Para, seçmene Trump şantajı ve istikrar programı
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Para, seçmene Trump şantajı ve istikrar programı

Trump şöyle bir şantaj yaptı: Eğer Milei’nin partisi ara seçimde daha yüksek oy alırsa, Arjantin’e 20 milyar dolar daha yardım sağlayacaktı. Oylama sonucu, eylüldeki seçim sonuçlarının tam tersi oranları yansıtıyordu. Mile’inin partisi yüzde 40’a yakın oy aldı, Fuerza Patria bloku ise yüzde 31,3 oy oranında kaldı. Seçmen ne düşünmeliydi acaba?

Para, seçmene Trump şantajı ve istikrar programı
ABD Başkanı Donald Trump ve Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei

1 Ocak 2025’te bu köşede şöyle demiştim: “Enflasyon şampiyonu Arjantin, şampiyonluğu (yakında) Türkiye’ye bırakabilir.” (Uygur, 1 Ocak 2025). O dönemdeki en son verilere göre, Arjantin’in yıllık tüketici enflasyonu Kasım 2024’te yüzde 166,1 idi.

Yine Kasım 2024’te Türkiye’deki yıllık tüketici enflasyonu İTO’ya göre yüzde 52,8, TÜİK’e göre yüzde 47,1 olmuştu. İki ülke arasındaki enflasyon farkı o kadar yüksekti ki, birçok meslektaşıma göre benim öngörüm havada kalacaktı.

Eylül 2025’te Arjantin’in yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,8 oldu. Aynı ayda Türkiye’nin enflasyonu ise İTO’ya göre yüzde 40,8, TÜİK’e göre yüzde 33,3 idi. İTO enflasyonu, Mayıs 2025’ten bu yana Arjantin enflasyonundan yüksek seyretti.

“İşte haklı çıktım” gibi bir söz söylemek asla istemem. Tam tersine, keşke dediğim olmasaydı. Bu yazıda iki amacım var.

Birincisi, iki gün önce 26 Ekim 2025’te Arjantin’de bir ara seçim yapıldı. Bu köşede geçen hafta (23 Ekim 2025) yazdığım gibi, bu ara seçimin sonucu bu ülkedeki enflasyonu düşürme programının akıbetini de belirleyecekti.

Hemen belirteyim; ABD Başkanı Trump bu ara seçimde Arjantin seçmenine açıkça şantaj yaptı ve seçim sonucunu önemli ölçüde etkiledi. Yeni dünya düzeninde böyle ahlâki olmayan davranışları sıkça görmeye başladık. Kabûllenmek zor, ama bilmek de gerekiyor. 

Bu gibi davranışların ahlâk dersleri yanında iktisadi dersleri de var. İkinci bir amacım, genel olarak enflasyonu düşürme / istikrar programlarında bazı değişkenlerin önemini belirtmek. Böylece, Türkiye’de uygulandığı söylenen programın neden başarılı olamadığını da açıklamak.

Arjantin’in istikrar programı ve Trump’ın şantajı

Arjantin’in Aralık 2023’te uygulamaya başladığı istikrar programını bu köşede birçok kez tartıştım. Ayrıntıya girmeden belirteyim. Programın önemli bir özelliği bütçe açıklarını hızla azaltma, hatta sıfıra getirme hedefidir. İkincisi, yıllık enflasyon hedefleri vardır.

Enflasyon hedefi 2025 sonu için yüzde 23,3 idi. Ancak tahminler gerçekleşen enflasyonun biraz daha yüksek, yüzde 25-29 bandında olacağı şeklindedir.  

Programın yine önemli bir ayağını oluşturan bir kur hedefi vardı. Yakın zamana kadar her ay belli oranda artacağı açıklanmıştı, bu sürünen bir kur hedefi idi. Şimdi kur, alt ve üst sınırları olan belli bir bant içinde tutuluyor veya tutulmaya çalışılıyor.

Hem sürünen kur için, hem bant içinde tutulan kur için önemli döviz rezervi ve döviz desteği gerekir. Bu destek, ABD Başkanı Trump’ın da büyük katkısıyla, önce IMF’den 20 milyar dolar olarak sağlandı. Halbuki daha önceden alınan IMF borçlarının ödemeleri sürüyordu.  

Sonra Dünya Bankası ve Latin Amerika Kalkınma Bankası da devreye girdi. Tüm bunlara karşılık programa tam bir toplumsal destek sağlanamadı. Çünkü özellikle sabit gelirli işçilerin, kamu görevlilerinin ve emeklilerin reel gelirleri büyük ölçüde düşmüştü. Yoksulluk çok artmıştı.

Arjantin Başkanı Milei, 22 ay önce yapılan seçimde yüzde 56 oy almıştı. Partisi La Libertad Avanza ise Eylül 2025 başında başkent Buenos Aires bölgesinde yapılan seçimde yüzde 33,7’de kaldı. Ana muhalefet olarak görülen Sol Peronist, Fuerza Patria blokunun aldığı oy ise yüzde 47,3 oldu.

Temmuz ve Ağustos 2025’te programın aksayacağı algısı ile başlayan dövize yönelme, seçim sonuçları ile daha da arttı ve Arjantin’de eylülde kur hızla yükseldi. Bunun üzerine Milei, “çok değerli dostum” dediği Trump’tan yardım istedi. Trump ile “Hristiyan milliyetçilik”, İsrail taraftarlığı ve aşırı libertaryan görüşleriyle iyi anlaşıyorlardı.

Ama en önemlisi, Milei’nin “dostum” Trump’ı hep göklere çıkaran övgüler düzmesiydi. Bunları dikkate alan Trump, swap anlaşması ile Arjantin’e 20 milyar dolar aktarmaya söz verdi. Bunun bir miktarı ekim başlarında hemen kullanıldı ve Arjantin bir döviz bunalımından kurtulmuş oldu.

Arjantin böylece istikrar bakımından düzlüğe çıkmış mı oldu? Hayır. Asıl sınav, 26 Ekim 2025’te daha geniş bir bir bölgede yapılacak ara seçimde olacaktı. Eğer Milei’nin partisi bu seçimde yüksek oy alırsa istikrar programına güven artacaktı.

Trump şöyle bir açıklama veya şantaj yaptı: Eğer Milei’nin partisi ara seçimde Sol Peronistler’den daha yüksek oy alırsa, Arjantin’e 20 milyar dolar daha finansal yardım sağlayacaktı. Üstelik bu kez ABD resmi fonlarını değil, özel kesimin/bankaların fonlarını yönlendirmeyi garanti ediyordu.

Seçimler yapıldı, sonuçlar dün açıklandı: Oylama sonucu, Eylül’deki seçim sonuçlarının tam tersi oranları yansıtıyordu. Mile’inin partisi La Libertad Avanza bu kez yüzde 40’a yakın oy aldı. Sol Peronist, Fuerza Patria bloku ise yüzde 31,3 oy oranında kaldı.

Trump, Milei’nin partisi muhalefetten daha düşük oy alırsa, Arjantin kendi başının çaresine bakar, dedi. Eğer daha yüksek oy alırsa, kendilerine yardımcı oluruz, vurgulaması yaptı. Seçmen ne düşünmeliydi acaba?

Bir bölümü "şantaja ve tehdide boyun eğmeyiz" diyen pankartlar taşıdı. Ancak daha büyük bir bölümü Trump’ın şantajından korkmuştu.

Bundan sonra Arjantin ne yöne gidecek, hâlâ belli değil.

Arjantin’den istikrar programları ve Türkiye için hangi dersleri çıkarabiliriz? 

1). Enflasyonun hızlı düşmesi için bütçe açıkları özellikle harcamalar yoluyla hızla düşürülebilmeli. Türkiye’de olduğu gibi, itibar harcamaları hele yüksek vergilerle karşılanıyorsa, o programın gidişatı ve sonu şüphe ile karşılanacaktır.

2). İstikrar programı için toplumsal bir destek sağlanabilmelidir. Bunun için enflasyonun kısa sürede düşürülmesi önemlidir. Program uzadıkça destek ve güven azalacaktır. Bu durum Türkiye’de açıkça görülüyor. Yüksek enflasyon beklentileri bu durumu yansıtıyor.

3). Program uygulamasında yalnızca sermaye kesiminin yandaş olan belli bir bölümünün değil, daha geniş kesimlerinin ve sabit gelirli işçi, memur ve emeklilerin de katılımı sağlanmalıdır. Türkiye’de yalnızca yandaş sermaye desteğini almak önemsenmiş gibidir. 

4). Gelişmekte olan ülkelerde, dolarlaşma nedeniyle, kurun bir çıpa/çapa olması zorunlu görünüyor. Bu çıpanın, bir süre için de olsa, açıkça ilan edilmesi etkilidir. Türkiye’de bu yapılmadı. Orta Vadeli Programlardan kur hedefi anlaşılsın istendi. Hedef var ise, açık olmalıdır.

5). Kur bir çıpa ise, o çıpayı yerinde tutabilmek için döviz birikimi/rezervi gerekir. Arjantin’de cari fazla verilmesiyle ve IMF kredileri sağlanarak bu birikim olmuştur. Ancak enflasyon ve kur kısa sürede hedeflere varmadıysa, bu birikimler yetersiz kalabilir. Türkiye’de rezerv birikimi cari fazla ile değil daha çok yüksek faiz ile borçlanarak sağlanıyor. Bu yönüyle kazanılmış/cari fazla ile rezerv birikimi önemlidir.

6).  Türkiye’nin resmi rezervlerinin önemli bir bölümü altından oluşuyor. Altın fiyatları artarken bu rezervlerde artış var olmuştur. Ancak son günlerdeki gibi altın fiyatları düşüyorsa, rezervler konusunda bir belirsizlik olacaktır. Bu bakımdan da kazanılmış rezerv önemlidir.

7). En önemli konulardan birisi, ekonomik istikrarın siyasi istikrar ile desteklenmesi, hatta siyasi istikrarın önden gitmesidir. Arjantin’de Milei bile bunu anlamış ve koaliyonlara giriyor. Türkiye’de ise son aylarda siyasi istikrar sanki özellikle bozuluyor ve ekonomik istikrara da engel oluyor.

İlgili İçerikler