REKLAMI GİZLE

Anayasa Profesörü Kaboğlu: Mahkeme, Mehmet Altan ve Şahin Alpay için tahliye kararı vermeliydi

"Mahkemelerin 'Hayır ben gerekçeli kararı bekleyeceğim' gibi bir rahatlığa girmeden, işi yokuşa sürer gibi bir tavra girmeden tahliye kararını vermeleri gerekirdi"

- A +

Anayasa hukuku konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden Prof. İbrahim Kaboğlu, gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ın tahliye taleplerinin reddedilmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede "Anayasa Mahkemesi’nin kararının bağlayıcı olduğunu" vurguladı, "ilk derece mahkemelerinin tahliye kararı vermesi gerektiğini" belirtti. 

"Altan ve Alpay'ın özgürlüklerinden alıkonulma gibi çok ciddi bir yaptırımla karşı karşıya olduklarını" vurgulayan Kaboğlu, "Mahkemenin 'Hayır ben gerekçeli kararı bekleyeceğim' gibi bir rahatlığa girmeden, işi yokuşa sürer gibi bir tavra girmeden, Anayasa Mahkemesi’nin böyle bir kararı açıklamasını izleyen saatlerde tahliye kararını vermeleri gerekirdi” diye konuştu. 

Kaboğlu, Ergenekon ve Balyoz davaları sürecinde AYM’nin ‘hak ihlali’ kararlarının hemen ardından gerekçeli karar beklenmeden tahliyelerin gerçekleştiğinin hatırlatılması üzerine “Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan etkileniyorlar mı? Ergenekon davası sırasında OHAL yoktu, şimdi OHAL var” yorumunda bulundu.

Prof. İbrahim Kaboğlu’nun T24'e yaptığı değerlendirme şöyle:

“Anayasa Mahkemesi kararı bağlayıcı dolayısıyla ilk derece mahkemesi tahliye kararı vermeli idi. Bu bakımdan mahkeme üyelerinin muhalefet şerhleri doğru. İlk derece mahkemesi “Gerekçeli kararı görmek istiyorum” demiş, tabii ki genel olarak mahkeme kararları gerekçeli olur. 

Gerekçeli kararı görmek mahkemenin hakkıdır kuşkusuz. Fakat burada, Anayasa Mahkemesi’nin bu yönde bir karar verdiği, şu ya da bu biçimde açıklandı. Açıklandığına göre ve muhataplar da özgürlüklerinden alıkonulma gibi çok ciddi bir yaptırımla karşı karşıya olduklarına göre, mahkemelerin “Hayır ben gerekçeli kararı bekleyeceğim” gibi bir rahatlığa girmeden, işi yokuşa sürer gibi bir tavra girmeden, Anayasa Mahkemesi’nin böyle bir kararı açıklamasını izleyen saatlerde tahliye kararını vermeleri gerekirdi.”

Gerekçeli karar anlaşılır bir şeydir. Fakat muhalefet şerhlerinde söylendiği gibi hemen tahliye etmeleri, Anayasa Mahkemesi’nin kararının özü itibariyle temenni edilen husustur.

(Ergenekon ve Balyoz davalarında AYM’nin gerekçeli kararı beklenmeden tahliyelerin gerçekleşmesine ilişkin) Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan etkileniyorlar mı? Ergenekon davası sırasında OHAL yoktu, şimdi OHAL var.”

Ne olmuştu?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, tutuklu yazarlar Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti. Ancak Alpay hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza, Altan hakkında ise 26. Ağır Ceza Mahkemesi tutukluluğun devamına karar verdi.

13. Ağır Ceza ret kararı gerekçesinde, AYM kararının Resmi Gazete'de yayınlanmaması ve AYM'nin gerekçeli kararının henüz mahkemeye ulaşmamış olmasını gösterdi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi ise kararında "Mehmet Altan hakkındaki tahliye kararının AYM'nin kısa kararından anlaşılamayacağı ve AYM'nin gerekçeli kararının henüz mahkemeye ulaşmadığını" savundu.

Tutukluluğun devamına oy çokluğuyla karar veren iki mahkemede de karşı oy kullanan üyeler “AYM’nin kısa kararının da mahkemeyi bağladığı” ve “AYM’nin hükmettiği ‘hak ihlali’nin ancak tahliye ile sona erdirilebileceği” yönünde muhalefet şerhi yazdılar.

TIKLAYIN - İstanbul 13. ve 26. Ağır Ceza mahkemeleri, “gerekçeli karar gelmedi” diye, AYM kararına rağmen Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ı tahliye etmedi!