Yazılarımı takip edenler belki bu ismi bir yerlerden hatırlayacaktır, ama çoğu okuyucu "Charlie Dalin de kim?" diyecek.
Bizler ülkemizde Kemal Kılıçdaroğlu karanlığına hapsolmuş, bu küçük -boy pos anlamında değil, karakter anlamında- adamın sinsice bizi yıllardır nasıl kandırdığının haberleriyle tebelleş olurken cep telefonuma bu haber düştü.
Tesadüf, One Yacht’ın merkezine son kitabım “Başucumda Deniz”i imzalamaya ve denizcilerle sohbet etmeye gidiyordum. One Yacht, arkadaşım, meslektaşım Mehmet Erem’in kurduğu ülkemizin en ciddi yelken eğitimi veren okullarından biri. Pandemi döneminde herkes evlerine kapanmış kara kara düşünürken, yaptıkları ücretsiz webinarlarla nefes almamızı sağladıkları, birkaç saatliğine de olsa bizleri denizle, rüzgarla buluşturdukları unutulmaz. Sohbete de Charlie Dalin’i anarak başladım.
42 yaşında kaybettiğimiz Charlie Dalin kim mi? Çağımızın en büyük denizcilerinden biri, açık deniz yarışçılığının yıldızlarından, aynı zamanda bir gemi inşa mühendisi. Fransa’nın kuzeyinde Manş Denizi kıyısında Le Havre’da dünyaya geliyor. Ailesi denizci olmamakla birlikte, annesi altı yaşında, yazın bir yelken okuluna kaydettiriyor küçük Charlie’yi. Zamanımızın yarış dünyasındaki en parlak sporcusu, yelken dünyasına böyle adım atıyor. Sonrası gerçek bir başarı hikayesi.
Profesyonel yarışçılığın dışında meslek olarak da gemi mühendisliğini seçiyor ve alanında en iyisi olarak anılan Southampton Gemi Mühendisliği fakültesini bitiriyor. Bu alandaki bilgi birikimi yarış dünyasına da yansıyor tabii, yarış teknelerinin tasarımına katkıda bulunuyor. 2008-2009 Volvo Okyanus Yarışı'nı kazanan ve aynı yarışta 24 saatlik hız rekorunu kıran teknenin tasarım ve konstrüksiyon ekibinde yer alıyor.
Gönlü okyanus yarışçılığında olan Charlie Dalin, son 20 yılda yapılan okyanus yarışlarının neredeyse tamamında ya birinci oluyor ya da mutlaka ilk üç arasında podyuma çıkıyor. Bu yarışların bir kısmı solo yani tek başına yapılan yarışlar. T24'te Vendee Globe yarışlarını anlattığım yazılar yayınlandı. İlgili okuyucu ne denli zor, insan üstü çaba gerektiren bir yarış olduğunu o yazılardan okuyabilir.
TIKLAYIN | Talat Kırış: Dünyanın en zor müsabakası: Vendée Globe
TIKLAYIN | Talat Kırış: Çağımızın ilham veren denizcilerinden Pete Goss'un hikâyesi
Caharlie Dalin
Ben, denizi, denizciliği gezmek, gezegenimizi tanımak için seven, kendi adıma yelken yarışlarına katılmayan biri olsam da özellikle okyanus yarışlarını merakla izlerim. Charlie Dalin’i tanımam da 2020-2021 Vendee Globe yarışıyla oldu. Dramatik bir yarıştı. Yarışın favorilerinden Kevin Escoffier’in teknesi Cape Town’ın 840 mil açığında dakikalar içinde battı. Hemen başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonrası, daha önce kendi teknesi de başka bir Vendee Globe yarışında batan ve kurtarılan Jean Le Cam, Escoffier’i kurtardı. Arama kurtarma çalışmalarına katılan üç yarışçıya yarış komitesi ek süre verdi. Yani yarışı bitirdikleri süreden finiş zamanı geriye çekildi. Dünyayı dolaşıp ilk sırada çıkış noktası Le Sable D’olonne’a ulaşan Charlie Dalin’in birincilik sevinci bu nedenle kısa sürdü. Kendisinden sekiz saat sonra finişi geçen Yannick Besthaven’dan çıkartılan 10 saat 15 dakikalık süre, 2,5 saat farkıyla ikinci olmasına neden oldu.
Tüm yarışı soluğunu tutmuş izleyen denizcilerden biri de bendim ve dört yıl sonra yapılacak yarışı beklemeye daha o anda başlamıştık. Kendini yaptığı işe adamış, teknik olarak üstün, yetenekli ama utangaç ve içe kapanık bir kişilik olarak tanımlanan Charlie Dalin, elbette ki bu sonucu vakarla kabullendi. Ama bir sonraki yarışın en büyük favorilerinden biri olduğunu biliyorduk.
2024-2025 yarışı yaklaşırken yarış dünyasında Dalin’in hasta olduğuna dair bir söylenti dolaşmaya başladı. Vendee Globe yarışına katılmak için gerekli kalifikasyon yarışlarından birine bu nedenle katılamadığını hatırlıyorum. Ancak hastalığının ne olduğuna dair bir detay basında yer almadı ya da ben kaçırdım. Yarış öncesi yazdığım yazıda Dalin hakkında şunları yazmışım:
“Bu yılki yarışın en büyük favorilerinden Charlie Dalin, Oligocyte Derneği’nin elçisi. Bu dernek beyin tümörleriyle ilgili yeni tedaviler geliştirmek, beyin tümöründen ameliyat olmuş hastalara ve yakınlarına destek sağlamak amaçlı bir sivil toplum kuruluşu. Neredeyse girdiği her yarışta ilk iki sıradan birini alan bu ünlü yelkencinin amacı Oligocyte Derneği’ne daha fazla dikkat çekerek, yapılan bağışların arttırılması.”
Sonrasında hastalığından çok söz edilmedi. 2024-25 Vendee’si yine müthiş heyecanlı oldu. Bu sefer Dalin’in rakibi başka bir Fransız yelkenci Yoan Richomme’du. O da Southampton’da gemi inşa mühendisliği okumuş, Charlie Dalin’le aynı yollardan geçmiş, hatta 2016 da iki kişilik ekiplerin kumandasında yarışan teknelerin olduğu Transat yarışına Dalin’le birlikte ekip olarak katılmışlardı. O da girdiği yarışlarda podyumdan inmeyen bir açık deniz yarışcısı.
Yarışı cep telefonunu uygulamasından izliyordum, telefon sanki elime yapışmıştı. Gece uyumadan, sabah kalkar kalkmaz ekrana bakıyordum. Neredeler, Ümit Burnu’nu kim önce döndü, Horn’u kim dönecek, tamam Charlie önde gidiyor ama rüzgarsız bölge Doldrumlara geldiklerinde Yoan yetişecek mi?
Biz heyecan içinde yarışı izlerken, Dalin’in kanser nedeniyle immünoterapi tedavisinin o tek kişilik teknesinde, dünyanın en zor denizlerinde, dalgalarla, fırtınalarla boğuşurken devam ettiğini bilmiyorduk. Böyle bir bilginin yarışın önüne geçmesine izin vermemişti. Kendini acındıracak biri de değildi, magazinsel haberlere konu olacak biri de. Eminim yarışı kaybetseydi de, yani ikinci olsaydı ki bu onun için kaybetmek demek olacaktı, bu durumu bir özür olarak ortaya koymayacaktı.
Sonuç, olağanüstü bir zafer oldu. Bir önceki rekoru 9 gün 8 saat 12 dakika 57 saniye geliştirerek dünyanın etrafını 64 gün19 saat 22 dakika 49 saniyede dönmüş oldu. Yarış sonrası demeçlerinde tevazuyu elden bırakmıyordu. "Yoan beni bu kadar zorlamasa böyle bir sonuç elde edemezdim" diyordu kendisinden 24 saat sonra yarışı ikincilikle bitiren arkadaşı için.
Düşünüyorum, o yarışın startı verildiğinde hastalığını biliyordu. Bu yarışın küçük oğluyla geçireceği zamandan iki-üç ay çalacağını da, zorlu doğa şartlarının, sağlıklı beslenememenin, uyku eksikliği ve düzensizliğinin hastalığını olumsuz etkileyebileceğini de… Yine de kendini okyanuslara bıraktı, yarıştı, kazandı, rekor kırdı, beyin tümörleriyle ilgili bir vakfa yardım topladı, farkındalık yarattı. Daha ne diyeyim? İyi ki böyle insanlar var. Sıkıştığımız, günlük hayatın, küçük siyasi hesapların içinde boğulduğumuz, dünya tarihinde, evrende toz kadar bile değeri olmayan meselelerin hayatımızı kapladığı zamanlarda, Charlie Dalin’leri düşünmek, onların hayatına bakmak büyük bir pencere açıyor. Onlar gökyüzündeki yıldızlar gibi. Yeryüzündeki varlığımızı bize hatırlatıyor, bu gezegene olan aidiyetimizi, bu gezegendeki tüm canlılarla uyum içinde bir yaşam sürebileceğimizi, ölümün, bu muazzam, ezelden ebede akan sonsuz varoluş içinde yalnızca küçük bir teferruat olduğunu, şu dünyada geçireceğimiz zamanın hakkını vermemiz gerektiğini...
Charlie Dalin; dünyanın her yerinde seni hatırlayan insanlar, balinalar, yunuslar, en sevdiğin hayvanı sorduklarında bir röportajında söylediğin gibi albatroslar olacak. Ruhun denizlerde dara düşen denizcilere rehberlik etsin...


