o insanların dramına sahip çıkıyoruz. Kilis'te yaşayan kardeşlerimizin güvenliği için her türlü tedbiri alıyoruz. Biz ne Kilis'i, ne Muş'u, ne Diyarbakır'ı mağdur ederiz. 

Muş'a 14 yılda neler yaptık, Muş nereden nereye geldi, en iyi siz biliyorsunuz. 6,1 milyar lira yatırım ve destek sağladık. En büyük yatırımı da eğitime ayırdık. 2bin 579 derslik yapmış olduk. Cumhuriyet tarihinde yapılanı 14 yılda aştık. Muş Alparslan Üniversitesi'ni kurduk. 108 km bölünmüş yol yaptık. Tarihi köprüleri restore ettik. 342 bin havaalanı yolcusu oldu, 21 kat. 3 milyon adet fidan diktik. Aplarslan 1 Barajı ile Muş kendi elektriğini üretiyor. Baraj ekonomimize 270 milyon lira katkı sağladı. Geçen yıl doğalgazı getirdik. 

İlgili Haberler