Çocuklara modern ve çağdaş sanat nasıl anlatılır?

Müzede Canavar Yokmuş

Müzede Canavar Yokmuş

HÜSNE RHEA ÇİĞDEM

Çınar Yayınları
- A +

Hüsne Rhea Çiğdem'in İstanbul Modern'deki çocuk eğitim programından edindiği deneyimle yazdığı Müzede Canavar Yokmuş çocuklara modern ve çağdaş sanatın temel kavramlarını anlatmak için iyi bir başlangıç...

KÜLTİGİN KAĞAN AKBULUT

Türkiye'deki birçok sanat kurumu sergilerinin çocuklarca da anlaşılması ve geleceğe yatırım yapmak adına çocuk eğitim programları düzenliyor. Pedagojik bilgisi olan eğitmenlerle sergi turları, atölyeler birçok kurumun gündeminde olan meseleler. Ancak bütün bunlara rağmen çocuklara çağdaş ve modern sanatı anlatacak, bir çağdaş sanat işiyle karşılaştıklarında yol gösterecek kitap sayısı yok denecek kadar az. Yayıncılar satış garantili "büyük sanatçıların hayatları" serileri basıyorlar, ancak bugünün sanatını anlatabilecek bir yayın göremiyoruz. Şu ana kadar elimizdeki en iyi kitap Süreyyya Evren ve Halil Altındere'nin yazdığı Çocuklar İçin Türkiye Güncel Sanatı kitabıydı. Ancak daha genel bağlama oturacak yayınların eksikliği görülüyor.

Hüsne Rhea Çiğdem'in yazdığı Çınar Yayınları etiketiyle yayımlanan Müzede Canavar Yokmuş kitabı bu alandaki boşluğu dolduracak önemli bir çalışma olarak raflarda. “Meraklı Çocuklar İçin Sanata Yolculuk” alt başlığıyla çıkan kitap bir çocuğun müzeye girdiğinde ne tür eserlerle, hangi kavramlarla karşılaşacağını anlatıyor. Müzede Canavar Yokmuş, bir nevi müzelere ya da sanat kurumlarına adım atmadan önce çocukların okuyabileceği başlangıç kitabı olabilecek nitelikte.

Hüsne Rhea Çiğdem alanında deneyimli bir isim, 2013-2017 yılları arasında İstanbul Modern'de eğitim programlarında çalıştı. Özellikle girişi ücretsiz olan perşembe günlerinde müzede başlarında Çiğdem'le oradan oraya dolaşan çocukları görebilirdiniz. Çiğdem, o dönemki deneyimlerinden yararlanarak bu kitabı hazırlamış. İstanbul'un dört bir yanındaki devlet okullarından özel okullara kadar farklı kültürel birikimlere sahip çocuklarla çalışmış biri tarafından hazırlanmış olması bu kitabın en önemli artısı. Çiğdem'in 5 Harfliler sitesine verdiği röportaj üzerine böyle bir kitabı yazması için teklif götüren Çınar Yayınlarını da girişiminden ötürü kutlamak gerek.1

"Kitap yazma önerisi geldiğinde aklıma ilk gelen şey, müzede her gün yaşadığım deneyimi bir kitaba dönüştürmek oldu. Çünkü çocuklarla yaşadığım bu büyülü deneyimin, ben bir gün oradan ayrılsam dahi yaşamaya devam etmesi gerektiğini hissediyorum. Nitekim, kitabı bu müzede geçirdiğim dört seneden ilhamla yazdım, kitabın sonlanması ile ben de müzedeki görevimden ayrıldım." Kitabın yazılış süreci hakkında bunları aktarıyor Çiğdem. Devamında da şunları belirtiyor. "İstanbul Modern, o güne kadar edindiğim deneyimleri bir metodoloji çerçevesinde yeniden değerlendirmeme sebep oldu. Çocuklarla sanat olgusunu müze eğitimi çerçevesinde yeniden düşünmek benim içimde müthiş kapılar araladı. Müzelerin kendimizle bağ kurma yolunda büyülü mekânlar olduğunu kendi adıma bir kere daha hatırladım. Çocuklara da müzelerde canavarların olmadığını, içeri adım atmamızla Pandora'nın kutusu gibi bir sürü deneyime açılabileceğimiz bilgisini aktarmayı arzu ettim."

Müzede Canavar Yokmuş, 13 bölümden oluşuyor. Kitap boyunca da anahtar kelimeler üzeri çizilerek aktarılıyor. Renklerden portreye ve otoportreye, iş künyesinin nasıl okunacağından küratörün görevine, manzara resminden figüre ve natürmorta, soyut resim ve enstalasyon gibi başlıklara kadar birçok kavram kitap içinde bir çocuğun anlayabileceği dilde açıklanıyor.

Kitabın hikâyesine gelirsek. Başkarakter Leyla kendini ifade edemeyen bir çocuktur. Ancak başkalarının hislerini, mutlu mu endişeli mi olduklarını anlayabilen biridir. "Bütün bunları hissedebilmek ona büyük bir güç veriyordu ama bu güçle ne yapacağını bilemiyordu, bunu neye dönüştüreceğini bilemiyordu." Leyla'nın teyzesiyse müzede çalışmaktadır. Bir gün tek başına ve bütün gün gezebilmesi için Leyla'yı müzeye getirir. Leyla tek başına dolaşmaya başladığındaysa kimsenin görmediği periyle karşılaşır. Müz ismindeki peri Leyla'ya kitap boyunca hem bir müzenin nasıl gezilebileceğini, hem de sanata dair temel referansları anlatır.

Gelelim kitabın eksikliklerine. Öncelikle çocuklar için yazılmış ve basılmış bir kitap olmasına rağmen yaş aralığı belirtilmemiş. Kitabı okuyunca 7-11 yaş arası çocuklar için yazıldığı anlaşılıyor. Ancak bunun belirtilmesi gerektiği düşünüyorum. Ayrıca kitabın bölümlenmesinde de iyi bir editöryal müdahalenin yapılmış olmasını dilerdim. Takip etmesi daha kolay bir anlatı kurulabilirdi.

Kitabın daha önemli bir sorunu da klasikleşmiş sanat ve sanatçı anlayışının dışına çıkan örnekleri ortaya koyamaması. İlhamla resim yapmak ve iç sesi dinlemek gibi geleneksel kodları devamlı tekrarlamak yerine çağdaş anlayışlara da yer verilebilirdi. Çocukların mental olarak devamlı baskılandığı bir eğitim sisteminde ilhamın önemine vurgu yapmak gerekli belki de. Ancak çağdaş sanatın bu kadar yoğun olduğu bir ortamda yaratıcı ve ulvi sanatçı anlayışının dışındaki örneklerin de çocuklara anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Yaratımdan çok araştırmaya ve çalışmaya önem veren bir sanatçı anlayışının da belirtilmesi gerekirdi.

Müzede Canavar Yokmuş, bir çocuğun modern sanat müzesiyle karşılaşmasını, karşılaştığında göreceklerini naif bir dille anlatıyor. Çiğdem bundan sonraki süreçte de bir müze kiti hazırlığında. Farklı kurumlarla işbirliği içinde hazırlayacağı bu projede özellikle öğretmenlerin öğrencilerle yapacağı gezilere eşlik edecek bir kit hazırlayacak. Çocuklara yönelik bu tarz yayın çalışmalarının artması heyecan verici.