REKLAMI GİZLE

AKP'nin Erol Olçok'suz ilk sınavında neler yaşandı?

"Başbakan, 'Cevat bak, bu bizim ilk sınavımız' dedi"

- A +

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden, AKP'nin reklam kampanyalarının mimarı Erol Olçok'un kardeşi Cevat Olçok, 16 Nisan'da yapılan halk oylamasına giden süreçte Başbakan Binali Yıldırım'ın kendisine "Cevat bak, senin de ilk sınavın, benim de. Bütün gayretini ortaya koy” dediğini aktardı. 

Olçok’un ardından Arter Ajans'ın başına geçen Cevat Olçok, ağabeyi Erol Olçok ile ilgili olarak "Yokluğunu fazlasıyla hissettim. Ama sanki hep bizimle beraberdi bu süreçte. 'Şunu bir abime sorayım' dediğim anlar oldu" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Kardeşim", "Yol arkadaşım" ifadeleriyle andığı Erol Olçok, 2002'den bu yana 5 genel seçim, 3 yerel seçim, 2 halk oylaması ve bir cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere toplam 11 seçimde çalışmıştı. 

Sabah'tan Mesut Altun'a konuşan Cevat Olçok'un açıklamaları şöyle:

Ajans işine nasıl başladınız?

Çorum’un Mecidiyekavak köyünde doğup büyüdüm. İlk mesleğim çobanlık. Sonra Yılmaz ve Erdoğan ağabeylerimin yanında lastik tamiri işi yaptım. 1989’da İstanbul’a geldim ve Erol ağabeyimin ajans işlerine yardım etmeye başladım. Sonra ortak hareket ettik. Ben hep şöyle tanıtırdım kendimi, benim hikayem şudur; “Ben Erol Olçok’un kardeşi Cevat Olçok.” Hayatım böyle geçti. Bununla da gurur duydum hep.

"Her gün şehit olduğu köprüden geçiyorum"

Tarihi bir seçimdi. Katkınız olduğu için gurur duyuyor musunuz?

Tabii ki, Allah nasip etti ve bu işin içinde olduk. Kampanya sunumunda Başbakanımız Binali Yıldırım, “Cevat bak, senin de ilk sınavın, benim de. Bütün gayretini ortaya koy” dedi. “Siz merak etmeyin” dedim. Çok şükür yüzümüzün akıyla çıktık. Zor oldu ama ağabeyimin geride iyi bir ekip bıraktığını herkese göstermiş olduk. Sonucun bir zafer olduğuna inanıyorum. İnanılmaz bir devrim. Beni ve ekibimi en çok heyecanlandıran şey buydu. Buna küçük de olsa bir katkı sunmak çocuklarıma torunlarıma anlatacağım bir gurur vesilesi.

Ağabeyiniz olmadan ilk seçim kampanyasıydı.

Yokluğunu fazlasıyla hissettim. Ama sanki hep bizimle beraberdi bu süreçte. “Şunu bir abime sorayım” dediğim anlar oldu. Hatta bir gün Erol Göka gelecekti ajansa, “Erol Bey geliyor” dediler. Ağabeyim sandım. Öyle heyecanlandım ki anlatamam. Her gün şehit olduğu köprüden geçiyorum. Odası olduğu gibi duruyor. Ondan sonra bayrağı taşımak benim vazifem. İnşallah Allah bana da güzel bir hayatı ve şehadeti nasip eder.

"Kalbinde ne varsa dilinde de o var"

Erdoğan’la çalışmak nasıl?

İnanılmaz bir lider. Ben çok samimi ve gerçek buluyorum. Ağabeyimin şöyle dediğini hatırlıyorum; “Oğlum bizim en büyük numaramız, Tayyip Erdoğan’ın sahiciliğine bir imaj yüklemememiz, onu olduğu gibi sürekli koruyabilmemiz.” Ona imaj yüklemeye filan kalkışmadık, çünkü onda şöyle bir özellik var; Kalbinde ne varsa dilinde de o var. Biz sadece ona aracılık yaptık, onun gerçeğini hakikatini bozmadık. Onunla çalışmak bizim için büyük bir onur.

Başarınızın sırrı ne?

5 Şubat’ta Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımıza referandum kampanyasını sunarken en önemli başlıklarından biri şuydu: “İnsanların gönlünü almayan oyunu alamaz. O yüzden insanlara temas etmeliyiz.” 44 reklam filmi hazırladık, 81 ilde çekimler yaptık. Anayasa maddelerini tek tek anlattık. Bunun ikna sürecinde önemli rol oynadığını düşünüyorum.

Erol Olçok adını yaşatmak için bir çalışmanız var mı?

Ağabeyim adına bir vakıf kurmayı çok istiyoruz. Şu anda Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip’in hayatını konu alan bir belgesel ve kitap çalışması yapıyoruz. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız da yer alacak belgeselde. 15 Temmuz’a kadar yetiştirmeyi planlıyoruz.