Ankara Garı katliamı davasında bir tutuklama daha

Dava dosyasında tutuklu sanık sayısı 18'e yükseldi

- A +

101 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı katliamına ilişkin davada, tutuksuz yargılanan sanıklardan Hatice Akaltın, kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle dün ara duruşmada tutuklandı. Hatice Akaltın, savunmasında dini inançları nedeniyle telefon kullanmadığını, eşinin izni olmadan dışarı bile çıkmadığını belirterek, hakkındaki suçlamaları reddetti.

10 Ekim 2015’deki gar katliamını organize eden Halil İbrahim Durgun, hakkında çıkarılan yakalama kararı nedeniyle kayıplara karışmıştı. Durgun eşi Esin Altuğ ile 14 Kasım 2015 tarihinde, Metin Akaltın ve eşi Hatice Akaltın’ın Gaziantep’teki evinde saklandıkları bilgisini alan polis, söz konusu adrese operasyon düzenlemişti.

Kendini patlattı 

Yakalanacağını anlayan Durgun operasyon sırasında kendini patlatırken, aynı evde bulunan Akaltın çifti ve Esin Altuğ yakalanmıştı. Hatice Akaltın yaklaşık 1 ay cezaevinde kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti. Hürriyet gazetesinden Mesut Hasan Benli'nin haberine göre, örgüt üyeliği suçlamasıyla dava açılan Akaltın, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmalara katılmaması nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

Kucağında çocukla savunma 

Yaklaşık 2.5 aydır aranan Akaltın kendi isteğiyle dün SEGBİS sistemiyle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ifade vermek için Gaziantep’teki mahkemeye başvurdu. Bunun üzerine Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi ara duruşma yaparak, Akaltın’ın ilk savunmasını aldı. Gaziantep’teki duruşma salonuna küçük çocuğuyla gelen, kara çarşaflı ve sadece gözleri görünen Akaltın herhangi bir örgüte üye olmadığını iddia etti.

Kırmızı valizle geldiler 

Hatice Akaltın savunmasında, "Tek suçum kocam Metin Akaltın’ın yanında olmaktır. Onun da suç işlediğini bilmiyorum. Olayın yaşandığı eve yeni taşınmıştık. Olay günü kocam Metin Akaltın 'Misafir gelecek' dedi. Saat 23.00 sıralarında Halil İbrahim Durgun ve eşi geldi. Yanlarında kırmızı bir valiz (Söz konusu valizde patlayacı olduğu tespit edilmişti) olduğunu gördüm. 'Kim bunlar diye' sordum, '1 gece kalacaklar gidecekler' dedi. Sabahta da çok görüşme imkanımız olmadı. Bu nedenle evdeki silahları görmedim. Ev işleriyle uğraşıyordum" dedi.

"Suriye'ye gidip geldiğini bilmiyorum"

Akaltın, müşteki avukatları Nuray Özdoğan, Mehtap Sakinci Coşkun ve İlke Işık’ın sorularını da yanıtladı. Avukatların "Eşiniz Metin Akaltın’ın 10 Ekim katliamından sonra saklandık yönünde ifade verdi. Kaç ev değiştirdiniz" sorusu üzerine de Akaltın, yakalandıkları tarihe kadar 3 ev değiştirdiklerini söyledi. Akaltın, "Herhangi bir saklanma olayı olmadı. Ben hiçbir şekilde Suriye’ye gitmedim. Eşimin Suriye’ye gidip geldiğini de bilmiyorum" iddiasında bulundu. Dava dosyasında Metin Akaltın’ın Suriye’de bulunduğu sırada çekilen fotoğraflarına yer verilmişti.

"Esin iftira atıyor" 

Avukatların, sanık Esin Altuğ’un ifadesinde “Hatice Akaltın’ın kendisine Suriye’ye gittiğini söylediğini” hatırlatması üzerine de Akaltın, “Esin Altuğ’u olay günü tanıdım. Sohbet imkanımız zaten olmadı. Kendini temize çıkarmak için Esin Altuğ iftira atıyor” iddiasında bulundu.

Telefon bile kullanmam 

Hakkındaki arama kararından haberi olmadığını da savunan Hatice Akaltın, “Öz dayımlar bile eşim evde yoksa evimize gelemezler. Eşimin izni olmadan dışarı çıkmam. Dini inançlarım nedeniyle de telefon da kullanmam. Eşim kasaplık işleri için şehir dışına gittiğinde ise ailemin telefonları üzerinden iletişim kurardık. Ben kaçmadım. Annem ve kayınvalidemin evinde kaldım. Hiçbir şekilde polis gelip aramadı beni” dedi.

"Kaçma şüphesi var"

Savunmaların ardından mahkeme, sanık Hatice Akaltın’ın "kaçma şüphesi" bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi. Böylece dava dosyasında tutuklu sanık sayısı 18’e yükseldi.

Okuyucu Yorumları