REKLAMI GİZLE

25 bin ağacı ve sit alanlarını tehdit ediyor; kalker ocağı ve su çevirme davası bugün

Proje için ÇED'e gerek duyulmaması tepki çekiyor

- A +

Artvin Şavşat’taki Meydancık ve Sebzeli köylerine açılacak olan kalker ocağı ile su regülatörü projesine karşı köy halkının mücadelesi sürüyor. Köylünün ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptal için açtığı davanın bugün Rize İdare Mahkemesi’nde duruşması görülecek. Devlet Su İşleri (DSİ) 26. Bölge tarafından yapılmak istenen proje hem 25 bin ağacı hem Sahara Milli Parkı’nı hem de tarihi sit alanını tehdit ediyor.

Birgün'den Demet Sargın'ın haberine göre tek dosyada iki ayrı proje bulunuyor. Kalker ocağı ve ‘su çevirme projesi’. Kalker ocağından çıkarılacak maden ile ‘Su çevirme projesinin’ malzemesi hazırlanacak. Projeyle ilgili iki ayrı ÇED kararı alınması gerekirken, projeler tek dosyada birleştirilince su çevirme projesi ÇED yönetmeliğine tabi tutulmadı.

Buna karşı açılan dava ise Rize İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Ret kararının ardından, köy halkı avukatları aracılığıyla Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Burada Rize İdare Mahkemesi’nin kararı bozularak proje bölgesinde bilirkişi incelemesi yapılması kararı verildi.

Eksikleri ortaya çıkardı

Yapılan bilirkişi incelemesinde ise proje dosyasındaki çevresel etkilerle ilgili kısımların eksikliklerine vurgu yapıldı. Proje dosyasıyla ilgili olarak; asgari gereklilikleri taşımadığı, proje sahasının flora ve fauna ile jeolojik bilgiler bakımından yüzeysel olarak irdelendiği, çevresel etkilerin eksik bırakıldığı, projenin oluşturacağı olumsuz sonuçların azaltılma ya da giderilmesiyle ilgili konuların da gerçek dışı olduğu ve yeterli olmadığı kaydedildi. Yine bu incelemede, koruma altındaki bir tarihi Çarishev Kalesi’nin proje alanı içinde kaldığı, buranın 1. Derece sit alanı olduğu ve proje yapılırsa yok olacağı tespit edildi. Devlet tarafından korunması gereken bir tarihi yapının, halkın ısrarı sonucu dosyaya kaydedilmesi dikkat çekti.

Proje sebebiyle 25 bin ağacın kesilecek olması yaşanacak doğa talanının somut anlamdaki en büyük göstergesi. Karagöl Sahara Milli Parkı’nda 6, Camili Efeler Tabiat Koruma Alanı’na ise 16 kilometre mesafede bulunan proje sahası tarihi SİT alanının da içerisinde kalıyor.

Köylerine sahip çıkıyor

Konuyla ilgili konuşan köy halkının avukatı ve davanın takipçisi olan Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Halis Yıldırım “Kamu görevlilerinin ‘ÇED gerekli değildir’ kararları verirken attıkları imzalar, olayda görüldüğü gibi korunması gerkeen bir tarhisel varlığın yok olmasına sebebiyet verebilir” diye konuştu. Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

“Görüldüğü üzere halk kendi doğasını da tarihsel varlığını da korumak için çaba gösteriyor. Eğer halkın dişinden tırnağından artırarak açtığı bu dava olmasa ne o Çarishev kalesinin tespiti yapılacak ne de ÇED’ten muaf dedikleri su çevrimi regülatörü ve bu kalker ocağı çalışması hukuki denetime tabi tutulacaktı. İşte bizim kamu görevlileri imzalarını atarken kamu menfaatini düşünerek atsınlar deme sebebimiz bu. Biz bütün bu hukuksuzluklarla bu projenin yapılamayacağını düşünüyoruz ve iptalini istiyoruz.”

Meydancık Derneği’nden İsmail Kamacı ise şöyle konuştu:

“Söz konusu bölgede 20 kilometrelik alanda 3 tane taşocağı var. Buralar tozdan geçilmiyor. Bu da yapılırsa bizim burada yaşama şansımız kalmaz. Tek amacımız doğanın bize verdiği güzellikleri geleceğe taşıma. Bunun için mücadele ediyoruz. Yeşil Yol’la da, altın madenleriyle de, orman talanlarıyla da mücadele ediyoruz. Burası her geçen gün büyük bir şantiyeye dönüyor. Buralara nasıl kıyıyorlar anlamıyorum!”

Şenocak Köyü Derneği Başkanı Sayim Uzun da “Mahkeme sonucu ne olursa olsun mücadeleyi sürdüreceğiz. Tarihimizi de doğamızı da korumak tek gayemiz. Başka bir amacımız yok” ifadelerini kaydetti.