Gündem

AB delegasyonu: Tahir Elçi cinayetinin cezasız kalmaması demokrasi için önemli

AB delegasyonu Diyarbakır Barosu ile Tahir Elçi cinayeti soruşturmasını görüştü

25 Haziran 2016 13:23

AB delegasyonundan ve üye ülkelerden temsilciler Tahir Elçi cinayeti soruşturması ile ilgili Diyarbakır Barosu Başkan vekili Ahmet Özmen ve avukat Barış Yavuz ile görüştü. AB’den soruşturmada cezasızlık olasılığı ile ilgili uyarı gelirken, Özmen savcılığın üzerinde gizlilik kararı olmayan soruşturma dosyasındaki bilgileri kendilerinden sakındığını söyledi.

AB delegasyonu görüşmede, “Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine tam uyumun bir gereği olarak kapsamlı, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma ile sorumluların adalet önüne getirilmesinin ve insan hakları savunucularına karşı işlenen suçların cezasız kalmamasının demokratik bir toplumda hukukun üstünlüğü için büyük önem taşıdığının vurgulandığını” duyurdu.

Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş'ın haberine göre, Baro Başkan Vekili Özmen ise görüşmede Elçi cinayetinin etkili ve hızlı yürütülmediğini paylaştıklarını belirterek, “Soruşturma dosyasında gizlilik kararı olmamasına rağmen bilgiler bizimle paylaşılmıyor. Savcılığa sunduğumuz 8 ayrı dilekçe ile 100’ün üzerinde konunun araştırılması talebimiz oldu. Ama bize bilgi verilmediği için bunların araştırılıp araştırılmadığını, araştırılmış olsa bile nasıl bir sonuç alındığını bilemiyoruz” dedi. Özmen, görüşmede ayrıca yaşam hakkı başta olmak üzere sokağa çıkma yasakları ve operasyonlar sırasında yaşanan hak ihlalleri ile ilgili de görüş aktardıklarını söyledi.

 

 

“AB harekete geçmeli”

 

 

Özmen görüşmede basın özgürlüğü, Diyarbakır ve diğer illerde uygulanan sokağa çıkma yasakları ve operasyonların konuşulduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz heyete genel tabloyu özetledik ve çatışmasızlık ortamına ve çözüm sürecine derhal geri dönülmesi gerektiğini, çatışmanın Kürt sorununda ve diğer hak ve özgürlükler anlamında sorunların derinleşmesinden başka bir anlama gelmediğini vurguladık. Hükümetin gazetecilere, aydınlara, sivil topluma yönelik tavrının hak ve özgürlükler çıtasını aşağı düşürdüğünü anlattık. Cizre’de, Sur’da başta yaşam hakkı olmak üzere eğitim, barınma, sağlık gibi temel hakların ihlal edildiğini söyledik. AB ve Avrupa Komisyonu’nun hak ihlallerine karşı harekete geçmesi ve Konsey’in ilkeleri çerçevesinde bir girişimde bulunması gerektiğini aktardık.”